Gazetevatan.com » Yazarlar » Kocamı tavlamak için yaptığım yemek

Kocamı tavlamak için yaptığım yemek

11 Kasım 2012 Pazar

Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer deyimi hazırlayacağımız kuzu pirzola için geçerlidir.


Hiçbir et yalnız pişmez adamı başına diker

İyi pişmiş bir ete kimse “Hayır” diyemez. Erkeğin kalbine giden yol da midesinden geçmez mi? Bu mevsime çok yakışacağını düşündüğüm tane hardallı püre ile kuzu pirzolası tarifini bu hafta sizinle paylaştım.

Tanıdığım hiç kimse iyi pişmiş kuzuya hayır diyemez. Hele de havalar soğumaya başladıysa, yemesi daha da keyifli olur. Sizi bilmem ama ben etsevenlerdenim. Eti pişirmekten ayrı bir keyif alırım. Çünkü ızgaradan ya da tavadan servis tabağına varıncaya kadar küçücük dakikalarda et ya şahane olur ya da kötü. Arası olmaz. Pişme derecesi ile birlikte iş iyice adrenaline döner. Hiçbir et yalnız başına pişmez. Adamı diker başına. Tavada binbir renk alırken sen ona eşlik edersin. Dakikalarla oyun oynarsın. Bir güveç değildir. Tencerede piştiği gibi pişmez saatlerce bu yüzden “Dur çocuğum ödevine yardım edeyim” ya da “Bir kahve yapayım” gibi şeyler yapılması et pişirirken önerilmez. Tüm bunlar yemek sonrası yapılır. Dilediğiniz ızgara lezzetine ve doğru pişme derecesine ulaşabilmeniz için “dökme demir tava”da pişirmeniz doğru olacaktır. Tavanın önceden iyice ısınmış olması ise birinci kural. Hem erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer deyimi hazırlayacağımız bu kuzu pirzola için geçerli. Sevgili kocamı tavlarken bir akşam ona pişirdiğim bu yemeğin de etkisi olmuştur tabii. Hakkını yiyemem.

Kurban bayramından da çıktığımız şu birkaç haftayı da düşünürsek dolapta pişirilmeyi bekleyen pirzolanız varsa
buyrun tarife...

Tane hardallı püre ile kuzu pirzolanın
püf noktaları


Hiç yağ koymadan deniz tuzu ve karabiber ile lezzetlendirdiğiniz pirzolaları kızgın dökme demir tavanıza yerleştirin. Tavanız mutlaka iyi ısınmalı. Etiniz pişerken çatal ya da bıçak batırmayın. Et suyunu kendi içine hapsetmeli. Dökme tava olarak sizlere piyasalarda kolayca bulunan Hecha tavalarını öneririm. Hem ulaşılabilir hem de uzun ömürlü. Benim de yıllardır kullandığım tavalardır. Hem yumurta kırarım hem de et pişirebilirim, mutfakta öyle yeri vardır bu tavaların. Bu arada sağlık açısından da halk arasında “çizilmeyen tava” dedikleri de budur. Çünkü dökme demir tavalar evladiyelik.

Annenizin örtülerini sandıktan çıkarın

Patatesleri kabuklarıyla haşlayın. Patateslerin kabuklarını elinizle çıkarın. Patatesler sıcakken içerisine 100 gr kadar krema, 50 gr kadar tereyağ, iki çorba kaşığı tane hardal ekleyin. Aslında herkes bildiği pürede ısrar edebilir tabii ki, ama benim önerim ince kabuklu patatesleri kabuklarıyla haşlamak olabilir. Ama olmazsa olmaz taneli hardal! Kulağa seksi geliyor değil mi, tadı da öyle! Eğer tane hardalı benim kadar çok seviyorsanız biraz daha ekleyebilirsiniz pirzolaya çok yakışacaktır. Tuzu da unutmayın. Ben genellikle deniz tuzu kullanıyorum. İnanın etin üzerinde en tutkulu sevgilisidir, himalaya pembe tuz. Bu yemek için size başka bir önerim ise herbirimizin evinin köşesinde duran sandıkları açmanız olacak. Eminim içerisinde şahane masa örtüleri vardır. Ne zaman kullanacaksınız, hem yadigar olanlar bile kullanılmayı bekler. Her şey kullandıkça, sevdiklerinizle paylaşıldıkça güzel.
Yoksa ne önemi var. Benim annemin bile hâlâ masanın üzerine serdiği masa örtüsü için geçenlerde ‘Vaoovv ne kadar güzelmiş bu örtü’ dediğimde, “Aa evet büyük annanenin” dediğinde çoktan içim şişmişti ama bir yandan da mutluydum! Çünkü bu örtüler bize değerdi. Yaşasın bir Prens Albert ya da bir Prenses Caroline değildik ama bildiğin kraliyet masasında gibiydik. Pek havalı, çıkarın artık o güzel örtüleri sandıklardan, çekmecelerden sizinle yaşasınlar, kirlensinler.
Bırakın leke olsunlar. Hiçbir şey ailenize ya da sevgilinizle yenen güzel bir yemekten daha önemli değil. Ağzımızın tadıyla, iyi pazarlar.

Bu hafta çocuklarla ne yapacağım?

İstanbul’un nimetleri dalga dalga. Onları kaptığım gibi Contemporary İstanbul kapsamında kurulan atölyeye götüreceğim. Kurulan sanat atölyesi çocukları çağdaş sanatla tanıştırmayı ve farklı disiplinlerde tecrübe kazandırmayı amaçlıyor. Ülker Çocuk Atölyesi çocukların hizmetinde. Çagdaş sanatın seçkin galeri ve sanatçılarını bir araya getiren Contemporary İstanbul’da açılacak Ülker Çocuk Sanat Atölyesi’ni önceden sizin adınıza deneyimleme fırsatım oldu. 22-25 Kasım tarihlerinde Lütfi Kırdar’da açık olacak. Siz sergiyi yalnız başına gezerken, çocuklar burada özgürce çalışacaklar.