Bakan Selçuk'tan flaş açıklama: Fesih kısıtını üç ay daha uzatacağız

AA |  17 Haziran 2020 Çarşamba - 11:09 | Son Güncelleme : 17 06 2020 - 14:11

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, "Çoğu ülkedeki tamamlayıcı emeklilik sistemlerinde devlet katkısı yok ama biz burada yüzde 1 oranında devlet katkısı koyacağız." dedi.
Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, işten çıkarmayı engelleyen düzenlemeye ilişkin, "Fesih kısıtını üç ay daha uzatacağız." diye konuştu.


Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt  Selçuk, "Sosyal Koruma Kalkanı'yla yaklaşık 20,5 milyar liralık nakdi destek  sağladık." dedi. 
 
Bakan Selçuk, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin  değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
 
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde Bakanlığın sosyal  yardım çalışmalarına ilişkin bilgi veren Selçuk, Ekonomik İstikrar Kalkanı  Paketi'nde yer alan temel programların çoğunun Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler  Bakanlığı ile ilgili olduğunu belirtti.
 
Bu program kapsamında Sosyal Koruma Kalkanı başlattıklarını ifade eden  Selçuk, çalışma hayatı, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler ve sosyal yardımlar  odaklı programlar yürüttüklerini söyledi.
 
Bunlardan en önemlisinin, sosyal yardımlar olduğunu dile getiren  Selçuk, Türkiye çapında 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bulunduğunu,  bu vakıflar aracılığıyla muhtaçlara yardımların yapıldığını anlattı.
 
Salgın öncesi, vakıflara aylık yaklaşık 120 milyon lira periyodik pay  gönderildiğini, salgın döneminde ise bu periyodik payın her ay yarım milyar lira  olarak vakıflara iletildiğini belirten Selçuk, sosyal yardım destek programı  kapsamında verilen 1000'er liranın haricinde, valilerin ve kaymakamların  mütevelli heyetleri başkanlığını yaptığı sosyal yardımlaşma ve dayanışma  vakıfları aracılığıyla da vatandaşlara ulaşıldığını aktardı.
 
"Sosyal yardımları üç aşama olarak planladık"
Sosyal Koruma Kalkanı kapsamında, kısa çalışma ödeneği, işsizlik  ödeneği, nakdi ücret desteği ve sosyal yardımların bulunduğunu ifade eden Selçuk,  "Tüm paketi göz önüne aldığımız zaman yaklaşık 20,5 milyar liralık bir nakdi  destekten bahsediyoruz bu süreçte." dedi.
 
Sosyal yardımları üç faz olarak planladıklarını belirten Zehra Zümrüt  Selçuk, 1. fazda 2,1 milyon, 2. fazda 2,3 milyon haneye ulaşıldığını vurguladı.
 
Bu dönemdeki yardımların, muhtaçlık kriteri dışında, dönemsel ihtiyaç  halinde yapıldığını aktaran Selçuk, bu durumdaki vatandaşların e-devlet üzerinden  başvurmasını talep ettiklerini ifade etti. Selçuk, 3. faz sosyal yardım desteği  kapsamında 1 milyon 680 bin haneye daha bu süreçte yardım ulaştırıldığını,  sürecin devam ettiğini bildirdi.
 
"Bazı programlarımızı entegre edip e-devlette kalıcı hale getirmek  istiyoruz"
Kovid-19 salgını dönemindeki sosyal yardımlara ilişkin Selçuk, şunları  kaydetti:
"Üç fazda 6 milyon haneyi geçti. Dolayısıyla 6 milyar lirayı geçmiş  durumdayız. Tabii ki 3. fazdan daha farklı bir faz düşünmüyoruz. Çünkü 3. faz  zaten şu anda herkesin başvurabildiği, e-devlet üzerinden açık olan ve bizim de  devamlı baktığımız bir süreç oldu. Şöyle düşünüyoruz, bizim için de katkısı  olduğu için pandemi sürecini de atlattıktan sonra bazı programlarımızı da entegre  edip e-devlette kalıcı hale getirmek istiyoruz."
 
Selçuk, bu süreçte sosyal yardımlarla İŞKUR ve SGK arasındaki  bağlantıları da hızlı şekilde kurduklarını, bunun da çok faydalı olduğunu  söyledi. Bakan Selçuk, 3. faz ile kayıt dışı olup bu süreçte işini bir şekilde  kaybedenlere ulaştıklarını belirtti.
 
Bakan Selçuk, Sosyal Koruma Kalkanı kapsamında çalışma hayatına  yönelik birçok tedbir aldıklarını, bunlardan en önemlisinin kısa çalışma ödeneği  ve nakdi ücret desteği olduğunu söyledi.
 
Kısa çalışmanın çok verimli bir yöntem olduğunu ifade eden Selçuk,  geçmişte de ara ara kullanılan yöntemin en yoğun şekilde bu dönemde uygulandığını  kaydetti.
 
