7’den büyük deprem riski yüzde 60’a çıktı

BURAK KARA / bkara@gazetevatan.com |  20 Ağustos 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 20 08 2017 - 2:30

17 Ağustos depreminin 18’nci yıldönümünde yıllardır büyük bir depreme hazırlandığı söylenen İstanbul’un durumunu, Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Naci Görür ile İstanbul’u bekleyen tehlikeyi masaya yatırdık.


17 Ağustos 1999 gecesi, saat 03.02’de meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki büyük Marmara depreminde 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi. Resmi rakamlara göre 23 bin 781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı. 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 işyeri hasar gördü. Yaklaşık 16 milyon kişiyi etkileyen depremde İstanbul’da 454 kişi yaşamını yitirdi, 18 bin 162 konut oturulamayacak hale geldi. Geçtiğimiz günlerde Türkiye, Bodrum’da yaşanan deprem ve tsunami felaket ile sarsıldı. 17 Ağustos depreminin 18’nci yıldönümünde yıllardır büyük bir depreme hazırlandığı söylenen İstanbul’un durumunu Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Naci Görür ile İstanbul’u bekleyen tehlikenin ne kadar gerçek ve yakın olduğunu masaya yatırdık.

Alarmdayız, bekliyoruz

Hocam Marmara’daki hareketlilik ne durumda? Büyük depremin eli kulağında mı?

Öyle eli kulağında falan değil! Marmara’da 1999’dan beri yaptığımız çalışmalarda zaman zaman halka açıkladığımız neyse, o durum devam ediyor. Halen alarmda, bekliyoruz. Marmara’da yapılan çalışmaların ortaya koyduğu, en az 7.2 büyüklüğünde deprem beklediğimiz gerçeği. Dolayısıyla Marmara o riski her an taşıyor. Çıkan sonuç artı/eksi bunun üzerine 10-15 sene değişebilir. Olma olasılığı 1999’dan itibaren 30 yıl sonra olabilir, 10 sene daha ileri veya geri gidebilir. O risk yüzde 60 ve üzerinde. Yazı tura örneğinde bile olasılık yüzde 50 düşünün.

Tek parça kırılırsa 7,6 kaçınılmaz

Bugüne kadar araştırmalar neleri ortaya çıkardı?

1999’dan başlayıp 2012’ye kadar yürüttüğümüz bir araştırma var. Kandilli Rasathanesi çalışmalar yürütüyor. Onun dışında Marmara’da sürekli bir gözlem araştırma maalesef yok. Elimizdeki veriler tehlikenin bahsettiğim şekilde olduğunu ortaya koyuyor. Marmara Denizi dünyanın hakikaten jeolojisi en iyi bilinen denizlerinden biri haline geldi. Marmara’nın altındaki Kuzey Anadolu fay hattı en iyi şekilde incelendi. Kaç fay olduğu, boyutları ve özellikleri, aralarındaki ilişki, hangisinin kırılmaya hassas olduğu, sonuçların neler olacağı gibi bilgiler ortaya kondu.

Nedir şu an Marmara’da gördüğünüz peki?

Tekirdağ çevresi, Mürefte, Adalar arasındaki fay hattı önce kırılabilir. Bu, aşağı yukarı 70 km uzunluğa sahip. Bu fay kırılırsa 7’nin üzerinde deprem üreteceği, Adalar’ın güneyindeki fay hatları da (50 - 60 km) aynı anda kırılırsa o zaman 7.6 gibi büyüklükte bir depreme ulaşılabileceği ortaya kondu. 1766’da olmuş mesela. Önce biri aradan üç ay geçince diğeri kırılmış. Tabii o da kötü.

250 bin kişi risk altında

1 milyon 600 bin bina, İstanbul’daki resmi rakam. Mühendislik desteği görmemiş bina sayısı yüzde 60 sizin beyanatınza göre değil mi?

Benden ziyade devletin verdiği resmi rakamlardır bunlar.

Bir bilanço çıkarılım mı hocam?

Evet, yüzde 60’ı mühendislik desteği görmemiş dedik. Bu binaların güçlendirilmesi çok uzun sürer. TOKİ’nin bütün yaptığı binaları toplasanız birkaç yüzbini geçmez. Dolayısıyla verdiğiniz rakam çok iyimser, bir milyon bina desen on senede TOKİ 100 bin bina yapmış. 1 milyon bina 100 yıl sürer.

