AB ile vize serbestisi süreci hız kazanacak

AA |  20 Eylül 2019 Cuma - 12:28 | Son Güncelleme : 20 09 2019 - 12:28

Türkiye, AB ile Vize Serbestisi Diyaloğu'nda 72 kriterden 66'sını yerine getirdi. Kalan 6 kriteri terörle mücadele mevzuatının gözden geçirilmesi, Europol anlaşması, GRECO tavsiyeleri, üye ülkelerle adli iş birliği, kişisel verilerin korunması ve Geri Kabul Anlaşması'nın tam uygulanması oluşturuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AB ile Vize Serbestisi Diyaloğu Sürecine ilişkin genelgesiyle kriterlerin karşılanmasına yönelik çalışmaların hız kazanması bekleniyor.


Türk vatandaşlarının Schengen bölgesinde  vizesiz seyahatini sağlaması öngörülen Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Vize  Serbestisi Diyaloğu'nda kalan 6 kriterin karşılanmasına yönelik çalışmaların  yakında hız kazanması bekleniyor. Türkiye'nin 1963'te başlayan AB'ye üyelik sürecinde son döneme  damgasını vuran en sıcak başlıklardan biri vize serbestisi oldu.  Türkiye ile AB arasında Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni ve  Geri Kabul Anlaşması’nın 16 Aralık 2013’te Ankara’da imzalanmasıyla Vize  Serbestisi Diyaloğu resmi olarak başladı. Varılan uzlaşı, Türk vatandaşlarının  Schengen alanına vizesiz seyahatlerinin Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması'nın 1  Ekim 2017 itibarıyla tüm hükümleriyle uygulanmasının ardından 2018 yılı  içerisinde sağlanmasıydı. Vize serbestisi, biyometrik pasaportu olan Türk  vatandaşlarının Schengen bölgesine 180 gün içinde üç aylık vizesiz giriş imkanı  öngörüyordu.
 
 AB'ye üyelik sürecinde diğer aday ülkelere uygulanan süreç ve tutumun  Türkiye'ye gösterilmemesi ve sürekli öne sürülen siyasi engellerin Türkiye-AB  ilişkilerini zorladığı bir dönemde, Suriye'deki iç savaş nedeniyle yaşanan göç  krizi vesilesiyle ilişkilerde yeniden canlanma dönemi başladı.  29 Kasım 2015'teki ilk Türkiye-AB Zirvesi'nde kabul edilen ortak  bildiriyle, üyelik müzakerelerinin yeni fasıllar açılarak yeniden  canlandırılması, terörle mücadelede iş birliğinin güçlendirilmesi, düzenli  zirveler gerçekleştirilmesi, siyasi, ekonomik ve enerji alanlarında üst düzeyli  diyalog mekanizmaları yoluyla yakın iş birliğinin sürdürülmesi, Türkiye'deki  Suriyeli sığınmacılar için AB tarafından mali yardım tahsis edilmesi ve Gümrük  Birliğinin güncellenmesi konularında atılacak adımlar belirlenerek bir takvim  oluşturuldu. Bu takvimde en önemli başlıklardan biri de vize muafiyeti sürecinin  öne çekilmesi oldu.
 
18 Mart 2016'daki üçüncü zirvedeki ortak bildiri temelinde, Türk  vatandaşlarının Avrupa ülkelerine vizesiz seyahat etmesini sağlayacak "vize  serbestisi" tarihi bir kez daha öne çekildi, takvim 2016 Haziran'ının sonu olarak  belirlendi.  Sürecin söz konusu tarihte başlayabilmesi için AB Komisyonunun aynı  yıl en geç mayıs başında AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosuna üçüncü ve son vize  ilerleme raporu ile vize serbestisi önerisini sunması gerekiyordu. Dolayısıyla  Yol Haritası’nda kayıtlı maddelerin nisan sonuna kadar Türkiye tarafından  karşılanması gerekecekti. Bu doğrultuda gerekli çalışmalar yürütüldü ancak vize  serbestisi konusunda ilerleme sağlanamadı.
 
Geçen yıl hız kazanmıştı
 
 Türk vatandaşları için Schengen bölgesine vize serbestisi sağlamak  için gerekli 72 kriterin yerine getirilme süreci 2018'de hız kazandı. Süreçteki kriterlerden biri olan biyometrik pasaportlarla ilgili  kriter yerine getirilerek gündemden düştü ve tamamlanması gereken sadece 6 kriter  kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de bu  hafta yayımlanan AB ile Vize Serbestisi Diyaloğu Süreci"ne ilişkin genelge ile  "Vize Serbestisi Yol Haritası"nda kayıtlı kriterlerin karşılanmasına yönelik  çalışmalara hız verilerek, Avrupa Komisyonu tarafından karşılandığı teyit edilen  kriterlerle ilgili çalışmaların sürekliliği sağlanacak.  Erdoğan, eylül başında  2019-2020 Adli Yıl açılışındaki konuşmasında,  30 Mayıs'ta açıkladığı Yargı Reformu Strateji Belgesi hakkında "AB organları her  ne kadar ülkemize karşı açıkça ayrımcı bir tutum içindeyse de biz bu reform  belgesiyle aynı zamanda tam üyelik yükümlülüklerimize olan bağlılığımızı da  göstermiş oluyoruz." demişti.
 Şu anda Türkiye'nin tamamlaması gereken 6 kriter bulunuyor.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, mayıs ayında yapılan Reform Eylem Grubu toplantısında da  ilgili bakanlıklar ve kurumlardan bunların bir an önce yerine getirilmesini  istemişti.
 
