Gazetevatan.com » Yazarlar » Kur’ân’ın indirildiği, bin aydan daha hayırlı gece

Kur’ân’ın indirildiği, bin aydan daha hayırlı gece

13 Temmuz 2015 Pazartesi


Bin ay, yaklaşık seksen dört yıl eder. İşte bu gece yapılan ibâdet, âdeta bir ömür boyu ibadete bedeldir. Peygamberimiz de “İnanarak ve Hak rızası için Kadir gecesinde kalkıp ibâdet eden kimsenin geçmiş günahları affedilir” demiş, kendisi bu gecede “Allahım, sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle” diye dua etmiştir...

1- Biz o(Kur’â)nı Kadir gecesinde indirdik. 2- Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? 3- Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. 4- Melek(ler) ve Rûh, o gece Rablerinin izniyle her iş için iner de iner. 5-Esenliktir o, ta tan yeri ağarıncaya kadar! (Kadr: 25/1-5) âyetlerinde Kur’ân’ın, Kadir Gecesi’nde indirildiği; Duhan Suresi’nin 3. âyetinde de Kur’ân’ın“mübarek, şerefli bir gecede” indirildiği belirtilmektedir. Bu âyetlerde, Kur’ân’ın bütün olarak bir gecede indirilmiş olduğu değil, mübarek Kadir gecesinde indirilmeğe başladığı anlatılmaktadır.

 
Kadir gecesi ne zaman?
 
Hz. Peygamber’in: “Kadir gecesini Ramazan’ın son onunda arayınız: Kalan dokuzda, kalan yedide, kalan beşte arayınız” (Buhârî, Leyletu’l-Kadr) dediği rivaşyet edilir. Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) in : “Kadir gecesini, Ramazanın ilk onunda veya sonunda arayınız” dediği şeklinde bir rivayet de vardır (el-Fethu’r-Rabbânî: 10/263). ‘Ubâde ibn es-Sâmit’in rivayetinde de Peygamber (selâm ona) Kadir gecesi’nin, Ramazanın son on gününün dokuzuncu, ya da yedinci, ya da beşinci gecesinde aranmasını öğütlemiştir. (el-Fethu’r-Rabbânî: 10/169-270).
 
Peygamber (s.a.v.) Ramazan’ın son on gününde itikâfa çekilirdi. Kendisinden sonra han ımları da öyle yapmışlardır. Peygamber’in ve hanımlarının, itikâf için Ramazan’ın son on gününü seçmeleri, Kadir gecesinin son on içinde olduğu görüşünü güçlendirir.
 
Kadir gecesinin, Ramazanın hangi gecesi olduğu hakkında bir kesinlik olmamakla beraber İslâm’ın tâ ilk çağlarından beri Ramazanın yirmi yedinci gecesi, Kadir gecesi olarak kutlanmaktadır. Herhalde yüce Allah, milyarı aşkın kulunun güzel zannını boşa çıkarmaz. Çünkü O, “Ben kulumun, benim hakkımdaki zannı üzreyim; kulum beni nasıl sanırsa ben öyleyim” (Buhârî, Tevhîd: 15, 35) buyurmuştur. Kullar, hep birlikte 27’nci geceyi, Kadir gecesi bildiklerine göre artık o gece Kadir gecesidir. Kadir gecesinin İslâm’daki önemi, dünyanın en büyük inkılâbını yapan, cihanı saran cehalet karanlıklarını yırtıp dünyayı aydınlatan Kur’ân’ın o gece inmeğe başlamasındandır.
 
Kur’an, insanlığın ebedî ışığıdır. Şimdi ona dil uzatmaya kalkan kendini bilmezler çıkıyor ama aya güneşe ne kadar saldırılsa onların ışığı söndürülemez.
 
Ünlü Alman Şairi Goethe, Kur’ân’a hayranlığından ötürü Kadir gecesini kutlamıştır. Kur’ân hakkında şöyle der:
 
Ob der Koran von Ewigkeit sei?
 
Darnach frag ‘ich nicht! ...
 
Daß er das Buch der Bücher sei
 
Glaub’ ich aus Mosleminen-Pflicht. (WA I, 6, 203)
 
Kur’ân-ı Kerim’in yaratılıp yaratılmadığını sorgula ma ya gerek görmem.
 
: “Kur’ân’ın, Kitaplar Kitabı” olduğuna, İslâm’ın bir gereği olarak inanırım.” 
 
Yine Goethe, 24 Şubat 1816 tarihinde yazdığı notunda kendisinin Müslüman olduğunu itiraf etmektedir:
 
“Der Dichter ... lehnt den Verdacht nicht ab, daß er selbst ein Muselmann sei.” (WA I, 41, 86)
 
: “Şair kendisinin Müslüman olduğu iddiasını reddetmez” demektedir.
 
20 Eylül 1820’de Zelter’e yazdığı mektupta da şöyle diyor: “Weiter kann ich nichts sagen, als daß ich hier mich im Islam zu halten suche.” (WA IV, 33, 123): “Ayrıca ben, İslâm’a tutunduğumu belirtmekten başka bir şey söylemeğe gerek görmüyorum.” (Katharina Mommsen’in, “Goethe und der Islam. Insel-Taschenbuch”)
 
Kadir gecesinin değeri
 
Âyette Kadir gecesinin “bin aydan hayırlı” diye nitelendirilmesi, bu gecenin değerini belirtir. Yani bu gece, içinde Kadir gecesi olmayan bin aydan hayırlıdır. Bin ay, yaklaşık seksen dört yıl eder. İşte bu gece yapılan ibâdet, âdeta bir ömür boyu ibadete bedeldir.
 
