AB’den sondaj tehdidi

25 Şubat 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 25 02 2018 - 2:30

İtalyan ENI’ye ait sondaj gemisinin Türk savaş gemileri nedeniyle Akdeniz’i terk etmesi üzerine AB, Rumlar’ın şikayetiyle harekete geçti. Türkiye’yi 26 Mart’taki Varna zirvesini iptal etmekle tehdit etti


Güney Kıbrıs Rum hükümeti yetkilileri, 9 Şubat’ta Türk yetkililer tarafından engellenen İtalyan sondaj gemisinin tekrar yolunun kesildiğini öne sürdü. İtalyan enerji devi ENI’ye ait Saipem 12000 adlı gemi, sondaj amacıyla 9 Şubat’ta durdurulduğu alana doğru tekrar yola çıkmıştı. Ancak Güney Kıbrıslı yetkililerin açıklamasına göre Türk yetkililer gemiyi tekrar ‘tehdit’ etti. 5 Türk savaş gemisi tarafından durdurulan sondaj gemisi geri dönmek zorunda kaldı. Geminin Limasol Limanı’na döndüğü ve burada birkaç gün bekleyeceği açıklandı. Türkiye, Güney Kıbrıs Rum hükümetinin bölünmüş adanın bütün karasularında doğalgaz arama hakkı olmadığını, bazı bölgelerin kendi sularına girdiğini belirterek 10 Mart’a kadar bölgede tatbikatı sürdüreceklerini duyurdu.

‘Dayanışma içindeyiz’

Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis konuyu Brüksel’de yapılan AB liderleri toplantısı gündemine taşıyacağını duyurdu. Anastasiadis, ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi üyelerine yolladığı bir mektupla Türkiye’nin Akdeniz’deki haklarını çiğnediğinden şikayet etti ve Kıbrıs’ta yeniden müzakerelere başlanabilmesi için Türkiye’nin Akdeniz’deki çalışmalarının son bulması gerektiğini kaydetti. Ankara-Brüksel ilişkilerinin gerilmesine neden olan sondaj kriziyle ilgili AB’den de yeni bir açıklama geldi. AB liderlerinin Türkiye’ye tepki olarak 26 Mart’taki Varna zirvesini iptal etmeleri gündemde. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Brüksel’deki AB liderler zirvesinden sonra gazetecilere konuştu. Tusk, AB üyesi ülkelerin liderlerinin Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan ile dayanışma içinde olduklarını ifade ettiklerini ve Türkiye’ye bu eylemlerine son vermesi için acilen çağrıda bulunduklarını söyledi. Tusk, liderlerin, Güney Kıbrıs’ın ‘AB hukuku ve uluslararası hukuk çerçevesinde kendi doğal zenginliklerini araştırıp işletme’ hakkı olduğunu vurguladıklarını belirtti. Tusk, Ankara ile ‘işbirliğine hazır olduklarını’ ancak AB liderlerinin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 26 Mart’ta Bulgaristan’ın Varna kentinde görüşüp görüşmeyeceğine 22-23 Mart’taki AB Konseyi zirvesinde karar vereceklerini açıkladı.

‘Petrol ve doğalgazda KKTC’nin de hakkı var’

Güney Kıbrıs’ın 2011 yılındaki tek taraflı MEB hamlesinden hemen sonra Kuzey Kıbrıs da Ankara ile anlaşarak Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ada açıklarında petrol ve doğal gaz arama yetkisi vermişti. Ancak TPAO’ya yetki verilen bölgelerden bazıları, Güney Kıbrıs’ın uluslararası enerji şirketleri aracılığıyla arama yaptırdığı parsellerle çakışıyor. Bunlardan biri de ENI’nin arama yapması planlanan 3’üncü parsel. Türkiye, söz konusu sondaj çalışmalarıyla Kıbrıslı Türklerin adanın çevresindeki doğal zenginlikler üzerindeki hakkının hiçe sayıldığını belirtiyor. Kıbrıslı Rumlar ise sürdürdükleri doğal gaz arama faaliyetlerini egemenlik hakkı olarak görüyor ve olası bir ekonomik kazancın ada birleştikten sonra tüm Kıbrıslılara adilane bir şekilde paylaştırılacağını savunuyor.