Gelecek aylarda somut sonuçlar bekleniyor
 
  Vize Serbestisi Diyaloğu çalışmaları kapsamında kurumlar arasında daha  önce 6 çalışma grubu kuruldu. Bu gruplar çalışmalarını sürdürüyor. TBMM'nin 1 Ekim'de açılmasıyla yasal çalışmaların başlaması  bekleniyor. Bu 6 kriterin tamamının "teknik olarak" birkaç ay içinde yerine  getirilmesinin mümkün olduğu vurgulanıyor. Yetkililer, Türkiye'nin seçim ortamından çıktığını hatırlatarak, somut  sonuçları eylül ve ekimden sonraki dönemde görmeye başlamayı bekliyor.
  Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de "Ekim ayında Meclis açıldığında ilk  gündem maddesi, Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin hayata geçmesi olacaktır."  demişti.
 
Türkiye ile AB arasındaki diyalogda kalan 6 kriter ve bunlardaki son  durum ise şöyle:
 
   Terörle mücadele mevzuatı
 
  Terörle mücadele mevzuatının gözden geçirilmesi sadece terörle  mücadele yasasını içermiyor, aynı zamanda ceza kanununun bazı maddeleri de bu  kapsama giriyor. Gösterilerde yüzünü kapatanların durumu ve ifade özgürlüğü konusunda  taraflar arasında sorun bulunuyordu.  "Yüz kapama terör suçu mu olarak tanımlanmalı yoksa gösteriler  kanunundaki normal suç mu olmalı?" sorusu tartışılıyordu. Buradaki yasal  çalışmanın da AB ile vize serbestisi diyaloğunda zorluk çıkarmayacağı tahmin  ediliyor. Terör tanımıyla ilgili zorluk olabilir ama AB tarafı daha önce  "Türkiye'nin bir Lüksemburg olmadığını biliyoruz." diyerek esneklik sağlamaya  hazır bir görüntü çizmişti. Türk tarafı dünyada hiçbir ülkenin aynı anda PKK,  DEAŞ ve FETÖ gibi 3 terör örgütüyle mücadele etmediğinin altını çizerek AB  tarafına pozisyonunu anlatıyor.
 
Europol anlaşması
 
 Avrupa Birliği Polis Teşkilatı (Europol) ile operasyonel iş birliği  anlaşması imzalanması gerekiyor. Burada teknik bir sorun bulunmuyor.
 
 GRECO tavsiyeleri
 
 Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO) tavsiyeleri  bir başka kriter başlığı. GRECO tavsiyelerinin uygulanması ve Saydamlığın  Artırılması ve Yolsuzlukla Mücadelenin Güçlendirilmesi Eylem Planı’nın  (2016-2019) güncellenerek uygulanması    bekleniyor. Daha önce Başbakanlık Teftiş  Kurulunun yürüttüğü çalışmalarla ilgili bir mekanizma kurulması gerekiyor. Bu  konu hakkındaki çalışmanın hazır olduğu belirtiliyor.  TBMM üyelerinin etik kurallarına ilişkin bir çalışmanın yapılması da  bu kriter başlığı altında bulunuyor. Konunun seçimden önce TBMM gündeminde olduğu  hatırlatılarak gelecek dönemde meclis çalışmaları içinde bunun da ele  alınabileceği ifade ediliyor.  Siyasi partilerin finansmanıyla ilgili mevzuatta değişiklik yapılması  da bu konudaki bir başka başlık.
 
  Üye ülkelerle adli iş birliği yapılması
 
  Tüm üye ülkelerle adli iş birliği de bir diğer kriteri oluşturuyor. Bu  iş birliği genel olarak suçluların iadesi meselesini içeriyor.   Burada sorun Güney Kıbrıs Rum yönetiminin AB üyeliği. Türkiye'nin,  tanımadığı Rum yönetimi ile iş birliği yapması mümkün değil ancak iyi niyetle  soruna bir çözüm bulunabileceği belirtiliyor ve Kosova'nın durumu örnek  gösteriliyor.  Kosova'yı tanımayan ülkeler bulunduğu için bu ülkenin durumuna bir  formül bulundu. AB'nin adli iş birliği temsilcisi ataması, temsilcinin adli iş  birliği anlaşmasını imzalamasıyla sorun çözüldü.
  
Kişisel verilerin korunması
 
  Bu kriter, kişisel verilerin korunması kanunu ve kurumunun AB  standartlarıyla uyumlu hale gelmesini öngörüyor. Türkiye burada çok fazla bir sorun görmüyor. 15 Temmuz'dan sonraki  olağanüstü süreçte OHAL nedeniyle adım atılamamıştı. Temmuz 2018'de OHAL  kalktıktan sonra bu konunun çözümünün de daha kolay olması bekleniyor.
 
Geri Kabul Anlaşması'nın uygulanması
 
Geri Kabul Anlaşması, Türkiye üzerinden AB'ye geçen kişilerin geri  alınmasını içeriyor. Türkiye'nin yerine getirmesi beklenen 6 kriterden sonuncusu da bu  anlaşmanın tüm boyutlarıyla, yani üçüncü ülke vatandaşları için de uygulanması. Geri Kabul Anlaşması'nın imzalanması da zaten vize serbestisinin  başlangıcına bağlanmıştı.
 
 
 
 

ETİKETLER