3-4 derece daha serin şehirler mümkün

19 Ağustos 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 19 08 2018 - 2:30

Şehirlerdeki ısı adacıkları büyükşehirlerde sıcaklıkların normalden 3-5 derece daha fazla hissedilmesine neden oluyor. Uzmanlar gökyüzü bahçeleri, beyaz çatı ve asfaltlar, mat camlar ve su püskürten duraklarıyla şehir ısısının 3-4 derece düşürüleceğini belirtiyor.


2018 yılında küresel iklim değişikliği nedeniyle dünya en sıcak yazını yaşadı. Türkiye’de sıcaktan kavruldu, gölgede 45 dereceye varan sıcaklıklar meteorolojik kayıtlara girdi. Tüm bölgelerde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin 1,5-2 derece üstünde seyretti, İstanbul, Ankara ve İzmir’de ise şehirdeki ısı adacıkları nedeniyle termometreler mevsim normallerinin 4-5 derece üstüne çıktı.

Sıcaklardan bir tek ülkemiz etkilenmedi, Japonya’da aşırı sıcaklar yüzünden 138 kişi yaşamını yitirdi; İsveç, Norveç ve Finlandiya gibi ülkelerde bile sıcaklıklar 30-31 dereceyi buldu, İyi ama sıcakların şehirlerde bu kadar çok hissedilmesinin tek nedeni sadece sıcaklığın derecesi mi? Eğer böyle düşünüyorsanız etrafınıza bir bakın.. Peki sıcaklıklardan kurtulmak akıllı mimari çözümlerle mümkün mü? Üstelik enerji harcamadan... 

 

Trafikte binlerce araç, sıcaklığı tekrar tekrar yansıtan asfalt, iç mekanı soğuturken motorunun sıcaklığını havaya veren klimalar, absorbe ettiği güneş ışığını sokağa hapseden yüksek binalar varken sıcaklığı bu kadar hissetmemizin bir nedeninin de şehir planlama olduğu anlaşılıyor. Şehir planlama ve mimariyi, bizi nispeten daha ‘serin tutacak’ şekilde yapılandırmanın aslında dört yolu var.

Gökyüzü bahçeleri

Bitkilerin yaprakların buharlaştırdığı hava da sıcaklığı ‘kırar’. Psikolojik olarak iyi hissettirmesi bir yana, Singapur, çıtayı daha yükselterek hızla artan nüfusun sonucu olarak giderek yükselen binalara çözüm olarak 1967’de ‘Bahçe şehirleri’ yaptı. Şimdi Singapur’un 100 hektarlık gökyüzü bahçeleri var. Dünyada Singapur’dan ilham alarak, binalarını ufak çaplı bir ormanla donatan yüzlerce gökdelen var.

 

Sıcaktan koruyan beyaz çatılar

Siyahın güneş ışınlarını çektiği, beyazın ise geri yansıttığı herkesin aklında bir ilkokul bilgisi olarak kalmıştır. Aynı şey çatılar için neden geçerli olmasın ki? Sıcaklıktan korunmak istiyor, doğaya ayak uydurmak isteniyorsa kullanılan materyalleri değiştirmek bunun en basit yolu. Sadece birkaç kova beyaz boya ile evlerin sıcaklığını düşürmek mümkün. Örneğin ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 2005 yılından bu yana yeni inşa edilen ticari yapılarda beyaz çatı yapılması zorunlu. Arthur Rosenfeld of the Lawrence Berkeley Ulusal Labaratuvarı’nın verdiği bilgiye göre siyah çatılı bir binanın çatıkatında yaşamak sıcaklık kaynaklı ölümleri artırıyor. The New York Cools Roofs girişiminin beyaza boyadığı 500,000m2’lik çatı sayesinde, dünya, 2 bin 282 tonluk karbondioksit salınımından kurtuldu.

 

En hızlı serinleten yöntem

Su, şehirleri serinletmek için aslında yüzyıllardır kullanılıyor. Örneğin İspanya’daki Alhambra Sarayı’nda Akdeniz’in nemli havasından korunmak için sarayın avlusuna su kemerleri, havuzlar yaptılar. Çin’in güneybatısındaki Chongqing şehrinin otobüs duraklarında ise doğrudan su püskürtme uygulaması oldukça yaygın. Bu yöntem, havayı 5-7 derece serinletiyor.

 

Dinamik cepheler ışığı kırıyor

Çoğu gökdelenin, güneş ışığını içeri almayacağı düşüncesiyle siyah ve hareket ettirilmesi dışarıdan mümkün görünmeyen dev pencerelerle kaplanıyor. Ancak bir şemsiye mekanizması mantığıyla dinamik şekilde inşa edilen dış cephesiyle, Abu Dubai’deki Al Bahr Kuleleri örnek teşkil ediyor. Arap mimarisinde yaygın bir yere sahip olan ‘mashrabiya’ tekniği, ışığın binaya girişinin kontrol ediyor. Hava sıcaklığına göre açılıp kapanabiliyor. Doğa dostu mimari, karbondioksit emilimini de üzde 20 oranında azaltıyor. 1,049 adet altıgen pencere, bir çiçek gibi açılıp kapanırken güneş ışığından da maksimum verim sağlanıyor.

 

Çatı bahçeleri ısıyı emerek şehre nefes aldırıyor

Sürdürebilir, yaşanabilir kentlerde gelecek nesillerimizin de yaşayabilmesi için İmar Planlarında ‘Meteoroloji Mühendisleri’ mutlaka yer almalıdır” diyen  Meteoroloji Mühendisleri Odası 2’nci Başkanı Ahmet Köse, büyükşehirlerdeki ısı adacıklarının etkisini azaltmak için şunların yapılması gerektiğini söylüyor, 

- Şehir içlerinde büyük yeşil alanlar yaparak küçük ölçekli şehir meltemleri oluşturulabilir. Hem sıcaklığın düşmesi sağlanabilir hem de kirliliğin etkisi azaltılabilir.

- Yeni planlanan yerleşim alanlarında cadde genişlikleri ve çevresindeki kat sayıları gök görüş oranı dikkate alınarak hesaplanmalı. Çünkü küçük değerli gök görüş oranına sahip şehir kanyonları rüzgar hızını düşürerek sıcaklık ve kirlilik dağılımını etkiliyor.

- Bunun yanında bina çatılarının uygun olanlarına çatı bahçelerinin yapılmalı bu bahçeler sıcaklığın 0.8-1 °C azalmasını sağlar.

- Gökdelenlerin cephesi, şeffaf cam malzeme kullanılarak yapıldığında, aşırı ısı, ışık ve parlama sorunları ile karşılaşılıyor ve bu yansımalar belli bölgelerdeki sıcaklığı yaklaşık 1 derece daha yükseltiyor. Gökdelenler cam kutular olarak değil, opak (dolu) cepheler olarak tasarlanmalı.

- Doğada olmayan bir yükselti yaptığınızda (gökdelen gibi), bina yüksekliğinin 50 katına kadar uzayabilen mesafede rüzgarsız alan oluşturuyor, sirkülasyon duruyor. İstanbul,  Antalya ve İzmir bu nedenle artık daha az rüzgar alıyor ve sıcaklık artıyor.

ETİKETLER


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
Yırtık 5 Euro nasıl kendini tamamladı!
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep