Gazetevatan.com » Yazarlar » İnsan hakları- 3

İnsan hakları- 3

16 Temmuz 2015 Perşembe


Yalnız insanların değil, tüm canlıların da yaşama hakkına saygı göstermek gerekir.

Üstünde yaşadığımız dünya, bütün canlıların ortak malıdır. Havada, toprakta her nefes alan canlının hakkı vardır. Her can, kendini koruma ve savunma güdüsüyle donatılmıştır. Yakın zamanda bir dostumun yeni yaptırdığı evin balkonuna birkaç kırlangıcın çokça gelip gittiğini fark ettim. Beton sütunun tavana birleştiği yeri kendi barınmaları için elverişli görmüş olacaklar ki özellikle ikisi ağızlarıyla taşıdıkları çamura saman, çöp katarak oracıkta çamuru betona tutturmaya çalıştılar. Yapıştırdıkları çamur tutmayıp düşünce, yenisini getirdiler. Birkaç günlük uğraştan sonra gayet sağlam bir yuva yapıverdiler. Sonra anne olacak kuş, yumurtalarının üstüne yattı. Baba bir şeyler getiriyor, anne ise civciv çıkarmak için yuvadan ayrılmıyordu.

Bir işçi dostumun anlattığı olay ise daha ilginçtir. Bir firmada bekçi olarak çalışan bir kişi, her gün yanına gelen aç köpeğe bir parça ekmek veriyor. Hastalıklı hayvan her gün gelip ekmeği alıp gidiyor. Sonra firma bu işçiyi işten çıkarıyor, yerine bu sevdiğim kişiyi getiriyor. Öteki işçi ayrılırken yeni gelene o köpeği göstererek “Her gün gelen bu hayvancağıza bir parça ekmek vermesini” tembihliyor. Bu kez bu dostum, gelen köpeğe, giden arkadaşı gibi ekmek veriyor. Her gün hayvan gelip ekmeği alıyor ve dönüyor.

Bir kış günü kar bastırmış. Ortalık puslu. Dostumuz da işinden evine giderken ıssız bir yerde beyaz bir köpeğin saldırmak üzere kendisine doğru geldiğini görüyor. Elinde kendisine savunacak ne bir sopa, ne de bir alet var. Her taraf kar olduğu için yerde de herhangi bir taş göremiyor. Kendini savunacak vakti de yok zaten. Çaresiz bir vaziyette korku ve dehşet içinde iken birden o ekmek verdiği hastalıklı köpek gelip kendisiyle saldırgan köpek arasında duruyor. Kendisini, ekmeğini yediği işçi arasında siper ediyor. Saldırgan köpeğe herhalde bir mesaj veriyor ki beyaz köpek saldırıdan vazgeçiyor, geri dönüp gidiyor.

İşte böyle, insanın hayvanlara yaptığı iyilik boşa gitmez. O hayvanların da kendilerine göre aklı var, hissi vardır. İyiliğin karşılığını verirler. “Sen bir iyilik et, deryaya at, balık bilmezse Khalik bilir” demiş atalar.  

Her canlı, yaşamak için çırpınır, kendisine zarar verecek şeylerden doğal olarak kaçar. Kendini savunma tedbirleri alır. Allah’ın yarattığı canı bir başkasının alma yetkisi yoktur. Başkasına zarar vermeyen canlı öldürülmez. Özellikle haksız yere bir insanı öldürmek çok büyük bir suçtur.

Haksız yere bir insanı öldürmek haram olduğu gibi, bir ihtiyaç olmadan sırf zevk için bir hayvanı öldürmek de haramdır. Nesa’î ve İbn Hibban’ın rivayet ettikleri bir hadîste Hz. Peygamber: “Bir kuşu, boş yere öldürenler için Kıyamet gününde o kuş bağıracak; ‘Ya Rabbi, falan adam yararlanmak niyeti olmadan beni boşuna öldürdü!’ diye şikayet edecektir!’ buyurmuştur .” (Müslim, Sayd: 1; Nesa’î, Dahaya: 32)

Yemek için usulüne göre hayvan kesilebilir veya avlanabilir, ama sırf zevk için hayvanı öldürmek Allah katında günahtır, böyle yapan Allah’ın cezasına uğrar. Zevk için avcılık yapılmamalıdır.

İnsanlar arasında artan lüks, maalesef diğer canlıların aleyhine gelişmektedir. Yirminci yüzyıl insanı daha insancıl, daha şefkatli gibi görünmekte ise de gerçekte en merhametsiz, en öldürücü hale gelmiştir. Tarihin hiçbir döneminde bugünkü kadar hayvan öldürülmemiştir. Eskiden ilkel aletlerle sınırlı sayıda hayvan öldürülürken modern teknoloji ile bir günde milyonlarca hayvan öldürülmektedir.

Haksız yere hiç kimsenin canına, malına ve namusuna dokunulamaz. Yüce Allah tüm masûm insanları kastederek: “Allah’ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmeyin.” (İsra: 33) buyurmuş ve Allah’ın halis kullarının, haksız yere cana kıymayacaklarını vurgulamıştır (Furkan: 68).