Sevil Atasoy uyardı: Yüksek elektrik-su faturaları...

AA |  16 Aralık 2018 Pazar - 13:14 | Son Güncelleme : 16 12 2018 - 13:14

Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) Üyesi ve Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy, "Uyuşturucu artık evlerin balkonlarında, teraslarında, mutfaklarında bile yetiştirilebilir hale geldi. Maalesef uyuşturucuyu her yerde yetiştiriyorlar. Burada polisin, komşuların, apartman yöneticilerinin, su ve elektrik faturası görevlilerinin, yangına müdahale eden itfaiyecilerin bile dikkatli olması gerekiyor." dedi.


Atasoy, uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin bir kongreye katılmak için  geldiği Antalya'da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2005'ten bu yana 190'dan  fazla ülkenin arz ve talepler mücadelesini dünyada izleyen 13 kişiden biri  olduğunu söyledi.
 
Türkiye'deki madde bağımlılarının sayısının dünyanın birçok ülkesinden  az olduğunu ama bu sayının giderek arttığını vurgulayan Atasoy, gençlerin  uyuşturucu bağımlısı olmasının tehdit oluşturduğunu dile getirdi.
 
Türkiye'nin dünyanın çok özel bir yerinde olduğunu, bulunduğu  coğrafyayla gurur duyduklarını aktaran Atasoy, şunları kaydetti:
 
"Türkiye Asya ile Avrupa arasında köprü konumunda ama her şeyin  köprüsündeyiz, kötülüklerin de köprüsündeyiz. Afganistan'dan yola çıkan İran'dan  geçerek Batı'ya ulaşan eroin trafiğinin üzerindeyiz. Avrupa'da 1,5 milyon eroin  bağımlısı var. Eroin bağımlıları bu maddeyi buluyor. Bu eroin de önemli ölçüde  Türkiye'den Kuzey Karadeniz'den ya da Arap Yarımadası'ndan gidiyor."
 
Türkiye'nin sadece doğudan batıya değil, batıdan da doğuya doğru  birtakım tehlikelerin üzerinde olduğuna dikkati çeken Atasoy, içerisinde  amfetamin içeren Batı'dan terör örgütlerine ulaştırılan captagon hapların  "açlığı, uykusuzluğu ve yorgunluğu gideren madde" gibi anlatıldığını ancak  vücutta bağımlılık yaptığını vurguladı.
 
 Terör örgütlerinin bu kaçakçılıktan pay aldığını anlatan Atasoy,  Suriye'de ve Lübnan'da laboratuvarlar olduğunu bildiklerini, Afrin harekatında  milyonlarca captagonun ele geçirildiğini dile getirdi.
 
Kazanılan para, teröre dönüştürülüyor
 
Arzla mücadelenin yetmediğini, taleple mücadele edilmesi gerektiğini  vurgulayan Atasoy, şöyle konuştu:
 
 "İnsanların madde kullanmasını engellemek lazım. Madde kullanmasını  engelleyemiyorsak hızlıca tedavi etmemiz lazım. Bağımlı bir kişi 'Tedavi olmak  istiyorum' dediği anda buna mutlaka imkan sağlamamız lazım. Yoksa bu kişiler  hemen vazgeçebiliyor. Tedavi kanıta dayalı bilimsel yöntemle olmak zorunda.  Tedavi ömür boyudur. Bağımlılığın tedavisi mümkün ama devamlı olmalı. Tedavi  edilen kişiler topluma kazandırılmalı ve psikososyal destek verilmesi gerekiyor.  Afganistan'dan Batı'ya giden uyuşturucu trafiğinden 32 ülke etkileniyor. Buradan  elde edilen gelir 10 milyar dolar. Bu da birtakım örgütlere aktarılıyor, teröre  dönüştürülüyor. Terör örgütü uyuşturucudan elde ettiği parayla sadece silah  almıyor, Afgan köylüsünü de finanse ediyor. Batı'ya Kolombiya'daki gibi  uyuşturucu ve terör örgütleri arasındaki ilişkiye benzer bağlantıyı bir türlü  bizim için kurduramıyoruz. Kanıt istiyorlar. Türkiye'nin haklı olduğu pek çok  konuda Batı bizden olmadık kanıtlar istiyor. Uyuşturucu ve terör örgütleri  arasındaki bağlantının kanıtları hiç olmadığı halde başka ülkeler için ne güzel  kararlar alındığını biliyoruz. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz ama biz Türk'üz. Bu  işin de üstesinden geliriz."
 
Uyuşturucu konusunda herkese "dikkat" uyarısı
 
Atasoy, parçalanmış ve aile içi şiddetin olduğu durumlarda çocukların  risk altına girdiğini belirterek, şunları söyledi:
 
"Okullarda bu çocuklara özel destek verilmesi gerekiyor. Rehberlik  öğretmenlerinin risk altındaki çocuklarla ilgili nasıl hareket etmesi  gerektiğinin iyi öğretilmesi lazım. Anne ya da babadan birisinin cezaevinde  olması da risk. Çocuğun tacize, istismara uğraması da risk. Risk sadece aile işi  şiddet, eşler arasındaki problemlerden oluşmuyor. Bu çocuklara okul öncesi iyi  eğitim ya da öğretmen destekli yol göstermemiz gerekiyor. Uyuşturucu artık  evlerin balkonlarında, teraslarında, mutfaklarında bile yetiştirilebilir hale  geldi. Maalesef uyuşturucuyu her yerde yetiştiriyorlar. Burada polisin,  komşuların, apartman yöneticilerinin, su ve elektrik faturası görevlilerinin,  yangına müdahale eden itfaiyecilerin bile dikkatli olması gerekiyor. Elektrik  faturalarına, su sarfiyatlarına dikkat edilmeli. Farklı kokulara duyarlı olunmalı  çünkü yasak olmayan maddelerle bile uyuşturucu madde sentezlemenin yöntemleri  internette anlatılıyor. Maalesef yabancı akıl hocaları oluyor."
 
  
 

ETİKETLER