Gazete Vatan Logo

Elimde olsa dünyada vicdan ve empatiyi değiştirirdim

Elimde olsa dünyada vicdan ve empatiyi değiştirirdim

Fotoğraflar: ELİF MANDAN

Beste Bereket sonbahara hızlı girdi. 3’ncü Richard adlı tiyatro oyununda Lady Anne’yi oynuyor. Aynı zamanda TRT 1’de yayınlanacak Aşkın Kanunu dizisinde yer alacak. Bereket ile yeni projelerini konuştuk.

Yeni projelerinizden söz eder misiniz? 3’ncü Richard adlı oyuna başladınız, karakterinizden, oyun ne zamanlar sahnelenecek, kimler oynuyor?

3’ncü Richard, daha önce de birlikte çalıştığım CEF Tiyatro tarafından sahneleniyor. Gürcü yönetmen Zurab Sikharulidze ile çalıştık. Richard’ı Erdem Akakçe oynuyor. Yasemin Öztürk, Başak Daşman, Mert Yavuzcan, Özlem Turhal, Kosta Kortidis, Barış Küçükgüler, Ferdi Alver, Batuhan Pamukçu, Uğur Arslan, Eren Kurtel ile birlikteyiz. Kardeşinin ardından kral olmaya karar veren Gloucester dükü Richard’ın her türlü dalavere, cinayet ve kötülükle taç giyişi anlatılıyor. Fakat nihayetinde Lancaster soyundan Richmond’la savaşırken ölür. Richmond tacı giydikten sonra iç savaşa son verir. Tabii ki oyunda gerçeklere dayandığı tam olarak kanıtlanamayan kurgusal birçok olay da mevcut. Oyun bütünlüğü için olaylar daha kısa zamanda geçiyor. Richard’ın bu oyunda tasvir edilen fiziksel arazlarının arkasına sığınmasından öte, bu arazlarını kullanma, kendiyle alay etme gibi halleri de vardır. Ben Lady Anne’yi oynuyorum. Galler Prensi Edward’ın dul karısıdır. Kocası ve babası Richard tarafından öldürülmüş olmasına rağmen, Richard’ın ilanı aşkı, yalvarmaları ile onunla evlenmeyi kabul eder. Burada duygusallıktan ziyade bir delilik hali olduğunu düşünüyorum. Özgür iradesiyle bunu kabul etmesini, büyük kayıpların ardından karar verme mekanizmasını yitirmesi ve bir kadın olarak ona yapılan bu komplimanlara böyle bir zamanda dahi kayıtsız kalamamasını ben kendi dünyamda böyle açıklayabiliyorum.



- Dizi sektöründeki hırs törpülemeli

Siz de Mimar Sinan mezunusunuz. Okul sürecinizden biraz bahsedermisiniz?

Konservatuvar süreci gerçekten zorlu bir süreç. Dışarıdan pek bir zevkli ve eğlenceli görülür ki doğru olduğu zamanlar da vardır. Ancak biz Mimar Sinan’da elbette gerçekten sanatçı olan insanlar tarafından eğitildik. Onlar bu işin eğlencelik değil, insan üzerindeki sorumluluğu kısmıyla daha çok ilgilendikleri için ciddi disiplinli zaman zaman sert denebilecek bir eğitim süreci geçirdik. Konservatuvar eğitimi öğrencinin kendisiyle de çok ilgili, ne kadar bilgi ve eğitim almaya açarsan kendini o kadar fazla donanımlı olabilirsin. Eminim şu anki aklımızla okumuş olsaydık çok daha fazla şey öğrenmeye programlardık kendimizi. Yine de her zaman arkamızda böyle bir süreç olmasının güvenini hissetiğimiz söyleyebilirim ki zaten tiyatro ve oyunculuk eğitimi süreci sanıyorum ölene kadar devam eden bir süreç.

Dizi sektöründe bazı isimler çok fazla öne çıkarken bazıları ise geri planda kalıyor. Bunun nedeni sizce ne?

Bence çok fazla değişken var. Bazen şans, bazen fizik, bazen yalnızca fırsatları doğru değerlendirmek bunların içinde. Bunu ayrı bir sistem olduğunu fark etmek ve o hırsı bence biraz törpülemek gerekiyor. Yetenekli ve güzel/yakışıklı eğitimli okullu oyuncular var, TV’de yer almak, ön plana çıkmak için her şeyleri var, ama şanssızlık olabiliyor bunun karşılık bulamaması başka türlü açıklayamıyorum, ki tiyatroda zaten yerlerini bulabiliyorlar orada bir sorun yok bence.

- Dünya üzerinde görmediğim yer kalmasın istiyorum

Önümüzdeki on yıl içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?

Önümüzdeki on yıl içinde kendimi önce sağlıklı, huzurlu ve ailemle sevdiklerimle dostlarımla bir arada görmek isterim. İşimi yapmaya devam etmek isterim en verimli şekilde... Dünya üzerinde görmediğim hiçbir yer kalmasın isterim... Sevgiyle aşkla yaşamaya devam etmek isterim, hep güzel şeyleri çoğaltmayı tam anlamıyla öğrenmiş olmak isterim... Bir de bunlara dünyada ve bu ülkedeki herkes sahip olsun isterim… İstemenin ve dilemenin sonu yok.

Mutlaka içinde olmak istediğiniz, olmak isterdim diyeceğiniz yerli ya da yabancı proje var mı?

Bir Uzak Doğu filminde oynamak güzel olurdu... Türk yönetmenlerle her daim çalışmak istiyorum... Bir de vampir rolü hayalim var kısmet bakalım belki olur... Ve Lars Von Trier’le çalışmak gerçek bir rüya olur benim için. Aynı zamanda her dem zevk aldığım komediler pek hoş olur. Kendimden öteye gidebileceğim ve hep bir şeyler öğrenebileceğim işlerde çalışmak istiyorum.

Elinizde olsa dünyada neyi değiştirirdiniz?

Elimde olsa dünyada vicdan ve empatiyi değiştirirdim. Çünkü her bir kişide ortalama bir vicdan ve kendini başkasının yerine koyabilme kudreti olsa kimse birbirine ve hiçbir canlıya kötülük yapamazdı diye düşünüyorum. Hepimizin içinde bir yerlerde saklı olduğuna inandığım birlik hissinin açığa çıkmasını isterdim. Bu dünyayı çok iyi bir yer haline getirebilir eminim.

Haberin Devamı