Gazetevatan.com » Yazarlar » “Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup, aşk sanıyorsunuz...”

“Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup, aşk sanıyorsunuz...”

14 Ekim 2016 Cuma


Hayat aldığınız nefeslerde değil; nefesimizi kesen anlarla ölçülür... (Hitch)

***

Eğer sevdiğimiz kişiler bizden çalınmışsa, onları uzun yaşatmanın yolu, onları asla sevmekten vazgeçmemektir...

Binalar yanar, insanlar ölür, ancak gerçek aşk ölümsüzdür...

(The Crow)

***

Birlikte olmayı hak etmeyen milyonlarca insan yan yanayken, ben neden hala senden ayrı nefes alıyorum...

(City of Angels)

***

Aşk ne unvan tanır; ne zenginlik... Bir kraliçeyle; bir kralı oynayan soytarı arasında da alevlenebilir...

Shakespeare in Love)

***

Jenny ve ben; köfte ve patates gibiydik...

(Forrest Gump)

***

Aptal gibi gözükmeye razı değilsen; aşık olmayı hak etmiyorsun demektir...

(A Lot Like Love)

***

Aşka tamamen teslim olana dek onun ne olduğunu asla bilmeyeceksin...

(Fools Rush In)

***

Bazen en uzun yolculuk, iki insan arasındaki mesafedir... (The Painted Veil)

***

Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup; aşk sanıyorsunuz...

(Othello)

***

Ben senin hayatının bir bölümünde yer aldım...

Ama sen benim hayatımın tamamıydın... (P.S. I Love You)

***

Bir insan birisiyle yaşlanmalı...

Birisi yüzünden değil...

(Lethal Weapon 3)

***

Birbirimiz için yanlış kişiler olduğumuzu söyleme...

Biz başka hiç kimse için doğru kişiler değiliz... (The Cutting Edge)

***

Eğer aşk bir seçenek olsaydı, bu kadar keskin bir acıyı kim seçerdi?..

Anna And The King)

***

Gerçekten verecek sevgim var... Ama verecek kimsem yok... (Magnolia)

***

Hayatta en zoru, birinin seni sevmesine izin verecek cesarete sahip olmaktır...

(The Wedding Date)

***

Her aşkın derin bir trajedi içermesi, aşktan yüz çevirmek için neden oluşturmaz... (O Kadın)

***

İnsan hayatının aşkını gördüğü zaman dururmuş... (Big Fish)

***

İnsan sevdiğini öldürür diye bir söz vardır ya...

Aslında bakın; insanı öldüren hep sevdiğidir... (Fight Clup)

***

Kalbin kırılabilir; ya da dünyanın en güzel aşkını yaşayabilirsin...

Ama denemediğin sürece asla bilemeyeceksin... (When in Rome)

***

Karda donmak üzeresin, uyumak tatlı geliyor, ama ölüyorsun, farkında değilsin... (Issız Adam)

***

Neden aşkın başladığı anı bilmeyiz de; bittiği zamanı mutlaka biliriz...

(L.A. Story)

***

Eğer çok şanslıysanız;

Hayatınızda bir kere, hayatınızı önce ve sonra diye ayırabilecek biriyle tanışacaksınız... (My Sassy Girl)

***

O mükemmel değil... Sen de mükemmel değilsin...

Asıl soru; birbiriniz için mükemmel olup olmadığınız...

(Good Will Hunting)

***

Özel biriyle birlikte olduğunu, çenesini kapatıp susabildiği zaman anlıyor insan... (Pulp Fiction)

***

Bazen ilk görüşte bilirsin; O insan senin kaderindir...

Bazen bir ömür ararsın bulunmaz...

(Aşk Tesadüfleri Sever)

***

Aşık olmak anlık bir şey... Birden her şeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı, birden tüm yemeklerin çok lezzetli olduğu bir an bu...

(Kaybedenler Kulübü)

***

Sevgi neydi?.. Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti...

(Selvi Boylum Al Yazmalım)

*****

NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜNÜ ALAN ŞARKICININ İKİ PARÇASI... “ONE MORE CUP OF COFFEE ‘FORE I GO...”

