200 yıldır kayıp Türk Kırmızısı yeniden doğdu

09 Temmuz 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 09 07 2017 - 2:30

200 yıldır kayıp olan Türk Kırmızısı uzun bilimsel çalışmaların sonucunda yeniden renk skalasındaki yerini aldı.


Türkler’i tekstil literatürüne ve dünya tekstil mirasına kazandırdıkları en önemli kelimelerden biri 200 yıldır kayıp olan Türk Kırmızısı rengi. Dr.Yalçın Ayaslı ve Dr. Serpil Ayaslı’nın kurduğu Turkish Cultural Foundation-TCF (Türk Kültür Vakfı) tarafından hayata geçirilen Kültür Mirasını Koruma ve Doğal Boya Laboratuvarı da Türk Kırmızısı reçetesini tespit etmek için bir proje başlatarak, Türkiye’deki müzelerden ve yurtdışındaki birçok arşiv ve müzeden Türk Kırmızısı ile boyanmış örneklerin analizlerini yaptı. Uzun bilimsel çalışmaların sonucunda 200 yıldır kayıp olan Türk Kırmızısı’nın gizemini çözülerek Türk Patent Enstitüsü tarafından Türk Kültür Vakfı adına tescil edildi. Renk önümüzdeki yıl Pantone katoloğuna da girecek. Türk Kırmızısı’nın yeniden günyüzüne çıkarılma hikayesini Turkish Cultural Foundation-Turk Kultur Vakfi danışmanı ve Kultur Mirasi Koruma ve Doğal Boya Laboratuvarı yoneticisi Prof. Dr. Recep Karadağ anlattı.
 
Kültürel Mirası Koruma ve Doğal Boya laboratuvarının kuruluş amacı nedir?
 
Kültürel Mirası Koruma ve Doğal Boya Laboratuvarı, Dr. Yalçın Ayaslı ve Dr. Serpil Ayaslı tarafından 2000 yılında ABD’de kurulan Turkish Cultural Foundation (TCF)- Türk Kültür Vakfı’nın bir projesi olup, yine Ayaslı ailesi tarafından hayata geçirilen Armaggan markasının desteğiyle 2010 yılında İstanbul’da çalışmalarına başlamıştır. Doğal bitki örtüsü bakımından dünyanın en zengin topraklarına sahip olan Türkiye aynı zamanda boya bitkileri bakımından da dünyanın en zengin ülkesidir. Bu nedenledir ki gerek Selçuklular, gerek Osmanlılar bu zengin boya bitkilerini tekstilin her alanında kullanmıştır. Bu açıdan bakıldığında Ayaslı ailesinin bu çalışmadaki vizyonu Türkiye’nin doğal boyalarla üretilmiş tarihi dokumalarının korunması ihtiyacına hizmet etmek ve yeni üretimlerde insan, çevre ve kültürel miras ögelerine saygıyı ilk öncelik haline getirmektir. Laboratuvarın bir hedefi Türkiye’nin tekstil mirasını korumak ve tanıtmak, bu amaçla Türk el dokumalarının boyanmasında tarih boyunca kullanılan doğal boyaların bilimsel envanterini çıkarmaktır. 
 
Türk Kırmızısı’nın hikayesi nedir?
 
Türkler’in tekstil literatürüne ve dünya tekstil mirasına kazandırdıkları en önemli kelimelerden birisi Türk Kırmızısı’dır. 16’ncı yüzyıldan itibaren boyamacılık alanında bütün dünyada ün yapmış olan Türk Kırmızısı veya Edirne Kırmızısı boyaması usta çırak öğretisine dayalı olarak gizemini ve gizliliğini uzun yıllar korumuştur. Bu tekniğin Batı Avrupa’ya tanıtılması 1746’da Türk Kırmızısı boyayan iki boyacı ustasının İzmir’den Fransa’ya götürülmesi ile  bu boyacılar tarafından getirilmiş ve oradan da İngiltere’ye yayılmıştır. 19. yüzyılda Glasgow’da Türk Kırmızısı boyayan altı fabrikanın olduğu biliniyor. Boyama basamakları uzun ve zahmetli olan bu boyamanın reçetesi tam olarak bilinmiyordu. Türk Kırmızısı boyama reçetesinin tespit edilerek kayıt altında alınması kültürel mirasımızın korunmasına, sanat ve bilim dünyasına kuşkusuz önemli bir katkıdır. 
 
Kaç yıldır kayıptı bu renk?
 
200 yıldır kayıptı.
 
Siz nasıl yeniden ortaya çıkardınız? 
 
Türk Kırmızısı’nın yeniden boyanması amacıyla dünyada birçok üniversite, araştırma laboratuvarları ve enstitüler tarafından uzun yıllar çalışmalar yapıldı. Laboratuvarımız da Türk Kırmızısı reçetesini tespit etmek için bir proje başlatarak, Türkiye ve yurtdışındaki bir çok müzelerden aldığı Türk Kırmızısı ile boyanmış eserlerin mikro örnekleri üzerinde analizler yaptı ve bu bu konudaki literatür üzerinde kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Bunların sonucunda elde edilen bilgi ve verilerin analizi ışığında boyanın reçetesini çıkararak pamuğun boyama süreçlerini geliştirdik.