Gazetevatan.com » Yazarlar » Alıştığınız diyet kavramını çöpe atın

Alıştığınız diyet kavramını çöpe atın

16 Şubat 2014 Pazar


Amerikalı beslenme uzmanı Tony Hill ve eşi Karen Hill ile sağlıklı yaşam üzerine konuştuk. Kusursuz bir vücut yapmanın sırları ise röportajımızda...

Karen nasıl başladın beslenme gurusu olmaya, kısaca anlatır mısın?

Karen: Amerika’ya ilk gidişimin sebebi uluslararası ilişkiler eğitimi almaktı. Ben de herkes gibi “doğru beslenme”yi bilmeden önce çok kez kilo alıp verdim; denemediğim diyet kalmadı. Baktım ki olmuyor, kollları sıvayıp bu işe girmeye karar verdim.

Ben bir ‘Bütünsel Beslenme Uzmanı’yım. İnsanları “bütünsel” değerlendiriyorum. Diyet programı değil, sağlıklı yaşam programı sunuyorum. İnsanlar artık diyet yapmaktan, kilo problemi çekmekten ve en önemlisi sağlıksız yaşamaktan bıkmış durumdalar. Ben de onları bu ‘görünmez hapishaneden’ kurtarmayı hedefledim. Diğer yandan insanlar duyduğundan çok gördüğüne inanırlar. Bu sebeple ailece insanlara ne tavsiye ediyorsak o şekilde yaşıyoruz. Ben 48, Tony ise 55 yaşında.



Yollarınız nasıl kesişti?

Karen: 11 Mart 1997’de San Diego’da tanıştık. Tony benim çalışığım spor salonuna üye olmuştu. Yanına gidip bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sordum, pek pas vermedi. Daha sonra yanıma gelip konuşmaya başladı. Çok tipi olmadığım halde yabancı olduğum için ilgisini çektiğimi söyledi. Tam 1 ay sonra evlendik. 17 senedir evliyiz ve beraber çalışıyoruz.

‘Kas yapmak için vücudu zorlamak gerekir’

Zayıflamak ve sıkı gözükmek için nereden başlamak gerekir?

Tony: Sağlıklı bir vücut için yüzde 70 beslenme, yüzde 30 spor şarttır. Genelde ilk hafta programında spora ufaktan başlatırım. Gördüğüm kadarıyla herkes diyet yapmaya hazır ama spor deyince sadece yürümek istiyorlar. İşimde en zorlandığım kısım da sporu onların hayatına sokmak oluyor; çünkü sağlıklı bir vücut sadece zayıf olmak demek değildir. Kaslı ve az yağlı bir vücuda ulaşmamız gerekir. Kas için ise diyet hiç bir işe yaramaz. Vücudu zorlamak gerekir, sahil yürüyüşleri asla yeterli olmaz. Bir insan günde 40 km yürümek, tırmanmak ve avlanmak için dizayn edilmiş bir canlıdır. Birkaç kilometrelik yürüyüşlerle bunu asla başaramayız. Bu sebeple haftada minimum 4 kez, tercihen ise 5-6 kez spor yapılmasıdır.

“Pazartesi diyet ve spora başlıyorum” cümlesi her ülkede söylenen klasik bir yalan mı?

Tony: Hem de nasıl! Pazartesiler, ay başları ve 1 Ocak günleri en motivasyon dolu tarihler... Her ülkede var bu cümleler. Benim işlerimden birisi genel istek olan “fit bir vücut” cümlesini kişiye göre açıp daha kişisel bir duruma getirip devam etme isteğini doğurmak.

‘30 dakikada 500 kalori yakın’

TK500 nasıl ortaya çıktı?

Karen: TK500 Tony’nin dokuz senelik askerlik, 15 senelik polislik ve 30 senelik spor geçmişinin bir sonucudur... İsimlerimizin baş harflerin dengeliyor. “Tony ve Karen ile 30 dakikada 500 kalori yakmaya hazır mısınız?” diyoruz. Egzersizleri yaparken ortalama 500 kalori yakarken, sonraki 1 saatte yaktığınız kalori iki katına çıkıyor. Doğru uygulandığında mucizevi sonuçlar doğuran bir sistem. Hareketlerin tüm detaylarını DVD’de bulabilirsiniz. Bu DVD ile herkesin evine girmeyi ve daha çok insana ulaşmayı hedefledik. Öğretilen şu; spor çok hassas bir konudur ve herşeyde olduğu gibi onun da fazlası-azı zarardır. Trafik, ev, iş, maddiyat, çocuklar gibi bir çok spora gitmeme sebebi bulabiliriz. Biz bu mazeretleri de çürüttük. Bir de salona gidip saatler harcayarak vücudu yaşlandıranlar var. Biz diyoruz ki sabahları sadece “30 dakika” daha erken kalk.

Diyet ve kilo vermek, sağlıklı olmak için ne yapmalı?

Öncellikle diyet kavramını artık çöpe atmalıyız. Kilo vermek cümlesini de değiştirip, “Diyet” yerine “Sağlıklı YaşamTarzı” ve “Kilo Vermek” yerine “Yağ Vermek” diyelim... Diyet başlar ve biter; peki sonra ne yapacağız? Kilo vermek çok kolaydır ama yağ kilosu vermek çok zordur. Öyle bir program yapılmalı ki, hayat boyu devam etsin. Yani bir programı çok uzun zaman yapamıyorsanız zaten doğru bir program değildir sizin için. Diyet mamülleri ile gününüzü geçiştirmeyin.

Bütünsel beslenme tüyoları

- Tabağına bakacaksın eğer doğadan gelmemiş ise yemeyeceksin... Bu tabii ki bütün işlenmiş gıdalar demektir makarna ve ekmek dahil.

- Meyveler tek başlarına yenir. Yemekten 30 dakika evvel veya yemekten 2 saat sonra.

- Karbonhidrat alımı 17’den sonra kesilmeli... Unutmayın meyve ve bakliyatlar da karbonhidrattır.

- Su için. Vücudun su ihtiyacı minimum 2 litredir ama 90 kilo üstü bir insanın ihtiyacı 3.5- 4 litreye çıkar. Unutmayın her bir bardak çay veya kahve vücuttan 1 bardak su çalar.

- Gazlı içecekleri, şekersiz olanlar dahil hayatımızdan çıkaralım.

- Tatlandırıcıları hayatımızdan acil çıkaralım.

- Protein almayı unutmayın.