Gazetevatan.com » Yazarlar » Çocukların hatalarını devamlı düzeltmek; onların enerjilerini tüketmektir...

Çocukların hatalarını devamlı düzeltmek; onların enerjilerini tüketmektir...

26 Haziran 2016 Pazar


Dün yazmaya başladığım “Dokuz Kehanet”in sekizincisi; insanlarla ilişkilerde enerjiyi doğru kullanmanın yolunu gösteriyor...

***

Özellikle çocukların hatalarını sürekli düzeltmenin, onların enerjilerini tüketmek olduğunu söyler 8. kehanet...

Çocukların hatalarını sürekli düzeltmenin; onlarda kontrol dramaları yarattığını belirtiyor bu öğreti...

AŞK İLİŞKİLERİNİZİN ENERJİ EMİCİ İLİŞKİLERE DÖNÜŞMESİ...

İki kişi aşık olduğunda, bilinçsiz olarak enerjilerini birbirlerine verirler...

Mutluluk ve neşe inanılmaz derecede artar...

***

Titreşimler yükselir...

Ne yazık ki insanlar birbirinden gelen bu enerjiye bağlanırlar ve evrenden sağladıkları enerjiyi keserler...

***

Oysa iki kişinin birbirine verecek yeterli enerjisi yoktur...

***

Bir süre sonra birbirlerine enerji vermeye son verip, diğerinin enerjisini elde etmeye çalışırlar...

Çocukluk dramalarının içine düşerler... (Dün verdiğim çocukluk dramalarını bugün bir kez daha vereceğim)

***

Sonuçta ilişki giderek yozlaşır ve güç savaşına dönüşür...

Aslında bu durumdan tam olarak kurtulmayı kadar alfabedeki C harfi gibi hareket ederiz...

***

Karşı cinsten kolay etkileniriz...

Onun yarım kalmış C şeklindeki dairesi gelip bizimkiyle birleşir...

***

Birbirimize enerji akıtmaya başlarız...

Gerçekte ise, kendi dışında diğer yarısını arayan bir başka insanla birleşmiş oluruz...

***

Karşı cinsten birine bağımlı olmamızın nedeni, karşı cinsin enerjisini elde etmek istememizdir...

AŞK İLİŞKİSİNDE OYNANAN ÇOCUKLUK DRAMALARI... MESAFELİ DRAMA...

Esrarengiz ve gizemli bir görünüm kazanır...

Kendi kendine ihtiyatlı davrandığını söyler, ama aslında bu dramanın içine başkasını çekip, kendisine ilgi göstermesini ümit eder...

***

Birisini bu dramanın içine çekince de, açık davranmaz ve gerçek duygularını anlamaları için karşısındakileri zorlar...

***

Onlar bu kişinin gerçek duygularını anlamaya çabalarken, fazlasıyla ilgi gösterip, tüm enerjilerini ona yollarlar...

***

Ne denli esrarengiz davranıp, ne denli ilgilerini çekerse o kadar enerji çalar...

SORGULAYICI DRAMA...

Sorularıyla insanları eşeleyip, karşısındakinin yaşantısındaki yanlışları ortaya çıkarıp eleştirir...

***

Eğer istedikleri kişiyi bu dramanın içine çekebilirlerse, karşısındaki “sorgucu”nun karşısında kendini suçlu hisseder...

“Sorgucu”nun dikkatini çekecek hatalar yapmamak için, onun düşündükleri ile ilgilenmeye başlar...

***

“Sorgucu” bu ‘saygı’ sayesinde gereksinim duyduğu enerjiyi çalar...

KORKUTUCU DRAMA...

Şayet biri, fizik gücüyle ya da statüsüyle başkası üzerinde tehdit yaratıyorsa, öteki başına kötü bir iş geleceği korkusuna kapılır...

***

Karşısındakine korku nedeniyle ilgi gösterip, ona enerjisini verir...

ACINDIRICI DRAMA...

Taraflardan biri, başına gelenlerden diğerinin sorumlu olduğunu ima eder...

***

Ona yardım etmediği takdirde kötülüklerin başına gelmeye devam edeceğini söyler...

Böylece sağladığı ilgiyle enerji çeker...

***

Dikkat edilmesi gereken, dramaların karşı dramaları yarattığıdır...

Örneğin mesafeli drama uygulayan kişi; karşısında sorgucu drama oynayan kişiyi yaratır...

ÖNCE TEK BAŞINA OLMAYI ÖĞREN!..

İçimizdeki kaynaktan aldığımız mistik enerjinin, hem erkek hem de dişi yönü vardır...

***

Ancak bu bütünleşme zaman alır...

Eğer olgunlaşmadan eril ya da dişil enerjimizin artması için, bir başka insan ile bağlantı kurarsak, evrensel kaynağın akışını durdururuz...

***

Önce daireyi kendimiz bütünlemeliyiz...

Bu zaman alır ve ancak bunu sağladıktan sonra yüksek ilişkiler kurabiliriz...

***

Bu şekilde bütünleşmiş bir insanla romantik ilişki kurduğumuzda; bu tür bir ilişki bizim bireysel gelişimimizi engellemez...

***

Bu tür ilişkilerde bağımlı olma eğilimi yoktur...

Çünkü bu insanların ikisi de gelecek mesajları beklemektedirler...

***

Bir aşk deneyimine başlandığında; ilişkinin ilk günlerinde duyulan iyilik ve keyfin tadını, tek başına olduğun zamanda çıkarmalı, onu içine almalısın...

***

Bundan sonra gelişmeye başlarsın...

Kendine uygun romantik ilişkiler, sana kendiliğinden ulaşmaya başlar...

ENERJİ DÜZEYİNİ ARTTIR!..

Dokuzuncu kehanet der ki;

Enerji düzeyimiz arttıkça, vücudumuzdaki atomların titreşimlerinin düzeyi de artar...

***

Kısacası ruhumuzu arındırıp hafifleriz...

Her zaman enerji dolu ol ve sevgi durumunda kal...

***

Bir kere sevgi konumunu elde ettin mi, hiçbir şey ve hiç kimse sendeki enerjiyi çekip alamaz...

Gerçekte senden taşan enerjinin yarattığı akıntı, aynı oranda enerjiyi senin içine çeker...

10. KEHANET VE BİRKAÇ SÖZ...

Bu kehanetlere ek olarak dokuzuncu kehanetin sonunda anlatılan bir de 10. kehanetten söz edilir...

***

10. kehanette, hayatımızı ölümden sonraki yaşamının; edindiğimiz yüksek bakış açısından görülmesi anlatılır...

***

James Redfield’ın 9 Kehanet kitabındaki bilgiler; esasen ayrı ayrı birçok bilge yazarın kitaplarında, çalışmalarında ve söyleşilerinde yer alır...

***

Burada verilen bilgiler; günümüzde; hayatı daha geniş ve derin okuyabilen insanların, rahatlıkla fark ettiği ve günlük yaşamında uyguladığı bilgilerdir...

***

Bu köşede zaman zaman; görüşlerine katılmasam da, edebi içeriği ve içerdiği uslup hazzı nedeniyle, birçok sözü yayınlıyorum...

***

İki gündür yayınladığım bilgiler, bir edebi hazdan mütevellit değiller...

Bu bilgileri uzun zamandır hayatında uygulayan bir kişi olarak; yaşama katkı amacıyla paylaşıyorum okuyucuyla...