Sanattan zevk almasını sağlayın

11 Kasım 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 11 11 2017 - 2:30

Sahne Beşiktaş’ta düzenlenecek Minik Mimikler tiyatro atölyesinde tecrübeli çocuk tiyatrosu oyuncu ve yönetmeni Gülçin Karahasanoğlu’nun eğitmenliğinde çocuklar, bir tiyatro oyununun hikayesini beraber çıkaracaklar, dekorunu beraber yapacaklar ve 13 haftanın sonunda yaratıcı drama yöntemlerinden de faydalanarak sahnede seyirci karşısında bir tiyatro oyununu sergilemeye hazır hale gelecekler. Projeyi tasarlayanlardan olan Sahne Beşiktaş’ın kurucu ortağı Ayça Warner ile sanatın çocuklara etkisini konuştuk


Sahne Beşiktaş yetişkinler kadar çocuklar için de alan açıyor, Minik Mimikler eğitiminden kısaca bahseder misiniz?

Minik Mimikler, 6-10 yaş arası çocukların bir tiyatro oyununu senaryosunu yazmaktan sahnelenmesine kadar her alanında görev aldıkları çok eğlenceli bir eğitim projesi.

Katılımcı olabilmek adına ne gibi şartlar aranıyor?

6-10 yaş arası olmak ve en önemlisi bu etkinliğe istekli olmak.

Oyun konseptini nasıl geliştireceksiniz?

Oyunun temel bir hikayesi var. Bu, evrensel senaryo kuralları üzerine oturan ve mutlu sonla biten sevimli bir çocuk hikayesinin sadece iskeleti. Karakterler, yerler, sorunlar, hedefler ve sonuçla ilgili detaylar boş bırakılmış. Aradaki boşlukları çocuklar dolduruyor.

Günümüzdeki çocuk oyunlarının gelişimini konusunda düşünceleriniz neler?

Günümüzde sahne sanatlarının en önemli geliri sponsor desteği. Kimi sponsorlar içeriğin çocuk gelişimi açısından doğru olmasına özen gösterirken, kimi zaman, çocukları sağlıksız ürünler tüketmeye teşvik eden projeler üretilebiliyor. Çocuk projesi üreten tiyatro gruplarının hayatta kalmak için sponsorun taleplerini karşılamak zorunda olmasına anlayış göstermek lazım. Bunun için çocuk tiyatrosunun kâr amaçsız kurumlar tarafından desteklenmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

KENDİLERİNİ İFADE ETMELERİ GEREK

Siz bu eğitimler ile neler amaçlıyorsunuz?

Biz Minik Mimikler projesiyle çocuklara sanatın farklı dallarını deneme fırsatı veriyoruz. Bu projeden sonra plastik sanatlarda ilerlemeyi, sahne sanatlarında, müzik veya yazarlıkta kendini geliştirmeyi seçebilirler. Çocuklara hangi sanat dalı aracılığıyla kendilerini daha rahat ifade ettiklerini karşılaştırarak görmeleri fırsatını sunuyoruz. Ayrıca gerçek hayatta ihtiyaçları olacak bazı başka deneyimler de kazanacaklar. Görüşlerini ifade edebilmek, bazı fikirlerinin kabul edilmemesini kabul edebilmek, ekip olarak çalışabilmek… Gerçek hayatın oyunlarla, şarkılarla süslenmiş çok tatlı bir provası bu.

Bu eğitime katılan çocuklar ne gibi kazanımlar elde edecek?

Kazanımları üç çok önemli başlık altında toplayabiliriz. Bir, üretken bir birey olmak. İki, sanat dilini öğrenerek sanatı daha iyi anlar daha çok zevk alır hale gelmek. Üç, alkışlanan bir projede görev almış olarak kendine güvenini artırmak.

SAĞLIKLI BİREYLER OLMASINI SAĞLAR

Ebeveynlere çocuklarının yeteneklerini keşfetmeleri konusunda ne gibi önerilerde bulunursunuz?

 Çocukların yeteneğini desteklemek demek illa onları sanatçı olmaya hazırlamak demek değil. O yüzden, okulda harcadığı zaman kadar zamanı bir de sanat eğitimine ayırırlarsa bu çocuğu sanattan soğutabilir. Profesyonel sanatçı olacak çocuk bunu zaten ailesinden talep edecektir. Bu, zorla olmaz. İnsanın bir sanatı icra edebilmesi, ileride ne iş yaparsa yapsın, farklı düşünebilme, fark fikirler üretebilme gücünü verecek, özel hayatında, konuşarak ifade edemediği duyguları en güzel bir şekilde dışa vurmasını sağlayacak, sağlıklı bir birey olmasına yardımcı olacaktır. Ailelerin tek yapması gereken, çocuğu sergilere, konserlere, gösterilere götürerek sanatı onun hayatının bir parçası haline getirmek ve sonra hangisine ilgisi olduğunu gözlemlemek. Bir çocuğa çok kabiliyetli olduğunu söylemek de bazen zararlı olabilir. Onun sanatından zevk aldıklarını söylemeleri daha doğru. Sonuç olarak, aileler sanatı kendi hayatlarının bir parçası haline getirirse, çocukları onlara yol gösterecektir.

ETİKETLER