"Cumhuriyet tarihin en yüksek tütün tüketimini yaşadık"

AA |  14 Nisan 2019 Pazar - 14:17 | Son Güncelleme : 14 04 2019 - 14:17

Türk Toraks Derneği Çevre ve Akciğer Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Elif Dağlı, Türkiye'de geçen yıl Cumhuriyet tarihinin en yüksek tütün tüketiminin yaşandığını ve kişi başına yılda bin 400 sigara düştüğünü belirterek, "Tütün kontrolünde bu kadar başarımız varken niye bu hale geldik? Tütün endüstrisi tekrar çok güçlendi. Türkiye'yi bırakmaya niyeti yok, tekrar saldırı vaziyetindeler." dedi.


Antalya'nın Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde Türk Toraks  Derneğince gerçekleştirilen  "Uluslararası Katılımlı 22. Yıllık Kongresi"  kapsamında basın toplantısı düzenlendi.
 
Kongre Başkanı Prof. Dr. Mehmet Polatlı, basın toplantısında yaptığı  konuşmada, bu yıl "Sağlıklı Nefes, Sağlıklı Dünya" sloganıyla yola çıktıklarını  söyledi.
 
Kongrede akciğer sağlığını tehdit eden konular, toplum sağlığı ve  güncel sağlık politikaları ile göğüs hastalıkları alanındaki yeni tedaviler, hava  kirliliğinin sağlığa etkisi ve alınabilecek önlemleri ele aldıklarını aktaran  Polatlı, bu konuların yurt içi ve yurt dışından birçok deneyimli bilim insanı  tarafından her yönüyle tartışılıp güncel verilerin sunulduğunu kaydetti.
 
Küresel sağlık konusunun önemine değinen ve bir ülkedeki salgının  diğer ülkeler için de risk yarattığını ifade eden Polatlı, hastalıklara karşı  önlem alınabilmesi için ülkeler arası iş birliğinin önemine dikkati çekti. 
 
Türkiye'de hava kalite değerlerinin kabul edilebilir sınır değerlerin  üzerinde seyrettiğine işaret eden Polatlı, bunda en temel nedenin fosil yakıtlar  olduğunu vurguladı.
 
Tütün ürünlerinin tüketimiyle mücadele konusunda açıklamalarda bulunan  Prof. Dr. Elif Dağlı ise Türkiye'de sigara tüketiminin arttığını bildirdi.
 
Dağlı, "Geçen yıl Cumhuriyet tarihinin en yüksek tütün tüketimini  yaşadık. 118,5 milyar sigara tükettik. Kişi başına yılda bin 400 sigara düşüyor.  Tütün kontrolünde bu kadar başarımız varken, niye bu hale geldik? Tütün  endüstrisi tekrar çok güçlendi. Türkiye'yi bırakmaya niyeti yok, tekrar saldırı  vaziyetindeler. Şimdi elektronik sigara ve ısıtılmış tütün gibi yeni ürünlerle  saldırıyorlar." dedi.
 
Bu ürünlerin kaçak ya da internet satışı aracılığıyla ülkeye  sokulduğunu anlatan Dağlı, yapılan araştırmalara göre Türkiye'de yasal olmayan  bir ürüne ilişkin 15 satış sitesi bulunduğunu bildirdi.
 
"Tek tip" sigara paketine geçilmesine ilişkin yönetmelik çıkarıldığını  anımsatan Dağlı, yönetmelikte eksiklikler olduğunu savundu.
 
Küresel ısınmaya dikkat
 
Dünya genelindeki en önemli sorunun iklim değişikliği olduğunu ve  iklim değişikliğinin artık "iklim krizi" olarak ifade edildiğini aktaran Dağlı,  şöyle devam etti:
 
"2040 yılında 1,5 derece santigrat sıcaklık artışı olacak. Bu, bitki  türlerinin yüzde 16'sı ve omurgalıların yüzde 8'inin dünyadan silinmesi anlamına  gelen bir biyolojik değişiklik getirecek. Sıcaklığın değişmesiyle birçok doğa  olayları söz konusu olacak. Felaketlerin neticesinde seller, yangınlar meydana  gelecek ve bunlardan en çok çocuklar etkilenecek. Eğer 2030'a kadar bir şey yapar  da 1,5 derece sıcaklık artışında dünyayı tutabilirsek kurtarabiliriz bu kadar  kayıpla. Eğer 2 dereceye çıkarsa ki yüzyılın sonun da 2100 yılında 2 dereceye  ulaşacağı tahmin ediliyor. 2 derecelik küresel ısınma halinde dünyada insanlar  yaşamayacak, maalesef kıyameti öngörebiliyoruz bu nedenle."
 
Aşı karşıtlığına da değinen Dağlı, aşının birçok hastalıktan korunmada  en önemli seçenek olduğunu söyledi.
 
 Aşı yaptırılmadığı zaman sağlıkta 1980 öncesi yıllara dönüleceği  uyarısında bulunan Dağlı, "Çocuklarımız gereksiz yere akciğer, beyin ve kalp  iltihabından ölüyor olacak. Bu aileler için bir seçenek değildir. Siz  yaptırmazsanız çocuğunuz hastalanırsa diğer insanları da etki altına alırsınız.  Bulaştırırsınız." diye konuştu.
 
Pulmoner emboli hastalığına dikkat
 
Kongre sekreteri Prof. Dr. Eylem Sercan Özgür de "pulmoner emboli"  rahatsızlığı hakkında bilgi verdi.
 
Hastalığın, akciğer atardamarlarının ani tıkanması sonucu ortaya çıkan  önemli bir hastalık olduğunu dile getiren Özgür, bu tıkanmanın genellikle  bacaktaki bir toplardamardan akciğere gelen bir kan pıhtısı nedeniyle geliştiğini  ifade etti.
 
Özgür, vücudun bir bölümünde oluşan ve kan dolaşımı ile vücudun başka  bir bölümüne taşınan kan pıhtısının da "emboli" olarak isimlendirildiği  hatırlatarak, hastalığın en sık ani başlangıçlı nefes darlığı, batıcı göğüs  ağrısı, çarpıntı, cilt renginin mora dönmesi, kan tükürme ve bazen de bacaklarda  şişlikle birlikte ağrı şeklinde kendini gösterdiğini kaydetti.
 
Akciğer embolisi için bazı durumlarda riskin arttığına dikkati çeken  Özgür, "Uzun süre yatak istirahati, 4 saati aşan seyahat, son 1-2 ayda ameliyat  geçirmek, travma, gebelik, şişmanlık, doğum kontrol hapı ya da hormon tedavisi  kullanımı, kan pıhtılaşmasına neden olan genetik hastalıklar, kanser varlığı,  kalp yetmezliği gibi durumlarda pulmoner emboli için risk artar." uyarısında  bulundu.
 
    
 

ETİKETLER