Baharın müjdecisi gümüş balığı

Zeynep Kakınç / zeynepkakinc@gmail.com |  11 Mart 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 11 03 2017 - 2:30

Mart ve nisan aylarının favori deniz ürünlerinden biri de Gümüş balığı. Protein açısından çok zengin olan bu balığın tariflerini sizin için hazırladık.


Hem sofralardaki deniz mahsûllerinin ender bulunur özel lezzeti ve hem de lüfer balığının bir numaralı yemi… Göllerin canavarı… Ve hatta bir zamanlar akvaryumların süsü gümüş balığını yemeği ihmal etmeyin.

Çünkü Mart ve Nisan aylarının favori deniz ürünü, ilkbahar mevsiminin müjdecisi gümüş balığı, protein açısından son derece zengin. Karbonhidrat ve şekeri az. A, B1, B2 ve D vitaminleri zengin. Beyaz etli balıklara kıyasla yağlı ve daha az jelatin içeriyor. En çok da kızartması tercih ediliyor. Gümüş, ılık iklimli deniz suları ya da sahillerde görülen bir balık türü. Sırt tarafı yeşile benzer sarı, yan tarafı gri renkte. Boyları on iki on beş santim uzunluğunda. Denizin yüzeyinde gezdiklerinde çok çabuk avlanırlar. Eti çok lezzetli. Etinin en lezzetli olduğu dönem de içinde bulunduğumuz Mart ve Nisan ayları. Bu balık her dolunay ve yeni ayın mehtaplı gecelerde suların kabarmasıyla sahile sokulur. Yumurtlama dönemi Mart ayında başlar, Nisan’a kadar devam eder.

Gümüş balığı ile neler yapılır

Neler yapılmaz ki… Tavası zaten elde bir... Acı biberli, acı soslu, ançüezli, biberli, domates salçalı, iç pilavlı salma, kroket, şiş, ızgara, salata... Bunlar akla ilk gelenlerden. Eskilerin üzerine mutlaka helva yedikleri gümüş balığı hakkında bu alışkanlıkla ilgili hoş bir de fıkra vardır:

İki gümüş balığı arkadaş dolaşırken içlerinden biri avlanır. Yakalanan balık diğer arkadaşına haykırır:

-Beni yakaladılar…

-Kurtulursun dostum, sıkıntı yapma.

-Beni temizlediler…

-Ümidini yitirme, kurtulursun inşallah…

-Beni kızartıp yediler…

-Sakın korkma, kurtulacaksın arkadaşım…

-Ama, üzerime helva da yediler…

-Şimdi öldün işte, sen dostum…

Helva yenmesinin nedeni, şeker oranının bu sayede yeniden düzene girmesinin sağlanmasıdır.

Burgazada Barba Yani 20 numara’nın tarifleri

Soslu gümüş balığı

Malzemeler

 1 kg gümüş balığı (yaprak şekilde açılmış ve temizlenmiş)  4 çorba kaşığı mısır unu  4 yumurta sarısı  4 çay kaşığı tuz   4 çay bardağı zeytinyağı  1 demet roka (servis için)

Hazırlanışı:

Gümüş balıklarını yaprak şeklinde açın ve güzelce temizleyin. Diğer taraftan genişçe bir kasede mısır unu, yumurta sarısı, tuz ve zeytinyağını çırpın. Hazırladığınız bu sos ile gümüş balıklarınızı marine edin. Daha sonra sostan çıkardığınız balıkları yağsız teflon tavaya dizin ve iki yüzünü de kızartın. Soslu gümüş balıklarınızı roka ile servis edebilirsiniz.

Gümüş salma

Malzemeler

-  1/2 kg gümüş balığı (kılçıkları çıkarılıp temizlenmiş)

- 1 adet beyaz soğan

- 1 çorba kaşığı domates salçası

- 1 su bardağı pirinç

- 1 su bardağı karışık baharat (kekik, nane, pul biberi, köri, karabiber, yeni bahar, toz kırmızı biber, tuz)

- 1 çay bardağı zeytinyağı

Hazırlanışı:

Beyaz soğanı küp küp kesip zeytinyağını ısıttığınız tencerede salça ile birlikte kavurun. Daha sonra pirinci, baharat karışımını ve suyunu ekleyip pilavı pişmeye bırakın. Diğer tarafta derin yağda gümüş balıklarını kızartın. Balıklar pilav ile de pişeceği için yarı pişmiş olmalıdır. Pilavınız pişince kızarttığınız balıkları ekleyip ocağın altını kapayın ve pilavı demlenmeye bırakın. Demlenmiş olan gümüş salmanızı sıcak olarak servis edebilirsiniz.

Gümüş tava

Malzemeler

- 1 kg gümüş balığı (temizlenmemiş olmalıdır)

- 4 su bardağı un

- 1 tatlı kaşığı tuz

- Ayçiçek yağı

Hazırlanışı:

Unu ve tuzu iyice harmanlayın. Daha sonra una batırdığınız gümüş balıklarını kızgın derin yağda kızartın. Balıkları undan aldıktan sonra iyice silkeleyerek üzerinde fazla un kalmamasına özen gösterin. Kızarttığınız gümüş balıklarını sıcak olarak servis edebilirsiniz.

Gümüş balığı geleneği Burgaz’da Barba Yani’de sürüyor

Gümüş Balığı yeme geleneği Burgazada’da Yalı Caddesi 20 numaradaki Barba Yani’de devam ediyor. Barba Yani, Yani Lorenco’un 1996’da kurduğu bir restoran. Gerçek anlamda son barba Lorenco. 2005’te vefat ediyor. Eşi Esen Hanım’la yanında çalışan Cihan Yılmaz, Şener Kılıç ve Erhan Polat’a devrediyor İstanbul Rum Mutfağı geleneğini. Esen Lorenco’da ölünce, üç gence kalıyor geleneğin sürdürülmesi misyonu. Cihan da vefat ediyor genç yaşta… Barba Yani ise marka oluyor. 365 gün hizmet veriyor müşterilerine. Ustaları Yani Lorencu’nun “Ben burada yemek değil, sevgi satıyorum” prensibine sadık kalıyorlar. Gidin ve özel gümüş menüsünden tadın...

 

ETİKETLER