comScore
Gazetevatan.com » Yazarlar » Kadınlara yakından bakmak…

Kadınlara yakından bakmak…


Okudukça hayrete düşeceğiniz kitaplara bugün kadınların hikayeleri eşlik ediyor. Köşemde onlara yer vermek istedim bugün.

“Öykülerim, hadsiz gerçekler” Ağaçkakan Yayınları, 166 syf, 21 TL

Konya’da Ereğlili olmak, İzmir’de Karşıyakalı olmak gibi… Kendine has bir ayrılığı hatta ayrıcalığı var. Ereğlililer; dünya görüşleri, çağdaş fikirleri ve tahsilleriyle birbirinden değerli insanlar ve çok başarılı iş yapıyorlar. 

Bunlardan biri de Pelin Erdoğan. “Çok mu Çıplak” adlı öykü kitabında 26 kadının gerçek öyküsünü kaleme almış. Okuduğunuzda tüyleri diken diken eden, inanılması güç, çok acı gerçekler; tokat gibi çarpıyor yüzünüze.

O kadar gerçek ki anlatılanlar, size, keşke hepsi kurmaca olsaydı, dedirtecek kitabı okurken. Toplumun nasıl, ne zaman, niçin bu kadar yozlaştığını; karısına, kızına, komşusuna, eşine, dostuna bir erkeğin gözünü bile kırpmadan nasıl bu kadar gaddarca davranabildiğini gördükçe insanlığınızdan utanacaksınız.

Terk etmenin hazzı, acısında gizlidir… Ceres Yayınları, 271syf, 20TL

Bir aşk romanı “Özlem’e Mektup”. Levent Altun gerçek hikayelerden yola çıkarak yazdığı bu romanda platonik bir aşktan söz ediyor. Kadına şiddetin, öfkenin kol gezdiği dünyada biraz olsun aşka sığınmak, biraz olsun insanın iyi yanlarına dokunmak isteyenler için bulunmaz bir nimet bu kitap. Elbette yanlışlar, hüzünler ve hayal kırıklıkları da var içinde tıpkı hayat gibi; ama sevgi, aşk, ümit de var. İnsan başka yüreklere dokunup onlardan elinde kalanlarla yaratmıyor mu aşkı yeniden? Bu sorulara cevap bulabileceğiniz sıcak, yumuşak ve keyifli bir roman.

Bitmeyen hikayeler... Dedalus Yayınları, 136 syf, 18TL

Çiyil Kurtuluş da kadın hikayeleri yazmış ama bu öykü kitabı bir derleme değil, bir kurgu… İnsan; ister gerçek ister kurgu olsun, hayal eden ama hayalleri bir türlü gerçekleşmeyen, her zaman ezilen, sessiz kalmayı kader bilen  kadın hikayelerinden kurtaramıyor kendini… Kasırga ve Yabanmersinleri’ndeki öyküler gülümsetmiyor, hep hüzünlendiriyor, hep göz yaşı var içlerinde…

Semih Gümüş, kitabın tanıtım yazısını yazmış, şöyle demiş kitap için: “Çiyil Kurtuluş’un öyküleri tek sözcüğü atlanmadan okunmalı. Çünkü aldatılabilir. Yalın bir dille, karşılıklı konuşmalardan epeyce yararlanarak yazılmış bu öyküler, sıklıkla okuduğumuz ve bildiğimizi düşündüğümüz yaşantılardan seçilmiş hikayeler anlatmıyor. Mayalanmış, doğru zamanı beklemiş, olgunlaşmış öyküleriyle yazar; bizi farklı bir yolculuğa çıkarıyor.