Tedavide temel prensip...

AA |  25 Mart 2019 Pazartesi - 15:45 | Son Güncelleme : 26 03 2019 - 15:59

Prof. Dr. Samet Topuz, "Menopoz tedavisinde temel prensip tedavinin bireyselleştirilmesi ve kişinin ihtiyaçlarına uygun olarak tedavinin düzenlenmesidir. Asıl amaç vazomotor semptomların önlenmesidir." dedi.


İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Jinekolojik Onkoloji Bilim Dalı Başkanı  Prof. Dr. Samet Topuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insan hayatının uzamasıyla  birlikte kadınların hayatının üçte birinin menopoz döneminde geçtiğini  belirterek, menopozun kadınlarda yumurtalıkların fonksiyonlarının bitmesi sonucu  menstrüel kanamaların kesilmesiyle karakterize hormonal, psişik, fiziksel ve  bilişsel değişiklikleri içeren bir hayat dönemi olduğunu anlattı.
 
 
 Bir kadının 12 ay süreyle adet görmemesi veya gonadotropin olarak  tanımlanan bazı hormonların eşik değerin üstüne çıkmasıyla menopoz tanısının  konulduğunu belirten Topuz, "Menopoza geçiş genellikle aşamalı bir süreçtir. 47  yaş civarında  başlayan  bu süreç,  dört yıl kadar sürebilir. Ortalama menopoz  yaşı 51'dir. Menopoz yaşını belirleyen en önemli faktör genetik faktörlerdir.  Kötü beslenenler, vejetaryanlar ve sigara kullananlar daha erken menopoza  girerler. 40 yaşından önce adetten kesilmeye ise erken menopoz denir." şeklinde  konuştu.
 
 Topuz, kadından kadına farklı olmakla beraber en rahatsız edici  yakınmaların kadınların yaklaşık yüzde 80'inde görülen ateş basması, gece   terlemeleri ve çarpıntı olduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
  "Bu yakınmalar ortalama bir iki yıl sürer, bazen beş yıla kadar  uzayabilir. Bunun yanında genital ve üriner sistemde östrojen hormonunun  eksikliğine bağlı olarak görülen sıkıntıların yanı sıra idrar yolları  enfeksiyonlarında artma yakınmalarını görebiliriz. Menopoz döneminde, psikolojik  semptomlardan duygu durum değişiklikleri, sinirlilik, depresyon, konsantrasyon  kaybı, uykusuzluk gibi yakınmalar olabilir. Uzun dönemde yine östrojen  eksikliğine bağlı olarak osteoporoz dediğimiz kemiklerde erime buna bağlı olarak  kemik kırıklarında artma yakınmalarını görülebilir. Ayrıca uzun dönemde  kardiyovasküler hastalıklar ve alzheimer hastalığı riskinde artma olur."
 
 "Tedavide asıl amaç, vazomotor semptomların önlenmesidir"
 
Menopoz yakınmalarını ortadan kaldırmak için öncelikle hastaların  şikayetlerinin değerlendirildiğini ve uzun dönemde karşılaşabilecekleri risklerin  hastalarla paylaşıldığını anlatan Prof. Dr. Topuz, "Temel tedavi yumurtalıklardan  salgılanması sona eren kadınlık hormonu olan östrojen hormonunun yerine  konmasıdır. Rahimi olan kadınlarda östrojeni dengelemek için progesteron içeren  kombine tedaviler verilir. Bunun yanında kemikleri korumak için kalsiyum ve D  vitamini içeren preparatları önerebiliriz." ifadelerini kullandı.
 
Topuz, östrojen hormonu tedavisi hakkında bilgi vererek, şunları  söyledi:
 
 "Bu aşamada hastanın jinekolojik muayenesi yapılıp smear alınır. Olası  jinekolojik kanserler ekarte edilir. Özellikle hipertansiyon, diyabet, kalp  hastalığı gibi sistemik hastalıkların olup olmadığı değerlendirilir. Hastanın  mamografisi istenir. Meme filminde östrojen tedavisine engel bir durum olup  olmadığına bakılır. Hastanın kan tahlilleri istenir.  Hemogram kan yağları, şeker  düzeyi, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarına gerekiyorsa kemik dansitometrisine  bakılır. Tüm bu değerlendirilmeler sonucunda hasta bilgilendirilerek tedavi  gerekiyorsa tedavi şekli   belirlenir. Östrojen hormonu oral yoldan, deriden,  vaginal yoldan veya nazal spreylerle burundan  verilebilir. Adet gördüren  kesintili veya hiç kanamanın olmadığı kesintisiz rejimler uygulanabilir.  Tansiyonu yüksek, kan yağları yüksek hastalarda transdermal yol dediğimiz cilde  yapıştırılan hormon içeren bantlar ile tedavi yapmak daha uygundur. Menopoz  tedavisinde temel prensip tedavinin bireyselleştirilmesi ve kişinin ihtiyaçlarına  uygun olarak tedavinin düzenlenmesidir. Asıl amaç vazomotor semptomların  önlenmesidir."
 
 "Egzersiz, kemikleri ve kardiyovasküler sistemi koruyacağı için  yararlıdır"
 
Hastanın risk faktörleri yoksa ilaçların doktor kontrolünde 60 yaşına  kadar güvenle kullanılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Samet Topuz, Dünya Sağlık  Örgütü'nün çalışmasında 60 yaş üstü östrojen ve progesteron birlikte kullanımının  meme kanseri riskinde çok küçük bir artışa sebep olabileceğini belirterek, 60 yaş  üstü hastalarda fayda zarar hesabının yapılması gerektiğini anlattı.
 
Topuz, menopoz dönemindeki egzersizin, erken dönemde hastaları  rahatsız eden sıcak basması ve terlemelerin tedavisinde etkin bir yöntem olduğunu  belirterek, şunları kaydetti:
 
 "Menopoz döneminde yapılan egzersiz, kasları, kemikleri ve  kardiyovasküler sistemi koruyacağından hastalar için yararlıdır. Diğer yandan  sağlıklı beslenme çok önemlidir. Dengeli ve kilo kontrolünü önceleyen, sigaranın  olmadığı ve alkolün kısıtlandığı bir beslenme tarzı menopoz döneminin sağlıklı  geçmesinde son derece önemlidir. Basit karbonhidratlar yerine kompleks  karbonhidratlar tercih edilmelidir. Örneğin kuru baklagiller, esmer ekmek ve  pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tercih edilmelidir. Et tüketiminde etin yağsız  olmasına özen gösterilmeli, pişirme yöntemi olarak haşlama, buğulama veya ızgara  yöntemi tercih edilmelidir. Fındık, kuru incir, süt ürünleri önemli kalsiyum  kaynaklarıdır. Tuzu kısıtlamak, içinde fitoöstrojen olan yeşil yapraklı bitkileri  ve kuruyemişleri tercih etmekte yarar var. Sıvı tüketimin artırılmasına da özen  göstermek gerekir. Güneş ışığından yaralanmak kemik erimesine karşı hastayı  koruyacaktır."
 

ETİKETLER