Gazetevatan.com » Yazarlar » Bu konu şaka götürmez!

Bu konu şaka götürmez!

09 Ekim 2013 Çarşamba


Yazılarda espri anlayışı önemlidir, hele bizim gibi sorunlarla yoğrulmuş ve “gülmeyi neredeyse unutan” bir toplumda daha da önemlidir ama bazı konular gerçekten şaka götürmez. Nasıl ki bir yazı veya kitap yazıp da başka türlü okutamayacağını bildiği için beraber çalıştığı meslektaşlarını yalanlarla karalamaya çalışan , arkadaşlarıyla “off the record” yapılmış konuşmaları bile magazin konusu yapan, sonra da dönüp “bana kızma, sen de yaz al intikamını” diyerek “intikam almakta olduğunu” anlatan ve kendini ele veren bir kuş beyinliye anlayış göstermek imkansızdır, çok ciddi konuları espriye vuranları anlamak da öyledir.

Söz ettiğim konu “gösterileri önlemek için polise verilecek yeni yetkiler” .. Taksim gösterilerinde kaç cana zarar verildi, kaç gencimiz polis şiddeti yüzünden kaybedildi. Ethem Sarısülük’ü öldüren polis Şanlıurfa’ya atanmış, hala çalışıyor ve diğerlerine de ceza verilmedi. Şimdi ise polise “potansiyel tehlike görmesi mesela gösteriye katılacağı düşünülmesi bile yeterli olacak şekilde” gözaltı yetkisi verilecek. Bunu tartışanlara “demokrat arkadaşlar üzülmeyin, birkaç yıl sonra yeni bir paketle bu yetki alınır” diyerek konuyu hafifletmek olmaz, çünkü o zaman içinde bu yetkiden binlerce kişi zarar görebilir. Ve ayrıca bu konu yeterince önemli değil midir ki tartışanlar için sarkastik bir dil kullanılıyor?

Bu yetkinin üstüne bir de “yasaların gösteri hakkını iyice kısıtlayacak şekilde ceza getirmesi” ve “sosyal medyanın istihbarat birimlerince yakın takibe alınması” gibi yepyeni baskılar söz konusu. Hiçbiri şaka götürmez. Demokrasiyi savunan her vatandaş düşünmelidir!

HAYTAP’ın ödül günü!

O tarihte yurt dışında olduğum için Eylül’ün 27’sinde HAYTAP ’ın İstinye Park AVM’de yapılan “Sokak Köpekleri ve Kedileri” konulu fotoğraf yarışması ödül töreninde maalesef bulunamadım. Benim için gerçekten üzücüydü çünkü hem “sokak hayvanlarının korunması” en önemli amaçlarımdan biri ve HAYTAP bu konuda büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Hem de yarışmaya katılan fotoğrafların her biri birer sanat eseriydi, jüri üyesi olarak kendi tercihimi yapmak için saatlerce fotoğrafları tekrar tekrar incelemek zorunda kaldım.

Bu takvimleri alın!

Bu yarışma Koza Yönetim ve HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) işbirliğiyle “sokak hayvanlarına dikkat çekmek için” düzenlendi. Bu ülkede insanların çoğu sokak hayvanlarını ve onların feci şartlarda; hasta, aç,susuz hayatını sürdürmeye çalışmasını, belediyeler görevi olan “kısırlaştırma” yı yapmadığı için sonunda vahşice ve toplu şekilde katledilmelerini ya da korkunç şartlardaki barınaklara tıklım tıkış hapsedilmelerini görmezden geldiği için HAYTAP ve Koza Yönetim büyük bir takdiri hak ediyorlar.

Artık gelenekselleşen yarışmada dereceye giren eserlerin (gerçekten her biri eser) yer aldığı 2014 duvar ve masa takvimlerinden elde edilen tüm gelir HAYTAP tarafından “sokak hayvanları” için geliştirilecek projelerde kullanılacak. 2011’de takvim satışlarından 35 bin 543 TL , 2012’de 55 bin 995 TL elde edilmiş, oysa bunun kat kat fazla olması gerekiyor. Ve kendimiz bir gayret göstermediğimize göre en azından bunu sağlayabiliriz.

Şirketler desteklemeli!

Keşke bütün büyük şirketler Koza Yönetimi gibi (Türkiye’nin ik ve tek hayvan federasyonu) HAYTAP’a destek verse , oteller artan yiyecekleri her gün onların göstereceği barınaklara yöneltse .. En ücra köşeler dahil tüm bölgeleri dolaşan ve belediyeler ile hayvan bakımevlerini denetleyen bu kuruluşun ne üzücü olaylarla karşılaştığını bilseler eminim desteklerini esirgemezlerdi. Batı ülkelerinde milyonlarca gönüllü sokak hayvanları için çalışıyor ve onlara zarar verenlere hapis cezası var.Medeniyet “tüm canlıların yaşam hakkını savunmayı” gerektirir, bizdeki gibi ezmeyi, yok etmeyi ya da duyarsız kalmayı değil.

Fotoğraf yarışmasının birincisi Sebahattin Özveren, ikinci Alahattin Kanlıoğlu, üçüncü İsmail Okur ve mansiyon alan isimleri de diğerlerini de kutluyorum, müthiş kareler yakalamışlar. Bence dereceye girmeyen fotoğraflar bile olağanüstü güzellikteydi!


Özür!

Sevgili okurlarım, Pazartesi günü Suriye ile ilgili yazımın iki cümlesi benim yaptığım bir hata sonunda ikinci yazımın altına düşmüş. Biliyorsunuz tekrar okurken değiştirme yapmak istemediğim için yazılarımı yazar yazmaz gönderiyorum, bu nedenle gazeteyi okurken fark ettim. Hatadan dolayı özür dilerim.