Gazetevatan.com » Yazarlar » Yaz biterken

Yaz biterken

18 Ağustos 2018 Cumartesi


Alternatif sanat mekanlarının ağırlıkta olduğu çoklu sergi projesi Büyük Çayır Sergileri bayramda İstanbul’da kalan sanatseverler için iyi bir alternatif.

Yeni sezonun startı verilmeden önce yaz aylarının kapanışını yapan son etkinlik Büyük Çayır Sergileri, şehirdeki sanatseverleri minik bir İstanbul turuna çıkarıyor. Alternatif sanat mekânlarının ağırlıkta olduğu çoklu sergi projesi, yeni dönem kıpırdanmaları arasında gözden kaçmasın derim.

Konsept tasarımında Norgunk imzası taşıyan proje, çeşitli semtlerdeki tam 14 farklı mekânda 29 sanatçı ve kolektifin katılımıyla gerçekleşiyor. Yerli çağdaş sanatın önde gelen isimlerinin yanı sıra yabancı sanatçıların da işlerinin yer aldığı sergi serisi, aynı tema altında çok medyumlu bir diyalog ortaya koyuyor. Mekânlara göz gezdirecek olursak kitabevinden video space’e, Cihangir’den Beykoz’a uzanan hattıyla çeşitlilik ve bağımsızlık birinci kıstas diyebiliriz. Tıpkı çayır kelimesinin zihnimizdeki özgürlük ve zamansızlıkla bağlantılı çağrışımı gibi bu sergiler de üretimlerin herhangi bir kısıtlama olmaksızın kendilerine en uygun yeri buldukları özgür alanlara dönüşmüş. Projenin yıldızı ise hemen hemen her noktada işine rastladığımız Sarkis elbette. Sait Faik’in 12 farklı kitabının kapaklarıyla yaptığı duvar saatleri, neredeyse tüm mekânlarda sizi bekliyor olacak. Bu major yerleştirmenin diğer işlerle arasındaki etkileşim ise her sergide yeni bir boyut kazanıyor. Farklı sanatçı ve pratiklerle kurduğu köprüleri keşfetmek eminim size de heyecan verecek. Nişantaşı’nın genç ve yenilikçi galerilerinden Ariel’de; Larissa Araz, Can Aytekin, Sinem Dişli-Ege Kanar, Sinan Logie, Nermin Er ve Sarkis’in çalışmalarından oluşan zengin bir seçki sunulurken Öktem&Aykut; Murat Akagündüz’ün desenleri ile Antonio Cosentino’nun yerleştirmesini tek bir çatı altında birleştiriyor. Tophane’nin özgün konseptli galerisi Riverrun, Lara Ögel’in video ve nesne odaklı enstalasyonunu ağırlıyor. Geçtiğimiz sezon aramıza katılan video mekânı Bilsart ise Heinz Peter Schwerfel’in sanatçı portreleri adı altında 5 farklı filmi gösterimde tutuyor. Georg Baselitz, Alex Katz, Bruce Nauman, Annette Messager ve Anish Kapoor filmleri, sırasıyla her Salı-Cumartesi arası izlenebilir. Son dönemin parlayan mekânı Ark Kültür’de, benim de çoğunu ilgiyle takip ettiğim başarılı isimlerin çalışmalarından oluşan seçki göz dolduruyor. Yerleştirmelerini çok beğendiğim Meriç Algün ve Galerist’teki solo sergisiyle sesini iyice duyuran Merve Ünsal’ın yanı sıra Ayşe Erkmen, Selim Birsel, Özlem Günyol-Mustafa Kunt gibi yıldız isimlerin işlerini görmek için mutlaka Cihangir tarafına uğranmalı. Alternatif kimliğiyle ilgi çeken BAS ise bünyesindeki “Sanatçı Kitapları” koleksiyonunu, yazar Cem İleri’nin yorum, düzenleme ve icrasına açıyor. Sergi turunun başlangıcında aşina olduğunuz bir galerideki desenlere bakarken, birden kendinizi yeşilliklerin ya da kitapların ortasında bulabiliyorsunuz. Bu yönüyle oldukça merak uyandıran ve sıra dışı bir proje olduğunu söylemeliyim. Norgunk kesinlikle tebriği hak ediyor. Büyük Çayır Sergileri kapsamında rotanıza alacağınız diğer yerler ise Tophane’deki Mars İstanbul, Galatasaray’daki Gon, Çukurcuma’da Masa, Moda’da yer alan Poşe ve tabii ki Rob 389 kitabevleri. 15 Eylül tarihine dek keyifli bir kent turu yaparak sergilerin tadını çıkartabilirsiniz.