Peygamber (s.a.v.): “İnanarak ve Hak rızası için Kadir gecesinde kalkıp ibâdet eden kimsenin geçmiş günahları affedilir” buyurmuş “(Buhârî) ve bu gece çokça: “Allahım, sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.” diye duâ edilmesini öğütlemiştir (İbn Mâce, İbn Hanbel).
 
Hz. Muhammed’in Kadir ibadeti
 
Peygamberimiz Kadir gecesinde, her gece yaptığı ibadeti yapardı. Özel bir ibadet yapmazdı. Kendisi herhangi bir gece için özel kutlama veya özel ibadet yapmamıştır. O, her gecenin kimi zaman yarısını, kimi zaman üçte ikisini, kimi zaman da üçte birini ibadetle geçirirdi. İşte Kadir gecesi de öyle yapmıştır. Ancak Kadir gecesinde “Allahım affedicisin, affı seversin, beni affeyle!” şeklinde dua edilmesini tavsiye etmiştir.
 
Geceniz mübarek olsun.
 
 
Emlâkin zekâtı devlete ödenen vergidir
 
SORU: Sayın hocam, ben paramın büyük bir kısmını yüzde 90’ı gibi kadarını yeğenime geçen sene borç verdim. O da bana 7 ay önce alacak karşılığı almış olduğu dairenin tapusunu verdi. Daire satılınca bana borcunu ödeyecek ben de tapuyu devredeceğim. Sormak istediğim ben bu borç verdiğim parayı ya da karşılığı dairenin zekâtını verecek miyim ne kadar vereceğim? Saygılarımla.
 
CEVAP: Alacaklar üç türlüdür: 1) Kuvvetli alacak, 2) Orta alacak, 3) Zayıf alacak.
 
a) Kuvvetli alacaklar: Borç verilen paralar, veresiye verilen ticaret mallarının bedeli olan alacaklar, borçlu borcunu itiraf ediyorsa kuvvetli alacaklardır. Bunlar tahsil edildiği zaman geçmiş yıllara âid zekâtları verilir.
 
b) Orta alacaklar: Ticaret için olmayan malın bedeli, sattığı kendi elbisesinin, ev eşyasının bedeli, kira alacakları orta alacaklardır . Bunlar da tahsil edildiği zaman geçmiş yıllara âid zekâtları verilir .
 
c) Zayıf alacaklar: Bir şeyin karşılığı olmadan başkasının zimmetinde kalan alacaklardır. Vârisin elinde kalan vasiyet parası ve kadının kocası üzerinde kalan mehri zayıf alacaktır: Bu tür alacaklar ele geçtiği zaman geçmiş yılların zekâtı verilmeyeceği gibi üzerinden bir yıl geçmeden bunlara zekât da düşmez.
 
Sizin durumunuz birinci şıktaki alacaklar türündendir: Adam borcunu itiraf ediyor ve bu ödünç paraya karşılık olarak da size dairesini vermiş. Eğer adam nakit olarak borcunu öderse geçmiş yılların zekâtını ödersiniz. Ama size daire vermiş. Eğer daire satılırsa bu paradan geçmiş yıllar da dahil zekâtını verirsiniz. Ama daire sizin mülkünüz olarak kalırsa dairenin zekâtı, devlete verilen emlâk vergisidir. Başkaca zekâtı yoktur. Daire kirada ise kira gelirini öteki birikimlerinize katıp yüzde 2,5 oranında zekât verirsiniz. Ama dediğim gibi hali hazırda dairenin zekâtı, devlete verilen emlâk vergisidir, başkaca zekâtı yoktur. Eğer kirada ise kira gelirlerinizi önceki birikimlerinize ekleyerek zekâtını verirsiniz. 
 
SORU: Hocam zekatla ilgili bir sorum olacaktı şöyle: Yatırım amaçlı alınan arsa için ne kadar zekât olarak verebiliriz ve kira getirisi olan ev için ne kadar zekat vereceğiz? Bir de özel üniversitede ücretli çocuğum okuyor. Bu ücreti gider olarak mı göstereceğim? Bana yardımcı olursanız sevinirim. Zübeyde Özcan.
 
Özel okul ücreti temel masraftır
 
CEVAP: Arsa ve emlâkin zekâtı devlete verilen emlâk vergisidir. Başkaca zekâtı yoktur. Şayet kira geliriniz varsa diğer gelirlerinizle birlikte toplamı 81 gram altın değerinde veya üzerinde ise bu para tüm temel ihtiyaçlarınızdan fazla olduğu takdirde üzerinden bir yıl geçerse yüzde 2,5 oranında zekât verirsiniz. Çocuğunuza yaptığınız Üniversite masrafı ve tüm harcamalarınız sizin temel ihtiyaçlarınızdan sayılır. Bu temel harcamalardan fazla olarak açıkladığım biçimde birikiminiz var ise ve bu birikimin üzerinden bir yıl geçmiş ise yüzde 2,5 oranında zekâtını verirsiniz.