‘Ama suçlu İtfaiye'

31 Mayıs 2017 Çarşamba - 2:30 | Son Güncelleme : 31 05 2017 - 2:30

Aladağ’da 11’i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği Süleymancılar cemaatine ait kız yurdu yangını faciasında 7 tutuklu sanık, Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.


11 öğrenci 12 kişinin öldüğü Aladağ Öğrenci Yurdu davası Kozan’da başladı. Salon yetmeyince Ticaret ve Sanayi Odası salonuna geçildi. Bilirkişi raporu doğrulutusunda, yangında kızı da ölen yurt müdürü Cumali Genç, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur ile dernek yöneticileri Ramazan Keleş, Ramazan Dede, Mustafa Öztaş, Mahir Kılınç ve yurt çalışanı asli kusurlu kabul edilip Mahmut Deniz tutuklandı. Sanıkların bazıları ara kararla tahliye edilip, itiraz üzerine tekrar tutuklandı. 12 kişiye mezar olan yurt ise geçen ay içinde yıkıldı. Haklarında taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası istenen sanıkların, kimlik tespitinin ardından savunmalarına geçildi.
 
Sepetli itfaiye olsaydı
 
Sanıklardan Yurt Müdürü Cumali Genç, ilk kez mağdur aileler huzurundaki savunmasında, “Ben yangında 12 yavrumu kaybettim biri de benim çocuğum” diye başlayarak şunları söyledi:
“2016’nın başında göreve başladım. Elektrik, su, kalorifer tesisatı geniş çalışma yapılmış, tadilattan geçmişti. Gelen itfaiyede sadece 2 kişi vardı, vatandaşlarla kurtarma yaptık. Yangın tüpleri bakım için gönderilmişti. Pencereler de kapalıydı. Bu nedenle üçüncü katın penceresine taş atarak oradakilere ulaşmaya çalıştık. Yangın tatbikatı yapılamadı. Yangın merdivenlerinin kapıları açıktı, belki çocuklar oynarken kolları düşürmüş olabilir. İtfaiyenin kıyafetleri yoktu. Bu kadar uzun sürmesinde itfaiyenin büyük kusuru vardır. Sepetli bir itfaiye aracı olsaydı eğer yangında daha az ölüm olurdu. Yurdun kapıları kesinlikle kilitli değildi.”
Sanıklardan yurdun sahibi Mahir Kılınç “Yurt 45 yıldan beri hizmet veren bir yer. Cumali Genç orada Yurt Müdürü olarak görev yapıyordu, yapılacak tadilatlar, alınacak kişileri o belirliyordu 17 yıl yurtlarda müdürlük yaptığını biliyorum, kendisine bu yüzden yetki verdik” dedi.
Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Öztaş ise, “Eğer sepetli bir itfaiye aracı olsa bu çocukların hepsi kurtarılırdı” diye suçlamada bulundu. 
 
Bahçe hortumu ile
 
Dernek yöneticisi sanıklardan Mahmut Deniz, “Bahçe hortumu ile çıkan alevlere müdahale etmeye çalıştım fakat  etkisiz kaldı. Yangında yaralı kurtulanların arasında hem torunum hem yeğenim vardı. Eşim de bu yangında ağır yaralandı. Hatta hala tekerlekli sandalye kullanıyor” diye konuştu.
Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı olan sanık İsmail Uğur da yangının bu kadar büyümesi ve çocukların ölümünde sepetli bir itfaiye aracının olmamasını gerekçe gösterdi.
 
Yangın kapısı hep kilitliydi aşağı atlamak zorunda kaldık
 
Yangında yaralı kurtulan öğrencilerden 13 yaşındaki Seda Topbaş mahkemede mağdur olarak ifade verdi, “Biz olay anında ders çalışıyorduk, yangın kapısına koştuk kolu yoktu kilitliydi, her zaman kilitliydi. Nefes alamayınca atlamak zorunda kaldık. Bize hiç yangın tatbikatı yaptırmamışlardı” dedi.                       
14 yaşındaki Gülcan Bagır yangın merdiveninin kilitli olduğunu bildiği için aşağı atladığını anlattı. Aynı yaştaki Emine Pertek, “Camı açıp bağırdık ancak kimse duymadı. Arkadaşlarım peşpeşe atlamaya başladı. Ben de atladım. O an kadın hocalar vardı ancak o an onları görmedim” diye ifade verdi.
Kızı Tuğba yangında ölen Teslime Aydoğdu ise şunları söyledi, “Benim kapıma kadar geldiler yalvardılar. 2 sene çocuklarımı onlara vermedim. Ama daha sonra yurt bulamayınca vermek zorunda kaldım. Çocuklarımı bile bile çatır çatır yaktılar. Bu din meselesi yüzünden yaktılar iki çocuğumu da. Şu anda bize para teklif ediyorlar, korkutmaya çalışıyorlar, biz hepsinden şikayetçiyiz korkmuyoruz.”
Ölen Zeliha Avcı’nın babası Mustafa Avcı da “Bana en son sana ‘20, 30 bin lira para verelim davadan vazgeç’ dediler. Bu sanıkların suçu yoksa bize niye para teklif ediyorlar?” diye konuştu.
 
Kayıplarımız
 
Aladağ’da 29 Kasım 2016’da ortaokulda okuyan kız öğrencilerinin kaldığı, özel kız öğrenci yurdunda, elektrik kontağından yangın çıktı. Yurtta kalan eğitmen Fatma Canatan, yurt müdürü Cumali Genç’in  kızı Sare Betül Genç, 8’inci sınıf öğrencileri Sema Nur Aydoğdu, Zeliha Avcı, Sevim Köylü; 7’nci sınıf öğrencileri Gamze Bagir, Sümeyye Yetim, İlknur Maden; 6’ıncı sınıf öğrencisi Nurgül Pertlek, 5’inci sınıf öğrencileri Bahtınur Baş, Tuğba Aydoğdu ile Cennet Karataş hayatını kaybetti.