Şamar oğlanı mıyız?

27 Eylül 2006 Çarşamba - 0:00 | Son Güncelleme : 27 09 2006 - 0:00

Meclis’teki tezkere oylaması için yapılan olağanüstü toplantı öncesinde basına kapalı toplanan AKP Meclis Grubu, dün yaz tatilinin ardından basına açık ilk toplantısını yaptı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan toplantıda gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. 301. madde, Vakıflar Yasası, AB konularına geniş yer verdi...

“VATİKAN’A AKP İKTİDARI FIRSAT VERMEZ”
‘Patrikhane, Vatikan benzeri bir yer olacak’ diyenler var. İnanın o arkadaşa sorun ‘Patrikhane nerede?’, bulunduğu semti bile bilmez. Beyinleri bulandırmaya hakkınız var mı? Aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış.

ELEŞTİRİYE EVET, HAKARETE HAYIR
Bu özgürlük hiçbir insana hakaret etme yetkisini vermemelidir. Eleştiriye evet ama hakarete hayır. Türkiye’de şöyle bir anlayış gelişmeye başladı. Bu da çok çirkin. Siyasetçi hakarete uğruyor, şimdi onun tanımı değişti. Bu ağır eleştiriye girer diyor. Siyasetçi bunlara bir ağır eleştiri olarak bakmalı diyor. Küfre varıncaya kadar, bizim değerlerimizde, geleneğimizde, göreneğimizde, ahlak değerlerimizde tamamıyla ifade edemediğimiz şekilde konuları siyasetçiye yapılınca ağır eleştiri, bunu konuşanlara yönelik yapıldığı zaman hakaret. Bunu neyle izah edeceğiz? Bunun tanımı tektir. Hakaret ise siyasetçi için de her türlü makam için de hakarete girer. Siyasetçi bu ülkenin şamar oğlanı mı? Bir taraftan özgürlük, demokrasi diyeceğiz. Ondan sonra vurun abalıya. Önüne gelen siyasetçiye bindirsin.

KKTC’YE NE BEN NE AKP’Lİ BULAŞMADI
Bir partiden ayrılmak suretiyle hükümet bozulmuş. Şu anda enteresan olan bizi bu işlere bulaştırmanın gayreti içerisine çekme çirkinliğini gösteriyorlar. Uyumlu olsalar zaten böyle bir şey olmazdı. Kararı kendileri verdi. Müdahale etmemiz mümkün değil.

BEN SENİ NİYE ARAYAYIM?
‘Beni aramadı’ diyor. Ben seni niye arayayım? Varsa böyle bir sıkıntı siz bizi arayın. Bu uluslararası diplomasi açıdan çirkin. Bir Başbakan olarak ancak o ülkenin başbakanını ararım. Yazılı, görsel medyanın bu yanlışlara girmesi AKP ve iktidarımızı yıpratmaktan başka bir şey değildir. Bu KKTC ve Türkiye arasındaki bağları zayıflatır.

MUHALEFETE YÜKLENDİ

İKTİDARDAN DÜŞÜNCE AB DÜŞMANI OLDULAR
Ülkemizde göreve geldiklerinde AB ile ilgili her hazırlanan maddeye imza koyanlar, AB müktesebatına imzayı koyanlar bugün nasıl da AB’ye karşı tavır içine girdiler? Bu ne samimi yaklaşımdır! Bu samimi yaklaşımı görünce şaşkına dönmemek mümkün değil. Akşam yatıp farklı konuşacaksın sabah kalkıp farklı.

KİME MESAJ VERDİ?

MESELELERİN ÇÖZÜM YERİ MECLİS
Muhalefetin veya onlarla omuz omuza olanların arzuladığı gibi ülkemizi bir erken seçim gayyasına düşürmüş olsaydık bunun bedeli çok ağır olurdu. Onlar bu bedeli göremeyecek kadar milletini, vatanını düşünmekten uzaktır. İstikrarı korumak Meclis çatısı altında görev yapan her arkadaşımın ilk görevi olmalıdır. Türkiye’nin istikametini bir daha darboğazlara, krizlere, çevirmemek için millete yakışır duruş sergilemek lazım. Bu ülkenin meselelerinin çözüm yeri TBMM’dir.

ETİKETLER

0