Kuzey Ege Bagimlisi Olmak İçin 10 Sebep 09 Ağustos, 0:13'de eklendi

Kuzey Ege'ye bir kez ayak bastınız mı, bir bakmışsınız döndüğünüz gibi bir daha oraya ne zaman gideceğinizin planlarını yapmaya başlamışsınız. Üstelik tıpki 15 yaşındayken okuduğunuz bir kitabı ileride tekrar okuduğunuzda yaşadığınız his gibi, her ziyaretinizde üzerinizde çok farklı etkiler bırakmaktan da asla vazgeçmez.

1.
Denizin ne denli güzel olabildiğini her seferinde bir kez daha fark edersiniz
Gayet sakin bir ortamda fotoğrafını çektiğinizde kendiliğinden Photoshop'lu gibi görünen bir denizde doyasıya yüzebilirsiniz. "Sakin" derken sahilin kalabalık olmamasından söz etmiyoruz tabii; sadece 'beach club' beklentisiyle gitmemenizi öneriyor ve mısır ya da midye yiyebilceğiniz türden bir ortamı anlatmaya çalşıyoruz.
2.
Binlerce yıllık bir felsefe serüveninin parçası olabileciğiniz tek yer Assos'tur
Assos'un ünlü antik limanı ve bilgisayarınıza arka plan yapacağınız cinsten denizi bir yana, burasıyla ilgili enterasan bi konu daha var. Alıntılamalara doyulamayan ünlü düşünür Aristoteles, Assos'ta tam üç senesinin geçirmiş ve burada bir felsefe okulu kurmuş. Her yıl 6-9 Temmuz'da Assos'ta Felsefe etkinliği gerçekleşiyor.
3.
Kendinizi denizden çıkıp, ören yerinde bulabilirsiniz
Çanakkale Savaşı'nın kazanıldığıi Paris'in Helen'i kaçırıp Truva Savaşı'nın çıkmasına sebep olduğu, Athena Tapınağı'nın inşa edildiği ve rivayete göre baş tanrı Zeus'un doğduğu topraklardasınız. Kuzey Ege yalnızca yaz tatilinizi geçireceğiniz bir bölge değil, her mevsim ziyaret edebileceğiniz bir kültür patlaması tadında ve burayı özel yapan ana sebeplerden biri de kesinlikle bu.
4.
Cundanın mezelerini başka hiçbir yerde bulamazsınız
 
Yüzyıllardır Ege'nin kutsalı kabul edilen muhteşem şeytinyağlıları mı, tazesi olmayınca masaya koymaya layık görülmeyen deniz ürünülerini mi, yoksa tabakların sofraya sığmadığı meze çeşitliliği mi.Türkiye'nin kendisi küçük, işlevi büyük ilk boğaz köprüsünden geçtikten sonra önce adanın sokaklarında kontrolsüzce kaybolun sonra kendinizi adanın çeşit çeşit restoranlarından birine atın.
5.
Çok sevdiğiniz birçok ürünün en iyisi buradadır
Çanakkale domatesi, Ezine peyniri, Edremit zeytini şeklinde uzayabilecek koskoca bir listenin en şahane versiyonlarını tabii ki ancak Kuzey Ege'de bulabilirsiniz. Bunların yanısıra Kaz Dağları'nın birçok yerinde yetişen güzel kokulu kekiklerden, onlarcasını götürüp karın ağrılarını çekeceğiniz cinsten incirlerden, ülkenin en güzel zeytinyağlarından ya da şehirde doğalıyla karşılaşmanın pek kolay olmadığıu inanılmaz lezzetli karadut suyundan doyasıya tüketebilirsiniz.
6.
Ne olursa olsun, burada huzurlu olacağınızı bilirsiniz
Kuzey Ege'nin neresine giderseniz gidin ya da ne yaparsınız yapın fark etmez, her koşulda orada huzurlı olacağınızı bilirsiniz. Bu cümle size klişe ya da sıradan görünebilir, ancak en son ne zaman gökyüzünde beş-altı yıldızdan fazlasını gördünüz? Evet, belki yıllardır gittiğiniz ve aynı huzuru yakaladığınızı düşündüğünüz başka noktalar da vardır, ancak Ege insanının samimi yaklaşımı ve şehir insanı için pek yabancı olan 'iç huzur'u çok yakalamış olmaları, sizin üzerinizde bambaşka bir etki bırakıyor.Dağları, yeşili, denizi, ,nsanı sanki seferber oluş sizi başka dünaynın mümkün olabildiğine ikna etmeye çalışıyorlar.
7.
Bozcaada'nın 'kurtarılmış bölge' olduğu gerçeğini aklınızdan çıkaramazsınız
Bozcaada, köşesinden mutluluk ve huzur fışkıran ,dev bir rehabilitasyon merkezi gibi. Orada bulunduğunuz süre boyunca tek derdiniz "Ah keşke biraz daha kalabilseydim!" oluyor.
8.
Bob Ross resimlerinden fırlamış gibi görünen doğası, bina yığınlarına alışmış bünyenizi sarsacak güzelliktedir
Kuzey Ege, doğa özlemi çekenler için resmen altın değerinde. Altınoluk'un Türkiye'nin, hatta Dünya'nın oksijen oranı en yüksek bölgelerinden biri olması bir yana, Kaz Dağları Milli PArkı, Hasan Boğuldu Şelalesi gibi alanları işle şehir yaşantısına bir daha dönmek istemeyeceğiniz garanti.
9.
Kaz Dağları'ndaki köyleri bir kez görmek asla yetmez
Zeus Altarı'na ve Zeytinyağı Müzesi'ne ev sahipliği yapan Adatepe Köyü'nü, yemekleriyle nam salmış Çamlıbeli Köyü'nü ve Kaz Dağları'nın orta yerindeki otantik Yeşilyurt Köyü'nü es geçmemenizi öneririz.
10.
Manzara görmekten bıkma şımarıklığına erişebileceğiniz sayılı bölgelerden biri Kuzey Ege'dir
Piknik sepetinizi alıp Bozcaada'daki Polente Feneri'ne çıkabili, Behramkale'de tepelere tırmanmayı başarabilirseniz tarih ve manzara ikilisinin hazzını bir arada yaşayabilir ya da Ayvalık'taki Şeytan Sofrası'nda "Önüm, arkam, sağım,solum deniz" oyunu oynayabilirsiniz. Manzara görmeye doyamadıysanız, Kaz Dağları'nın tepesindeki butik otellerden birinde konaklayarak gözünüzü yemyeşil bir doğaya da açabilirsiniz tabi.