Selçuk, "600 gün prim gün şartı sayısını 450 güne, 120 gün olan hizmet  akdine bağlı olma şartını 60 güne indirdik. İşverenlerin 450 günü ve 60 günü  tamamlayan bütün çalışanları adına başvurmalarını talep ettik. Günün sonunda şu  anda baktığımız zaman neredeyse 3,5 milyon çalışanımız için 10 milyar lirayı  aşkın bir kısa çalışma ödeneğini ulaştırmış durumdayız. O süreçler de devam  ediyor çünkü 3 aylık periyotlarla alıyorlar." diye konuştu.
 
"400 bin geri çıkış aldık"
Kovid-19 ile mücadele sürecinde 1 Haziran'dan itibaren normalleşmenin  başladığını anımsatan Selçuk, şöyle devam etti:
"Normalleşme sürecini başlattıktan sonra benim için ve ülkemiz adına  çok güzel bir gelişme oldu. İlk bir hafta, 10 gün içinde kısa çalışma  başvurusundan 400 bin geri çıkış aldık. Bu ne demek oluyor? 400 bin çalışan, 3 ay  bitmeden kısa çalışmadan vazgeçti. Bu da aslında bizim için ne kadar hızlı  dönüşeceğimizin, ne kadar hızlı adapte olacağımızın ilk verisiydi. '400 bin  çalışan için kısa çalışmadan vazgeçiyorum. Ben artık devletimin kaynaklarından bu  kısa çalışma desteğini almak istemiyorum.' dediler. İşverenlerimizin bu şekilde  hemen hızlı tepki vermesi de bizi ayrıca mutlu etti."
 
Selçuk, bu dönemde çalışanları akit ve istihdam içinde tutabilmeyi  hedeflediklerini belirterek, nakdi ücret desteğine ilişkin şunları kaydetti:
"Dolayısıyla 450 günü sağlayamayan ama iş akdi içinde kalmasını  istediğimiz çalışanlarımıza nakdi ücret desteği sağladık. Ücretsiz izne  çıkardılar çalışanlarımızı. Onlara da bin 177 lira nakdi ücret desteği vererek,  istihdam dairesinde kalmalarını istedik. Çalışanlarımızı kaybetmeden hızlı  şekilde toparlanabilmek için sözleşmelere ara vermemek de önemli bir şeydi.
 
Nakdi ücrette şu anda yaklaşık 1 milyon 358 bin çalışan rakamına  ulaştık. Yine burada da verdiğimiz rakam 1 milyar 700 milyon lirayı geçmiş  durumda. Hem 450 günü aşmış çalışanlarımız için hem de 450 günün altında kalmış  çalışanlarımız için bir destek sağlamış olduk. Tabii ki işsizlik ödeneğimiz de bu  süreçte devam etti."
 
"Normalleşme desteği"
Normalleşme başladıktan sonra İstihdam Koruma Kalkanı ile beraber bazı  programların içeriğinin değişeceğini bildiren Selçuk, bu değişiklikleri de yine  ekonomiyi, işvereni ve işçiyi desteklemek üzerine programladıklarına işaret etti.
 
İşten çıkarmayı engelleyen düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde  bulunan Selçuk, "Fesih kısıtı uzatılacak. Şu an yeni normale alışırken  işverenimizi desteklemek ve işçimizi korumak anlamında bir 3 ay daha uzatacağız  inşallah Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle." diye konuştu.
 
"Bilim Kurulu ile bir irtibatınız var mı?" sorusuna Selçuk, "Sağlık  Bakanımızla yakın çalışıyoruz." yanıtını verdi.
 
"İstihdam Kalkanı ile hangi adımlar atılacak?" sorusu üzerine ise  Selçuk, istihdamın korunmasını hedefleyen paket üzerinde Hazine ve Maliye  Bakanlığı ile ortak çalıştıklarını hatırlattı.
 
Selçuk, paketle istihdamı korumanın yanı sıra istihdamı artıracak bir  iklimi oluşturmayı, farklı çalışma modellerini etkinleştirerek ekonomiye ivme  kazandırmayı amaçladıklarını bildirdi.
 
Bu paketi 3 temel hedef üzerinde inşa ettiklerini anlatan Selçuk,  şunları kaydetti:
"Neler yapacağız? Fesih kısıtını bir süre daha uzatacağız. Bu sayede  istihdamın korunmasını hedefliyoruz. İkinci bir desteğimiz de normalleşme desteği  olacak. Normalleşme desteği, kısa çalışma desteğine başvurmuş firmalarımıza,  işletmelerimize yeni normale geçerken adaptasyonlarını, geçişlerini daha ılımlı  yapmaları için destek verdiğimiz bir süreç olacak. Kısa çalışmaya başvuran  firmalarımız için bir nevi normalleşme desteği yapacağız. Kısa çalışma desteğini  bitirip normalleşme desteğine geçeceğiz. Prim destekleriyle destekleyeceğiz  onları.
 
