Gazetevatan.com » Yazarlar » Benim bayramım...

Benim bayramım...

07 Temmuz 2016 Perşembe


 
"Nefes almak bayramdır mesela;
 
Günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
 
***
 
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir...
 
Sevmeninkini yalnızlık...
 
***
 
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır...
 
***
 
Bayramdır; elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek; kurda kuşa yem olmayıp; 'Çok şükür bugünü de görebildik' diyebilmek...
 
***
 
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır... Küsken barışmak,
 
ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır...
 
***
 
Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek de öyle...
 
***
 
'DELİ GİBİ BURNUNDA TÜTENİN BOYNUNA SARILMAK...'
 
Vuslat da bayramdır öte yandan...
 
Erndişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak, deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır...
 
***
 
'TATLI BİR ŞEKERLEMEDE ÜSTÜNE SERİLEN BATTANİYE...'
 
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek,
 
korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır...
 
***
 
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır...
 
***
 
'Ona güvenmiştim, yanılmamışım' sözü bayramdır...
 
Hiç aldatmayıp, aldanmamış olmak bayram...
 
***
 
Yeni bir sözcük öğrenmek, bir tünelin sonuna gelmek, müzmin bir işin kapısını çarpıp, uzun bir yola çıkıvermek bayramdır...
 
***
 
Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gerektiğinde haksızlığın karşısına yalınkılıç yürüyebilmek bayramdır...
 
***
 
Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır...
 
***
 
EVDE YALNIZLIĞI NOKTALAYAN İNSAN NEFESİ...
 
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır...
 
***
 
Sonrasında gelen ilk diş bayramdır...
 
İlk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram...
 
Güne gülümseyerek başlamak bayramdır...
 
***
 
'İyi ki yanımdasın...' bayram; 'Her şeyi sana borçluyum...' bayram, 'Hiç pişman değilim...' bayram...
 
Evlatlarının mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çam demleyebilmek bayramdır...
 
ZAMANI DONDURAN ESKİ FOTOĞRAFLARA NEDAMETSİZ BAKABİLMEK...
 
Zamanı donduran eski fotoğraflara, nedametsiz bakabilmek, altı çizilmeş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır...
 
***
 
Alnı açık yaşlanmak bayramdır...
 
Ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...
 
***
 
Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz, her gününüz bayram olur... Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler...
 
Deseler de böyle delilik, bayram artı günlerdeki akıllıktan evladır...
 
Her gününüz bayram olsun..."
 
ANNESİZ GEÇEN İLK BAYRAMDA ANNECİK'İN RUHUNUN ANISINA...
 
Dün erken baskılarda bir gazetenin yıllar önce internette yaptığı bir hatadan mütevellit; yukarıdaki Bayram yazısı satırlarının Can Dündar yerine Can Yücel'in olduğunu yazıyorum...
 
***
 
Anne'siz geçen ilk Bayram'da Annecik'in Anısına yazdığım satırlarda; Can Dündar'ın yazısını; Can Yücel'inki gibi göstermek, acı bir tesadüf oluyor...
 
***
 
'Annecik' hayattayken, oğlunun yıllarca wikipedia ve internet kaynaklı "yalan yanlış bilgiler yüzünden hayatının nasıl karartıldığının acısıyla" yaşıyor...
 
***
 
Altmış yıllık eşinin, hayat arkadaşının profesörlüğünün bile, karakter suikastçilerinin elinde 'okutman' haline nasıl getirildiğinin, manevi torunun nasıl buharlaştırıldığının acılarıyla yaşıyor Annecik...
 
Oğlunun 40 yıllık mesleki kariyerinin; altüst edilerek 'ucuzlaştırılıdığnı itibarsızlaştırıldığını' görüyor...
 
***
 
Aynı yalan yanlış bilgilerin, çarpıtmaların, itibarsızlaştırmaların değişmeyen satırlarla devam etmesi; yattığı yerde Annecik'in Ruhu'nu huzursuz kılmaya devam ediyor...
 
***
 
Dün sınıf arkadaşım Can Dündar'ın kaleminden çıkma satırları; Annecik'siz geçen ilk bayramımda Can Yücel'in dizeleriymiş gibi anıyorum;
 
***
 
Annecik'in Ruhu; yattığı yerden oğlunun arkadaşı olarak tanıdığı Can Dündar üzerinden, ruhunun rahat etmediğini söylüyor;
 
Çocuğu ve ailesi üzerinde süren kirli wikipedia bilgilerinden ruhunun hala rahatsızlık duymaya devam ettiğini anlıyorum dün...
 
***
 
Can Dündar'ın "Yaşamak Bayramdır..." yazısının bir gazetenin yanlış yazmasıyla Can Yücel'e mal edilmesini içine sindiremiyor Annecik...
 
Sinderemidiği bu gerçek üzerinden; kendi oğluna yönelik iftira ve çarpıtma dolu wikipedia bilgilerinin değiştirilmesini arzuluyor...
 
***
 
Dün şöyle yazıyorum Can Yücel olarak lanse edilen; gerçekte Can Dündar'ın olan satırlarla ilgili Annecik'i anarken;
 
***
 
Bir "iyimserlik teması mı" bu dizeler?..
 
Değil...
 
Bir "bilgelik" şiiri tastamam ki...
 
Dizeler; yaşamakta olduğumuz hayatın tüm bayramlarına tanıklık ediyor...
 
***
 
Çocukluğumuzdan bu yana...
 
Yaşadığımız ve bayramdan anladığımız ne varsa; hepsi birer birer içimize siniyor, bizi insanlaştırıyor...
 
***
 
Bu Bayram; anneciksiz yaşadığım ilk Bayram...
 
Çocuklara aksettirmek istemediğimiz bir burukluğumuz tabiatıyla mevcut; babada ve şahsımızda...
 
***
 
Bayramın ne olduğunu ilk kez annecik anlatıyor bizlere...
 
Anlattığı ve öğrettiği Bayram'da namevcut olması 'acı...'
 
***
 
Yine de hayatta kalanlarla devam eden sevgiyle örülü yuvarlak masada, üç çocuk ve babaya katık oluyor 'Yaşamak Bayramdır' şiirinin dizeleri...
 
***
 
Bitmesini istemiyor yüreğim; ne şiirin ne dizelerin...
 
Lezzet oluyor; anneciksiz ilk bayramda bendenize;
 
Hayatın duruşuna;
 
eğilmez bükülmez namusuna; onuruna, sevgiyle oluşturulan aile bağına;
 
Nedametsiz bakılabilen geçmiş zaman fotoğraflarına...
 
***
 
Küçük kızımmızın dişi sallanıyor...
 
Çıkmak üzere sallanan diş; yenisinin gelmekte olduğunu müjdeliyor...
 
***
 
İçin için son bulmasını istemiyorum hiç dizelerin... Satırlardaki Bayramın etkisi ile;
 
Hoşnut oluyor fakir kalbim..."