Yüzde 1’i, 16 bin bina mı?

Evet. Her binada dört daire desen, her daireye 4 kişi koysan. Risk açık bir şekilde ortada.

Projeksiyonuza göre 250 bin kişi ölme ve yaralanma riski taşıyor değil mi?

Yüzde 1 binanın yıkılacağını düşünürseniz, diyelim ki 250 bin insan tehlike altına giriyor. Bunların yüzde 50’si ölmese yine rakam çok yüksek. Öyle küçümsenecek bir tehlike değil. İşi ciddiye almak lazım. 1999’dan bu yana 18 sene geçti. O depremden sonra bu hızla devam etseydik biz bugün bunları konuşuyor olmayacaktık. 1999’dan sonra milat olacaktı, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak dedik, sonra ne oldu unuttuk...

İstanbul’un kuzeyinde Gölcük etkisi

İstanbul’un en  riskli semtleri neler? Hangi hat çok riskli?

Deprem hattına 10-15 km’deki sahiller var ve bu sahil uzunluğu 10-12 km olduğuna göre bu yerler tehlikeli. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden  doğu-batı yönünde uzanan paralel bir hat var. Kuzey İstanbul, yani Sarıyer gibi semtler beklenen depremi, Gölcük depreminde ne kadar hissedildiyse o kadar hissedilecekler.          

Çizginin güneyinde kalan alanlar, Beşiktaş, Kadıköy gibi semtler 99 Gölcük Depremi’nde hissettiklerinden kat be kat daha güçlüsünü hissedecek. 7.2 büyüklüğünde bir deprem beklediğimiz için bu büyük yıkım demek.

Yüzde 20 hazırız

Peki 18 yılda ne kadar yol alındı?

Depreme hazırlık deprem riskinin azaltılmasıyla ilgilidir. Dolayısıyla depremi durduramayacağınıza göre zarar azaltma çalışmaları yapılmalıdır. Belediyeler kendi ölçülerinde çalışma yaptılar, altyapı mesela. İSKİ mesela. İGDAŞ aynı şekilde. Karayolları, viyadükleri, yolları, köprüler güçlendirildi. İstanbul Valililiği projeler hazırladı. Ama yapılanlar, yapılması gerekenlerin yanında herhalde yüzde 10-15 kadardır. Eğer çok iyiyse yüzde 20’dir yapılması gerekenlerin. Halkın yaşam alanları ve yapı stoku dediğinizde iş değişiyor. Her şey devletin hastaneleri köprüleri, viyadükleri güçlendirmesi değil.

Bodrum tsunami’den ucuz kurtuldu

Peki tsunami riski var mı?

Marmara’da her büyük depremi bir tsunami takip etmiş. 1999’da da vardı. Birileri çıkıp akıl karıştırmak için tsunamiyi farklı tanımlıyor, yorum yapıyor. Son olarak Bodrum Depremi’nde olan su hareketi eğer gündüz olsaydı, çocuk yaşlı, genç, ihtiyar diyelim ki 500 bin kişi yatıyor olsa hepsini götürürdü. Herkes plajlardaydı. Çoğunu gömmüştük ne yazık ki dediğim durum olsaydı. Arabaları bile üst üste yığmış düşünün.

Edremit Körfezi civarı ne durumda?

Faylar batı-doğu hattında. Bu gerilmeye bağlı olarak da güneye doğru kırılarak geliyor faylar. Depremler hareket oldukça sürecek.

Güneş tutulması bardağı taşırabilir

21’inde de büyük güneş tutulması olacak. Aralarında bir paralellik var mı sizce?

Güneş, ay ve dünya bir hat üzerine geldiğinde dünya üzerine uygulanan çekim artar. Normal durumlarda ay dünya üzerinde çekim yapar. Özellikle deniz üzerinde gelgit akımları olur. Taşküre üzerinde ayın çekim gücü var. İkisinin birden aynı anda dünyaya çekim uygulaması litosfer üzerinde 50 cm’ye kadar kabarma oluşturabiliyor. Nasıl deniz kabarıyorsa taşkürede de oluyor. Dünyanın boyutu düşünülünce bu hissedilir bir şey değil ama yine de etkileniyor. Hatırılı sayılır bir deprem oluşturmaz. Ama bir fayda enerji öyle birikmiştir ki, deprem olacağı zaten vardır. Güneş ve ay tutulması da bardağı taşıran son damla gibidir.