Buradaki temel hedef kısmi çalıştırdıklarımızı normal zamanlara  döndürebilmek. Bütün işlerimizi eski, normal, rutin çalışma sürelerine  döndürebilmek için yapacağız bunu. O sürelerle orantılı olarak da bu desteği  vereceğiz."
 
"Ilımlı bir geçiş"
Kısa çalışma ödeneğinin devam etmesi konusunda yoğun talep geldiğini  belirten Selçuk, şunları söyledi:
"1 Haziran'dan itibaren normalleşmeye başladığımıza göre bu, kısa  çalışma ödeneğinden çıkmamızı gerektirir. Biliyoruz ki kısa çalışmadan hemen eski  normallere geçemeyeceğiz. Hep diyoruz ya 'kontrollü sosyal hayat' diye. Biz de bu  kontrollü sosyal hayata, yeni normallere geçerken hem ekonomik hayata hem iş gücü  piyasalarımıza ılımlı bir geçişle, bir devlet desteğiyle yardımcı olmak istedik.  Normalleşmeye geçtiği oranda prim desteği."
 
Selçuk, telafi çalışmasını 2 aydan 4 aya uzattıklarını, SUT kapsamını  genişlettiklerini, SGK prim ertemeleri yaptıklarını ifade ederek, "Bu prim  ertemeleri de 40 milyar lira tutarında bir prim ertelemesiydi. 3 aylık periyodu 6  ay olarak öteledik. Dolayısıyla bu süreçte hem sosyal güvenlik anlamında hem de  çalışma hayatına yönelik birçok destekleyici önlemleri almış olduk." dedi.
 
"Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi bağlamında kıdem tazminatında  düzenlemeye gidilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda işçi ve işveren temsilcileriyle  görüşmeleriniz oldu. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin detayları neler?" sorusu  üzerine Selçuk, kıdem tazminatı fonu tartışmalarının geçmişinin 1954 yılına kadar  uzandığına dikkati çekti.
 
Selçuk, Türkiye'nin çalışma hayatında kıdem kadar çok tartışılan,  müzakere edilen, masaya yatırılan, konjonktür uygun görülmeyip devamlı ötelenen  başka bir konu olmadığını, 1975'te fonun kurulmasına ilişkin bir kanun  çıkarıldığını anımsattı.
 
Kıdemin işçilere iş güvencesi, gelir desteği sağlamak için  getirildiğine işaret eden Selçuk, AK Parti hükümetleri dönemlerinde de iş  güvencesi, ara buluculuk sistemi, İşsizlik Sigortası Fonu gibi birçok çalışmanın  hayata geçirildiğini söyledi.
 
Selçuk, "Bütün çalışanlarımızı çalışma hayatında büyük bir şekilde  koruyoruz. Hem ihbar tazminatı hem kıdem tazminatı olarak, ara buluculuk  sistemiyle, İşsizlik Sigortası Fonu'yla, işe iadeyle koruduğumuz büyük bir  kalkanımız var." ifadelerini kullandı.
 
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi
Bakan Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanlığıyla Tamamlayıcı Emeklilik  Sistemi'ne ilişkin çalışmaları başlatırken bazı temel hedefleri ortaya  koyduklarını vurgulayarak "Hedeflerimizden bir tanesi hiçbir zaman işçimizin  kazanılmış haklarından geriye gitmemesini istiyorduk. Bunu da şu anda  çalıştığımız modellerin hepsinde sağladık." diye konuştu.
 
Kazanılmış haklar olarak ilk önce 1936'da kıdem tazminatının 1 seneye  15 gün çalışma şeklinde başladığını ve daha sonra 1 seneye 30 gün olarak  düzenlendiğini hatırlatan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu 30 gün, yüzde 8,33'e denk geliyor. Bu bir senelik çalışmanın  karşılığı 30 gün, kıdem almanın karşılığı yüzde 8,33. Biz bu modelde neyi  önerdik? Modelde yüzde 8,33 korunmakla kalmıyor aslında üstüne çıkıyoruz. 8,33 30  günün karşılığı dersek, 20 günü yani yaklaşık yüzde 5,55'i hiç dokunmadan aynen  devam edecek. Buna artı olarak, 10,8 günlük karşılık olarak yüzde 3'ü fona  aktarmalarını, yani kendi bireysel fonlarında olacak. Fonlarına aktarmaları  karşılığında toplamda 30,8 yani 31 güne denk gelecek. Dolayısıyla işçimizin  kazanılmış haklarından ya da gün sayılarından herhangi bir eksilme kesinlikle  mümkün değil. Bu, Karma Tamamlayıcı Emeklilik Planı dediğimiz.
 
