Bakan Soylu'dan 3 başkanın görevden alınması ile ilgili flaş açıklama

20 Ağustos 2019 Salı - 10:40 | Son Güncelleme : 20 08 2019 - 11:38

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu "Hukukun ve demokrasinin en temel görevi, milletin verdiği temiz oyları teröre istismar ettirmemektir. Terörle demokrasi arasına bir meşru kanal açmaya çalışanlar sorumsuzluk işlemektedirler" dedi.


- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,  Gölbaşı Vilayetler Evi'nde gerçekleştirilen "Ankara Göç  Değerlendirme Toplantısı"na gelişinde, gazetecilere üç büyükşehir belediyesinde  yapılan değişiklik ve buna yönelik eleştirileri değerlendirdi.   "Devlet işliyor, hukuk işliyor, demokrasi işliyor ve süreç işliyor.  Terörle demokrasi arasına bir meşru kanal açmaya çalışanlar sorumsuzluk  işlemektedirler." diyen Soylu, hukukun ve demokrasinin en temel görevinin,  milletin verdiği temiz oyları teröre istismar ettirmemek olduğunu vurguladı.
 
Devletin temel görevinin bu olduğunu ifade eden Soylu, bu görevden  yoksun kalındığı andan itibaren ne demokrasi ne devlet ne hukuk ne de kurallardan  bahsetmenin mümkün olacağına dikkati çekti.
 "Türkiye, belediyeler üzerinden özellikle terörün merkezi haline  getirilmeye çalışıldı. Buna kurallar, anayasa, belediye kanunları bir cevap  verdi, 'Bir daha bunu tekrarlamayın' dedi. Fakat hem demokrasiye hem hukuka halel  getirmek isteyenler, kelimenin tam anlamıyla devlete kafa tutmaktadırlar.  Demokrasiyi istismar etmektedirler, milletin helal oylarına, temiz oylarına leke  sürmektedirler." değerlendirmesinde bulunan Soylu, şunları kaydetti: "Bunu başka türlü yorumlamak hem yaşadıklarımıza kör ve sağır olmak  demektir hem de dünyada yaşananlara sağır olmak demektir. Büyük ve iri laflar  söyleyenlere şunu söylemek gerekir. Demokrasiyi ve seçilmişliği terörün muafiyet  alanına sokmak isteyenler, elbette ki büyük bir hata işlemektedir. Sandık ve  seçilmişlik, demokrasinin en temel ilkesidir. Avrupa'nın hiçbir ülkesinde,  dünyanın demokratik, gelişmiş hiçbir ülkesinde bugüne kadar gördüğümüz gibi, bunu  eleştirenler de bal gibi biliyor ki son iki yılda İspanya'da, Belçika'da, başka  ülkelerde yaşananlara, Avrupa'daki ve Batı'daki ülkelerin terörle ilişkileri  olduğu için sessiz kalmaları esas itibarıyla burada bu meseleleri Türkiye  gündemine taşımak isteyenlere de bir cevap olur diye sanıyorum. Ama her şeyi  istedikleri gibi yorumlamaya çalışanlar buna devam edecektir. Bizim teröre  müsamaha göstermemizi bekleyenler yanılırlar. Terörü ve terörizmi özellikle  halkın helal oylarıyla belediyelerde merkez haline getirmeye çalışanlara da  devletin, kuralların, hukukun ve Anayasa'nın sessiz kalmasını beklemek son derece  yanlıştır."
 
  
 
 
 

ETİKETLER