ABD İstanbul Başkonsolosluk çalışanı Nazmi Mete Cantürk hakkında karar

AA |  27 Ekim 2020 Salı - 17:30 | Son Güncelleme : 27 10 2020 - 18:20

ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Nazmi Mete Cantürk'e "FETÖ'ye yardım" suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verildi.


ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Nazmi Mete  Cantürk, "Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yardım" suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün  hapis cezasına çarptırıldı.  İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar  Nazmi Mete Cantürk, eşi Sevim Cantürk ve kızı Kevser İrem Cantürk ile avukatları  katıldı. ABD'nin İstanbul Başkonsolosu Daria Darnell, ABD'nin Ankara  Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey M. Hovenier ve konsolosluk çalışanları da  duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.
 
 Duruşmada son savunması alınan Nazmi Mete Cantürk, suç işlemediğini,  sadece görevini yaptığını ifade ederek, "Bu suçu işlemediğim ortaya çıktı. Bu  zamana kadar olan soruşturmalarda dava açılmadı. 17 ay ev hapsinde kalmak beni  derinden yaraladı." dedi. Görevi gereği makam koruma, mekan koruma ve güvenlik soruşturmaları  yaptığı bilgisini veren Cantürk, "Bu görevlerimin gereği olarak resmi yerlerle  görüşmelerimiz olmaktaydı. Görevim kapsamında Amerikan birimleri, Türkiye ile  irtibat kurmak isterse İstanbul Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube, Özel Harekat,  Trafik Şube müdürlüğünü ziyaret sebebiyle emniyet mensuplarıyla toplantı  yapılıyordu. Müdürün talimatı olmadan Türk yetkililerle bağlantı kuramam."  ifadesini kullandı.
 
 Görüştüğü kişilerin makamda bulunan kamu görevlileri olduğunu ve bu  kişilerin suça karışıp karışmadığını bilemeyeceğini de aktaran Cantürk, "2015  yılında Adana-Antalya seyahatte FETÖ'den soruşturma geçiren kişilerle aynı otelde  kaldığım zaman toplantı yapıldığı söylenmiş. G20 zirvesine görevlendirme üzerine  gittim. Antalya'daki yerde çok fazla devlet görevlisi kalıyordu. Aynı tarihte ve  aynı otelde kalan ve hakkında FETÖ soruşturması olan kişilerin olduğu söyleniyor.  Ben orada ABD Dışişleri Bakanı'nın güvenliği için bulundum. Örgütsel toplantıya  katılmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum." diye konuştu.
 
"FETÖ'nün hiçbir toplantı ve etkinliğine katılmadım"
 
  Metin Topuz ile samimiyetinin olmadığını ve bu kişinin beyanına göre  suç işlediğinin kabul edildiğini savunan Cantürk, savunmasını şöyle sürdürdü:  "Ben hiçbir zaman Zaman gazetesine üye olmadım. Ben kimsenin  talimatıyla hesap açıp para yatırmadım. 2001 yılında açılan Bank Asya hesabını  ailem ve evimle ilgili ödemeler için kullandım. Benim maaşım başka bir bankaya  yatıyordu. Oradan Bank Asya'ya yollayıp otomatik ödeme yapardım. Başka bankada  param olmasına rağmen talimat üzerine para çekip Bank Asya'ya yatırmadım. Annem  ve kayınpederim Zaman gazetesi okurdu. Onların kartı olmadığı için oradan ödeme  yaptım. Kimse Yok mu Derneği'ne devlet desteği ve projeler için bağışta  bulundum. FETÖ'ye üye olduğum iddiasını kabul etmiyorum. ByLock kullanmadım, bu  programı medyadan duydum. Digitürk veya Tivibu üyeliğini talimat doğrultusunda  iptal etmedim. Türkçe Olimpiyatlarına katılmadım, yardım etmedim. Onların kurum  veya kuruluşlarında çalışmadım. Gazetelerine abone olmadım, abone kazandırmadım.  FETÖ'nün hiçbir toplantı ve etkinliğine katılmadım. Fetullah Gülen'le görüşmedim.  Örgüt içi evlilik yapmadım. Özellikle tekrar etmek istiyorum. Müdürümün istemiyle  görüştüğüm kişiler devlet tarafından atanmış kişilerdi. Ben ve ailem bu dava  yüzünden mağdur olduk. Doktor kızım benimle aynı soyismi taşıdığı için bu dosyaya  dahil edildi. Bu sebeple açığa alındı. Hiçbir baba benim yerimde olmak istemez.  Beraatimi istiyorum."
 
  Savunmasını tamamlayan Nazmi Mete Cantürk'ün savunmasının sonunda  gözyaşı döktüğü görüldü.
 Duruşmada savunması sorulan diğer sanıklar Sevim Cantürk ve Kevser  İrem Cantürk de suçsuz olduklarını öne sürerek, beraatlerini talep etti.
 
  
Davaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Nazmi Mete  Cantürk'ün, "FETÖ'ye bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün  hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Heyet, diğer sanıklar Sevim Cantürk ve Kevser İrem Cantürk'in ise  delil yetersizliğinden beraatine hükmetti.
 Beraatine hükmettiği Sevim ve Kevser İrem Cantürk'ün adli kontrol  tedbirlerinin kaldırılmasını da kararlaştıran heyet, hapis cezası verdiği sanık  Nazmi Mete Cantürk hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının ise devamını hükme  bağladı.
 
15 yıl isteniyordu
 
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca  hazırlanan iddianamede, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada  "FETÖ'ye yardım" suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan (11 Haziran 2020)  ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un soruşturma sürecindeki  ifadesinde, "Nazmi Mete Cantürk'ün Zaman gazetesi okuduğu, çevresinde dini  sohbetler yaptığı, FETÖ sempatizanı olabileceği" beyanında bulunduğuna yer  verilmişti. Sanık Cantürk'ün FETÖ'den dava açılmış kimisi tutuklu kimisi firari  birçok kişiyle irtibatının bulunduğu belirtilen iddianamede, sanığın bu kişilerle  irtibatı hakkında görev tanımı kapsamında makul ve mantıklı izahlarda  bulunamadığı, yoğun görüşmelerinin, örgüt içi irtibat ve bağlantılarının  olduğunun ortaya konduğu kaydedilmişti. Sanık Sevim Cantürk'ün ise FETÖ elebaşısının çağrısı üzerine örgütle  bağlantılı olduğundan kapatılan Bank Asya'daki hesabında artırımda bulunduğu,  örgütten hakkında işlem yapılan bazı kişilerle yoğun irtibatının bulunduğu ifade  edilen iddianamede, bu kişinin örgütün "sohbet" adını verdiği toplantılarına  iştirak ettiği ve örgütçe tertip edilen okuma yarışmalarına katıldığı  anlatılmıştı.
 Cantürk çiftinin kızları Kevser İrem Cantürk ile ilgili iddialara da  yer verilen iddianamede, 3 sanığın da "FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak"  suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.