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin iki bölümü var; birincisi Karma  Tamamlayıcı Emeklilik Planı, ikincisi de isteğe bağlı ya da tercihli dediğimiz  Tamamlayıcı Emeklilik Planı. Dolayısıyla bu sistem de 8,33 değil 8,33'ün  üstünde."
 
"Yaklaşık yüzde 1 oranında devlet katkısı koyacağız"
Bakan Selçuk, Tercihe Bağlı Tamamlayıcı Emeklilik Planı'na ilişkin de  şu bilgileri paylaştı:
"Tercihe bağlı olan kısımda da hem işçimiz, çalışanımız hem de  işverenimizin, devletin katkı sunduğu bir plan olacak. Tamamlayıcı emeklilik  sistemlerinde çoğu ülkede esasında devlet katkısı yok. Ama biz burada yaklaşık  yüzde 1 oranında devlet katkısı koyacağız. Teşvik etmek için. Aynı zamanda da  çalışanlarımızın ödemesi öngörülen oranlarda da vergi indirimi, damga vergisinde  belli indirimleri de düşürdüğümüz zaman onların ödeyeceği aslında çok minimal  olacak. Yani medyada yansıtılan oranların çok altında olacak. Çünkü biz onlara  dair vergi indirimlerini de planlıyoruz.
 
Dolayısıyla istedikleri zaman ya karma sisteme ki zaten başta herkesin  karma sisteme geçmesi planlanıyor ama karma sistemden de tercihli sisteme  geçebilirler. Tercihli sistemin tabii ki ileriye dönük getirisi daha fazla olacak  ama ona geçmek istemeyenler de karma sistemde kalacaklar."
 
 "En sade ama en verimli olduğuna inandığımız model bu"
İşçi ve işveren temsilcileriyle de görüşmelerin devam ettiğini ve  geçmişte de bu konuyla ilgili çokça görüşmenin yapıldığını vurgulayan Selçuk, bu  süreçte modelin zaten işçi ve işveren temsilcilerinden gelen geri bildirimlerle  revize edildiğini anlattı.
 
Bakan Selçuk, kıdem tazminatına ilişkin Bakanlığın arşivinde belki  10'dan fazla modelin bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Şu ana kadar çalışılmış modeller içerisinde en sade ama en verimli  olduğuna inandığımız model bu. Çalışanlarımız, işçilerimiz için bu sürece  başladığımız andan itibaren çok büyük kazanımları sağlayacağına inanıyoruz.  Neden, tabii ki kıdem tazminatı alabilen işçilerimiz kadar alamayan işçilerimiz  de var. SGK'de kıdem tazminatı bildirgelerini incelediğimiz zaman, kıdeme hak  kazanarak işten çıkışı yapılan işçi sayısını hesapladığımızda yüzde 24 oranında.  Yüzde 24 ne demek, her 4 işçimizden biri ancak kıdem tazminatı alıyor."
 
İş mahkemelerinin ortalama tamamlanma süresinin de 560 günü bulduğunu  dile getiren Selçuk, "Bu sistem aynı zamanda mahkeme süreçlerini, ihtilafları da  engelleyecek. Çünkü zaten fonda olacak, fonda biriktiğini görecek. Dolayısıyla  çalışanlarımız işten çıkışta o parayı alabilir miyim, alamaz mıyım endişesini  taşımayacak." dedi.
 
Kıdem tazminatı alabilen bir işçi kadar alamayan üç işçinin de hakkını  savunmak durumunda olduklarının altını çizen Selçuk, bunun işverenler açısından  da önemine vurgu yaptı.
 
Selçuk, "Aslında baktığımız zaman 8,33 zaten kağıt üstünde söylenen ve  teorik olarak ödendiği ifade edilen rakam. Dolayısıyla 8,33 ödeniyorsa zaten biz  hiçbir rakam artırmıyoruz. 8,33'ü aşan bir sistem yok aslında maliyet anlamında."  ifadelerini kullandı.
 
Bakan Selçuk, bunun karşılıklı, güzel bir şekilde konuşulduğu zaman  hem işçi hem de işveren için çok sağlıklı bir yöntem olduğunun anlaşılacağını  belirtti.
 
"Kıdem tazminatının yürürlük tarihini 2022 olarak hedefliyoruz"
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, "Kıdem tazminatı  düzenlemesi için tarih verebilir misiniz?" sorusu üzerine, "Kıdem tazminatı  düzenlemesi için yürürlük tarihini 2022 olarak hedefliyoruz. Ama tabii ki  görüşmeler devam edecek. Neden 2022'yi hedefliyoruz? Çünkü bu süreç içinde  sisteme şirketlerimizin alışması, çalışanlarımızın adapte olması için böyle bir  süre belirlemiş olduk." şeklinde konuştu.