Silüeti bozmayacağız

09 Mart 2016 Çarşamba - 2:30 | Son Güncelleme : 09 03 2016 - 2:30

Özak-Ziylan-Yenigün ortaklığının 4.2 milyar TL gelir hedefiyle rekor teklif verdiği Kazlıçeşme arazisinde ‘Büyükyalı’ yükselecek. Tarihi yarımadaya yakın projede silüeti bozmamak için yükseklik 55 metreye indi


Emlak Konut GYO’nun 2014 yılında ihale ettiği ve rekor teklif aldığı Zeytinburnu Kazlıçeşme arsasında hayata geçecek proje ‘Büyükyalı’ adıyla gün yüzüne çıktı. Özak-Ziylan-Yenigün ortaklığının 4 milyar 240 milyon lira toplam hasılat üzerinden 1 milyar 568 milyon 800 bin lira arsa payı teklif ettiği ihalede, Emlak Konut GYO’ya bugüne kadar teklif edilen en yüksek gelir ortaya çıkmıştı.
 
Yarımada’ya en yakın
 
111 dönüm büyüklüğe sahip arazide hayata geçecek Büyükyalı projesinde bloklar en yüksek 17 katlı yani 55 metre olarak yükselecek. Yüksekliği nedeniyle silüeti bozan ve yıkım kararı çıkan bir projeye yakın konumda bulunan projeye ilişkin silüet endişeleri bulunuyordu. Özak-Ziylan-Yenigün İş Ortaklığı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, yapıların yüksekliğinin Tarihi yarımadanın silüetini bozmayacak doğrultuda, ilgili kararlara uygun olarak planlandığını söyledi. Akbalık, “Şu andaki silüetin öngördüğü koşulların tamamını uyguladık. Projemiz silüetle son derece uyumlu. Katlar 5 ile 17 arasında değişiyor” dedi.
 
Özak-Ziylan-Yenigün İş Ortaklığı’nın inşa edeceği Büyükyalı projesinde hafriyat çalışmaları başladı ancak satışlara ilerleyen bir tarihte başlanması planlanıyor. Proje, 15 Mart’ta Fransa’nın Cannes kentinde düzenlenen gayrimenkul fuarı Mipim’de de tanıtılacak. Ortaklık, fuar öncesinde iç piyasaya projenin tanıtımını yaptı. Özak-Ziylan-Yenigün İş Ortaklığı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, Büyükyalı’nın ticari, sosyal ve kültürel alanlarıyla her türlü ihtiyacını kendi içinde karşılayabilen bir ‘deniz semti’ olarak tasarlandığını belirterek, projenin ilk etabında, 452 ünitenin satışa sunulmasının hedeflendiğini söyledi.
 
2019’da bitecek
 
Akbalık, sadece gayrimenkul projesi değil bir değer ürettiklerinin altını çizerek, Büyükyalı’nın bütün ulaşım akslarının merkezinde olduğunu dile getirdi. Kalitenin ön plana çıktığı proje tasarlanırken rüzgar, güneş, yağmur gibi ekolojik dengeyi de göz önünde bulundurduklarını ifade eden Akbalık, Büyükyalı’nın Tarihi yarımadaya en yakın ve en kapsamlı proje olduğunu kaydetti. Akbalık, “Büyükyalı, bütün ulaşım akslarının çakışma noktasında. Avrasya Tüneli, Marmaray, diğer raylı sistemler, sahil yolu gibi bütün ulaşım projelerinin buluşma noktasında” dedi. Proje, 2019 yılında tamamlanacak.
 
4 mahalle olarak planlandı
 
PROJEDE yer alan 4 ana kapının Büyükyalı’daki meydan ve ortak alanlara güvenli bir şekilde giriş çıkışı sağladığını kaydeden Ahmet Akbalık, bu nedenle projeyi “4 mahalle, 1 semt” olarak tanımladıklarını söyledi. Akbalık, projede semt kültürünün hakim olacağını belirtti. Akbalık, şöyle devam etti: “Sadece içinde yaşayanlara değil, bulunduğu bölgeye de önemli değerler katacak, çevresiyle bütünleşik bir yerleşim alanı kuruyoruz. Meydanları, kültür merkezi, açık ve kapalı spor alanları, çocuk parkları, kafe ve restoranları, okulu ve camisi gibi birçok unsuruyla gerçek mahalle kültürünü yaşatacak bir proje hazırladık” diye konuştu.
 
Arama konferansı yapıldı
 
PROJEYE başlamadan önce bir arama konferansı yaptıklarını anlatan Ahmet Akbalık, sonucunda da 37 sayfalık bir bilgi notu oluşturduklarını söyledi. Projeyi bu sonuca uygun şekilde tasarladıklarını anlatan Akbalık, “Projenin mimarlığı için 14 grupla görüştük. Büyükyalı’nın mimarlığını, 200’den fazla uluslararası ödülün sahibi İngiliz mimarlık şirketi Chapman Taylor üstleniyor” dedi.
 
Tarihi binalarla yarışmadık
 
GEÇMİŞTE askeriye tarafından tank bakım atölyesi olarak kullanılan ve 100 yıldır kamunun kullanımına kapalı olan arazideki tarihi binaları koruduklarını anlatan Ahmet Akbalık, şöyle konuştu: “Tarihi binalar, kültür-sanat merkezi, sergi alanı, çocuk kulübü, yeme-içme alanı ve moda-sanat atölyesi olarak değerlendiriliyor. Böylece tarihi yapılar yeniden yaşam alanlarına dönüştürülerek, hem Büyükyalı sakinlerinin hem de İstanbulluların kullanımına sunuluyor. Mimaride de trend tasarımları kullanmadık, tarihi binalarla yarışmayan, onlarla entegre olan bir mimari kullandık.”