Gazetevatan.com » Yazarlar » Gülmek, düşünmek ve hissetmek…

Gülmek, düşünmek ve hissetmek…


Gülüşlerimiz yavaş yavaş soluyorken mizah duygunuzu canlandıracak kitaplar seçtim sizler için...

Gülüşlerimiz yavaş yavaş soluyor büyük ustalar aramızdan ayrıldıkça… Bir fotoğraf paylaştım sosyal medyada; Halit Akçatepe, Tarık Akan, Kemal Sunal ve Münir Özkul vardı… Üçü de aramızda değil… Üçü de yüzümüzde bazen aşkla, bazen mizahla ama her zaman hayatla güller açtıran insanlardı. Gerçek, oldukları gibi, bizden… Özellikle mizah yapmak başka türlü bir yetenek, tam anlamıyla Allah vergisi bir durum… Ben de bu hafta önce mizaha yer vermek istedim büyük ustanın anısına… Yine kitaplar vardı raflarda, gülümseyişler gibi düşünceleri de paylaşacak…

Muzo ile Gülümsemek…

Şimdi size şahane bir yapıttan söz edeceğim: Muzaffer İzgü ile Gülümsemek. Kolektif bir derleme… Usta yazarla yaşananların, farklı kişilerce derlenip bir araya getirildiği nefis bir kitap. Anı kitapları, döneme de ışık tutar diye ekliyorum her zaman. İnsanların psikolojilerini, hayata bakışlarını, toplumun değer yargılarını da görürsünüz anılarda…

Bu da öyle bir kitap işte… İşin en güzel tarafı da kitaptan elde edilecek telif gelirinin Ege Çağdaş Eğitim Vakfı’na bırakılması. 
 
Usta edebiyatçının: ”Unumu eledim, eleğimi astım. Benim işim tamam çocuklar. Üstüme düşeni fazlasıyla yaptım; çok yazdım, çok konuştum, artık bitti” demesi üzerine dostları bir araya gelerek ona kim olduğunu bir de kendileri anlatmak istemişler.

 

Yazarın ilk kitabı, Gecekondu’yu 1970’te yayımlandı. Yazarın 98’i çocuk kitabı olmak üzere yayımlanmış 154 kitabı buluyor. Zıkkımın Kökü ile Ekmek Parası adlı eserlerinde kendi yaşam öyküsünü kaleme almıştı. Yazar, 84 yaşında aramızdan ayrıldı. Bu kitap, onu anılarıyla, sevdikleriyle ve en önemlisi tatlı üslubuyla sonsuza kadar yaşatacak.
 
Mutluluk sana ‘çat kapı’ gelecek
 
“Hiç beklemediğin bir anda çat kapı yapacak mutluluk sana! Evi temiz tut, kendine çeki düzen ver mutlaka!” Güzel bir nasihat ve harika bir ümit cümlesi değil mi? Gramerde ümit cümlesi diye bir cümle çeşidi yok ama olsa iyi olurmuş, çünkü anlam olarak çok değerli, çok az duyduğumuz; gerçekleştiğinde çok mucizevi olabilecek bir cümle. Bu kitapta, bazen’lerimizi, keşke’lerimizi ve iyi ki’lerimizi derlemiş. Adına vurulup aldım ve bir solukta bitirdim. Tatlı tavsiyeler var içinde. Kendime Gelmeye Gittim, yazar Cihad Kök’ün başarılı bir buluşu, bence farkındalığının sonucu.
“Hayat türlü oyunlarla sınarken seni bir tarafın olmak zorunda; bana söz ver, sen kazanan tarafta olacaksın mutlaka. Onca şeye göğüs gerip, onca zorluğa başkaldırman ve tüm bunların yanında hep güçlü olman gerekir. Hayır, zor değil! Yapılabilir... Ben inanıyorum sana; sen de inanacaksın sana. Sana yalan söyleyip, söz veremem, bu yolun sonu masallar ülkesi ve hayaller kadar güzel bir hayat seni bekliyor diyemem. Ama bir gün mutlu olacağını ve mutluluğun sana çok yakışacağını söylemeden geçemem. Ne kalabalıklar, ne sesler, neler ve kimler olursa olsun hayatında hep bir yalnızlık “hissi” hatırlatır kendini “bazen” sana...
 
“Bazen bazı şeyler” öyle şeyler hissettirir ki, “bazen” bir hissettiğin bütün bir ömre denk gelir.”
 
Ve Allah kadını yarattı!
 
Bir kadının ruhu saniyede kaç kez değişir, kaç şekle girer, kaç renge boyanır? Her kadın sever, sevinir, ağlar, güler, koşar, düşer, tekrar kalkar, savaşır… Ne yaşarsa yaşasın, daha güzel günlerin hayaliyle her rengi umudun mavisine boyar. Çünkü bilse de bilmese de her kadın güçlüdür. 
Bu kitap, uyanışını gerçekleştirebilecek tüm güçlü kadınlara, Her kadın güçlü olduğuna göre; sana,Kadını anlamaya çalışan ve değer veren tüm adamlara,Her kadının ait olmaktan çok kendi olmaya ihtiyacı olduğuna göre; Kendini arayanlara, “ben”i bulmaya çalışanlara, Sevgiyi kutsal görenlere ve güzel sevenlere… Hepimize…
 
Ayşen Bozkuş’un yola çıkma sebebi, yukardaki satırlarda söylenenleri yazmak…  Kadın demek, her şey demek, gerçeğinden yola çıkarak çok zevkli bir kitap kaleme almış yazar. Keyifle okudum. Sadece kadınlara değil, aslında erkeklere yazılmış bir kitap bence.
Kadını anlayamadığından yakınan erkeler için biçilmiş kaftan ya da kendi değerini bir türlü anlayamayan kadınlar için.
Kendini bilenler içinse şahane bir teyid bence…