Gazetevatan.com » Yazarlar » Eylülün son kitapları…

Eylülün son kitapları…


 
Sonbaharın içindeyiz. Bu dingin günlerde, kahvemizi yudumlayıp yeni çıkan kitaplara göz atacağımız naif günleri yaşıyoruz...
 
Gençliği geride bırakırken…
 
Pınar Kür’ün kimseye benzemeyen üslubuyla tanıştığımda 1987 senesiydi ve yazar, Akışı Olmayan Sular’ı yazalı üç yıl olmuştu. Onun öykülerinde veya romanlarındaki kahramanlar, bana her zaman çok tanıdık gelir. 
 
Sadık Bey ise, son romanı…50'li yaşlarının sonlarında, büyük bir şirketin hissedarı olan bu adam boşanmış, bir kızı ve torunu olan parçalanmış bir ailenin reisi. Var olan hayatında değiştirmediği, değiştiremediği ne varsa yenilerini koymaya kararlı bulur kendini… Bu romanı okurken hem insanlar hem de kendiniz hakkında daha derin tahliller yaparken bulacaksınız kendinizi...
 
Sahiden nedir bu aşk?
 
“Yazı’nın var olduğu dünyada her şeyin mümkün olacağı”na inanan bir yazar Aşkın Güngör. Aşkı, “Hayatı acınası bir öyküye dönüştüren, mutluluktan çok kederle dolu, içinden çıkılamayan zifir bir zindandan başka bir şey değil” diye tanımlayan bir kalem. İlişkilerin sarpa sardığı, herkesin yaşadıklarını sorguladığı bir düzende, aşkı sorguluyor Aşk-ı Muamma’da.
 
Aşk konusunda kaleme alınmış sayısız kitaba, şiire rağmen, biz okurlar bu konuda yazılanları okumaktan hiçbir zaman bıkmayacağız, diye düşündüm kitabı okurken. Çünkü bu kitapta olduğu gibi aşktan söz eden, ekseni aşk olan her kitapta aşkın, yazar tarafından başka türlü tanımlandığını, kahramanlarında başka türlü yaşatıldığını görüyoruz. 
 
Kelimelerin ruhu vardır...
 
Kitabın yazarı David Whyte, İçimizi Rahatlatan Söylemler başlıklı kitabının başında kelimelere: “Kelimelere ve onların güzel, gizli ve imalı belirsizliklerine adanmıştır.” ifadesiyle belirtmiş düşüncelerini…
 
Güzel, gizli ve imalı belirsizlikler, ne kadar hoş ve farklı bir özellik sıralaması… Ne kadar düşündürücü bir tanım aslında.
 
Gerçekten de sözcüklerin kullanıldıkları dilde üstlendikleri anlamları, sonradan onlara eklenen yeni anlamları, sesteşleri, anlamdaşları ve kendilerine has fonetikleri var. Bütün bu özellikler, onları canlı birer varlık haline getiriyor. Hepsinin aklımızda ve ruhumuzda farklı yansımaları var. Hepsinde farklı şifreler gizli gibi… Ve bazılarının bize iyi gelen, ruhumuzu sarıp sarmalayan, bize merhem olan tarafları var. Çok hoş bir kitap… Kelime kelime ilerliyorsunuz ve kelimeler hakkında yazılanları okudukça yazarın saptamalarıyla kendinizde olan yansımalar arasında ortak noktalar buluyorsunuz.