‘Hapisten çıkmak için itirafçı oldum’

30 Kasım 2017 Perşembe - 2:30 | Son Güncelleme : 30 11 2017 - 2:30

ABD’de tutuklu yargılanan Rıza Sarraf’ı suçlamaları kabul ettiği belgeyi 26 Ekim’de imzaladığı ortaya çıktı. Tanık olarak ifade veren Sarraf ‘Hapisten çıkmanın en hızlı yolu buydu’ dedi


İran asıllı Türk işadamı Rıza Sarraf’ın “kendi isteğiyle ve hiç bir baskı olmadan suçlamaları kabul ettiği” yazılı belgedeki gizlilik kararı kaldırıldı. Sarraf’ın hakkındaki suçlamaları kabul ettiği belgeyi 26 Ekim günü imzaladığı ortaya çıktı. Sistemde yer alan belgeye göre Sarraf kendisine isnat edilen tüm suçlamaları kabul ettiğini belirterek bu kararı hiç bir zorlama ve baskı olmadan kendi isteğiyle yaptığını ifade ediyor.

‘Yıldız tanık’ Sarraf

Savcının ‘yıldız tanık’ olarak nitelendirdiği Reza Sarraf dün kürsüye çıktı. Sarraf ifadesine 2016 yılında Florida eyaletinde gözaltına alınması sürecinde yaşananları aktararak başladı. “Neyle karşı karşıya olduğumu bilmiyordum. Uzun bir yolculuk sonrası şoktaydım. Doğru cevapları veremedim. Korkuyordum” dedikten sonra savcılarla yaptığı anlaşmayı doğruladı. Sarraf “İşbirliği sorumluluğu kabul etmenin ve cezaevinden çıkmanın en hızlı yoluydu” ifadesini kullandı. Daha sonra savcılıkla yaptığı işbirliği anlaşmanın üç koşula bağlı olduğunu söyledi:

- Tamamen gerçekleri anlatmak

- Savcılıkla işbirliği yapmak

- Bundan sonra hiçbir suç işlememek.

Bir otelde tutulduğu iddialarını da reddeden Sarraf, savcının “Hâlâ tutuklu durumda mısınız?” sorusuna “Evet” yanıtını verdi. Sarraf ayrıca tutukluyken bir hapishane memuruna rüşvet vermek suçunu da kabul ederek, “Bir memura bana alkol getirmesi ve cep telefonunu kullanmama izin vermesi için rüşvet verdim” dedi.

Atilla, Aslan’ı suçladı

Rıza Sarraf davasında New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde 21 aydır devam eden yargı sürecinde davanın asıldan görüleceği jürili duruşmalar Salı sabahı başladı. Halkbank Genel Müdür yardımcısı Hakan Atilla’nın yargılandığı davada, Atilla’nın avukatları Halkbank’ın eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’ı suçladı. Atilla’nın avukatları, Süleyman Aslan’ın Sarraf’tan aldığı rüşvetle ‘alçakça’ cebini doldurduğunu belirtti. Savcılıksa Atilla’yı tüm bu ağın başındaki adam olarak gösterdi. Savunma itiraz edip bu işi Rıza Sarraf’ın yaptığını söyledi. Savunmadan Rıza Sarraf’a cezaevinde kendi çıkarları adına yaşamak için bir rüşvet ağı kurduğu suçlaması da geldi.

Sarraf’ın ceza almaması mucize

New York Barosu avukatlarından Cahit Akbulut, Rıza Sarraf’ın duruşmalara katılmamasının ceza almayacağı ya da beraat edeceği anlamına gelmediğini söyledi. Akbulut, “Sarraf uzlaşmış olsa bile savcılıkla yaptığı anlaşmaya göre bir ceza indirimi alacaktır. Eğer itirafçı olduysa tanık sıfatı da taşımış olsa bu davadan ceza almadan kurtulması mucize olur. Sarraf jürili duruşmalara savcılıkla uzlaştığı için katılmayacak. Bu yüzden bu duruşmalarda sanık olarak adı geçmiyor. Tanık sanık da olabilir. Tanık sanık olması onun ceza almayacağı anlamına gelmez” dedi.

ABD’li savcı: 17-25 Aralık sürecinin devamı

Savcı davanın açlış konuşmasında Sarraf’ın tanık olacağı davanın 17-25 Aralık sürecinin devamı olduğunu resmen ilan etti, FBI’ın da olayla ilgili soruşturma yürüttüğünü ilk kez açıkladı: Mehmet Hakan Atilla’nın yalanları, ABD’nin İran’a uyguladığı ekonomik yaptırımlarda milyarlarca dolarlık delik yarattı. ABD bankalarına hile yapıp İran’ın paralarını dünyada rahatça dolaştırabilmesini sağlayan bu çok başarılı planın mimarı Atilla’dır. Sarraf niyeti ifade etti, Atilla metodu sağladı. Rüşvetle Türkiye’deki soruşturmadan (17-25 Aralık 2013) kurtulmuş olsalar da, delillerden kurtulamadılar. Bu deliller (17-25 Aralık’ta sızdırılan ses kayıtları) bugün New York’taki bu duruşmaya kadar gün ışığı görmedi.