Your breath is sweet

Nefesin tatlı

 

Your eyes are like two jewels in the sky

Gözlerin gökyüzündeki iki mücevher gibi

 

Your back is straight your hair is smooth

Sırtın düz, saçın pürüzsüz

 

On the pillow where you lie

Yattığın yastıkta

 

But I don’t sense affection

Ama şefkat sezmiyorum

 

No gratitude or love

Ne minnettarlık ne sevgi

 

Your loyalty is not to me

Sadakatin bana değil

 

But to the stars above

Yukardaki yıldızlara

 

One more cup of coffee for the road

Yol için bir fincan kahve daha

 

One more cup of coffee ‘fore I go.

Bir fincan kahve daha, ben gitmeden

 

To the valley below.

Aşağıdaki vadiye

 

Your daddy he’s an outlaw

Baban, o bir kanun kaçağı

 

And a wanderer by trade

Ve mesleği avarelik

 

He’ll teach you how to pick and choose

Sana seçmeyi ve ayırmayı öğretecektir

 

And how to throw the blade

Ve bıçağı fırlatmayı

 

He oversees his kingdom

O krallığına gözkulak oluyor

 

So no stranger does intrude

Böylece yabancılar rahatsız edemez

 

His voice it trembles as he calls out

Sesi titriyor, seslenirken

 

For another plate of food.

Yeni bir tabak yemek için.

 

One more cup of coffee for the road

Yol için bir fincan kahve daha

 

One more cup of coffee ‘fore I go.

Bir fincan kahve daha, ben gitmeden

 

To the valley below.

Aşağıdaki vadiye

 

Your sister sees the future

Kız kardeşin geleceği görüyor

 

Like your mama and yourself

Tıpkı annen ve senin gibi

 

You’ve never learned to read or write

Asla okuma-yazma öğrenmedin

 

There’s no books upon your shelf

Rafında hiç kitap yok

 

And your pleasure knows no limits

Ve memnuniyetin sınır tanımıyor

 

Your voice is like a meadowlark

Sesin bir tarlakuşu gibi

 

But your heart is like an ocean

Ama kalbin bir okyanus sanki

 

Mysterious and dark

Gizemli ve karanlık

 

One more cup of coffee for the road

Yol için bir fincan kahve daha

 

One more cup of coffee ‘fore I go

Bir fincan kahve daha, ben gitmeden

*****

“THE ANSWER MY FRIEND IS BLOWIN’ IN THE WIND”

How many roads must a man walk down

Bir adamın katetmesi gereken ne kadar yol var

 

Before you call him a man?

Ona erkek demeniz için

 

Yes, ‘n’ how many seas must a white dove sail

Evet, ve kaç deniz aşmalı beyaz bir güvercin

 

Before she sleeps in the sand?

Kumlarda uyumadan önce

 

Yes, ‘n’ how many times must the cannon balls fly

Evet, ve top gülleleri kaç kez atılmalı

 

Before they’re forever banned?

Sonsuza dek yasaklanmalarından önce

 

The answer, my friend, is blowin’ in the wind,

Cevap, dostum, rüzgarla esiyor

 

The answer is blowin’ in the wind.

Cevap rüzgarda uçuyor

How many times must a man look up

Bir adam kaç kez yukarı bakmalı

 

Before he can see the sky?

Gökyüzünü görebilmesi için

 

Yes, ‘n’ how many ears must one man have

Evet, ve bir adamın kaç kulağı olmalı

 

Before he can hear people cry?

İnsanların ağladığını duyabilmesi için

 

Yes, ‘n’ how many deaths will it take till he knows

Evet, ve kaç ölüm olmalı onun bilmesi için

 

That too many people have died?

Ne kadar çok insanın öldüğünü?

 

The answer, my friend, is blowin’ in the wind,

Cevap, dostum, rüzgarda esiyor

 

The answer is blowin’ in the wind.

Cevap rüzgarda uçuyor

How many years can a mountain exist

Kaç yıl geçmeli bir dağın varolabilmesi için

 

Before it’s washed to the sea?

Suyla yıkılmaması için

 

Yes, ‘n’ how many years can some people exist

Evet ve kaç yıl geçmeli bazı insanların yaşayabilmesi için

 

Before they’re allowed to be free?

Özgür olmaları için izin verilmeden önce

 

Yes, ‘n’ how many times can a man turn his head,

Evet ve bir adam kaç kere çevirebilir başını

 

Pretending he just doesn’t see?

Sadece görmemek için

 

The answer, my friend, is blowin’ in the wind,

Cevap, dostum, rüzgarda esiyor

 

The answer is blowin’ in the wind.

Cevap rüzgarda uçuyor