Gazetevatan.com » Yazarlar » İlk Kur’ân nerede?

İlk Kur’ân nerede?

28 Eylül 2009 Pazartesi


SORU: Hz. Ebubekir tarafından toplatılıp kitap haline getirilen ilk Kur’ân-ı Kerim şimdi nerde bulunuyor? (Semiha Türkoğlu)

CEVAP: Hz. Ebubekir tarafından derlenen ilk Mushaf, onun vefatından sonra halife olan Hz. Ömer’e geçti. Ömer’in vefatı üzerine kızı, Peygamberimizin de zevcesi olan Hz. Hafsa’ya intikal etti. Hz. Osman zamanında bu nüsha esas alınarak Kur’ân yeniden derlendi ve yazımı mükemmelleştirildi. Çoğunluğun rivayetine göre 4, diğer bir rivayete göre de 7 nüsha yazılan Mushaflardan biri Irak’a, biri Şam’a, biri Mısır’a gönderildi. 4 nüsha yazılmış olması Kurtubi’nin görüşüdür. El-Fethur-Rabbani yazarına göre Mushaf 6 nüsha yazılıp Mekke’ye, Basra’ya, Kufe’ye, Şam’a, Yemen’e gönderilmiş, biri de Medine’de bırakılmıştır. Yazım işi bittikten sonra Osman, Hafsa’dan aldığı ana Mushaf’ı kendisine iade etti.

Hafsa, bu Mushaf’ı sandığında saklıyordu. Ölümünden sonra Emevi hükümdarı Mervan ibn Hakem, bu ana nüshayı sandıktan aldırtıp şu gerekçeyle yaktırmıştır: “Bunu yaptım çünkü onda yazılı olanlar, resmi (imam) Mushaf’a yazılıp geçirilmiş ve korunmuştur. Korktum ki aradan uzun zaman geçtiğinde kuşkucu kimseler bu (resmi) Mushaf hakkında kuşkuya düşerler” (Bkz. Dr. Subhi es-Salih, Mebahis fi Ulumil-Kur’ân, s.83. Dayandığı kaynak: İbn Ebi Davud, Kitabul-Mesahif, s.24).

Ebubekir nüshasıyla Osman nüshası arasında içerik bakımından değil ama surelerin dizilişi bakımından farklar vardı. Bu da ileride gittikçe büyüyen ayrılıklara neden olabilirdi. Ebubekir zamanında Mushaf yazısı, Osman zamanına göre az gelişmişti. Yazının az gelişmişliği yüzünden bu Mushaf, okuma ayrılıklarına neden olabilirdi. İşte Mervan bu tehlikeyi önlemek için o Mushaf’ı da imha etmiştir.

“Dini hizmet sadece Allah rızası için yapılmaz mı?”

SORU: Camilerde kıldırılan namazlar, imamın ücret almasından dolayı geçerliliğini yitiriyor mu? Dini hizmet sadece Allah rızası için yapılmaz mı? (Mehmet Faik Otumacı)

CEVAP: İmam namaz kıldırmasından dolayı değil, vaktini bu işe harcadığı için maaş alıyor. Bu, Hz. Ömer zamanından beri uygulanıyor. O zamanlar namazı büyük imam yani devlet başkanı ya da valiler kıldırırdı. Vali bedava mı çalışıyordu? Maaşı yoksa nasıl geçiniyordu? Hem onların maaşı bugünküyle kıyas kabul edilemeyecek derecede fazlaydı. Böyle düşüncelerin kimseye yararı olmaz.