Gazetevatan.com » Yazarlar » Altı metreye dokuz metre büyüklükteki bayrak eve nasıl asıldı?..

Altı metreye dokuz metre büyüklükteki bayrak eve nasıl asıldı?..

03 Haziran 2016 Cuma


Beşiktaş’ın şampiyonluğunu izleyen günlerin birinde, öğle saatlerinde annemin ölümünden sonra yalnız kalan babamla sohbet ediyorum...

Boğaz’ın karşı tarafında asılan üç adet Beşiktaş bayrağını görünce dayanamayıp babama şöyle söylüyorum...

***

-“Çocuklukta ve ilk gençlik yıllarında evin patronu sendin...

Sen de bu işlerde itidali severdin... Ankara’daki Beşiktaş’ın şampiyonluk kutlamalarım hep nakıs kaldı...

Sonra Atina’ya gittim... Şampiyon olduğumuz bir yıl bayrağı Atina’daki evimin balkonundan astım...

Uzun süre orada kaldı... Ama Atina’da da gönlümce bir Beşiktaş şampiyonluğu kutlayamadım...

İstanbul’a geldim... Habercilik; genel yayın yönetmenliği yapmaya başladım...

O yıllarda da ‘tarafsız’ olma gayretiyle işimi yapmak zorundaydım...

Sonunda şöyle gönlümce kutlayabildiğim şampiyonluk sayısı bir elin parmaklarını geçmedi...

Bu sene; kulüpten büyük bir bayrak sipariş edeceğim... O bayrağı evin önüne asacağım...”

***

Babam 86 yaşında...

Eskiden nasılsa yine öyle...

Değişmiyor...

-“Sen her çevrede tanınıyor biliniyorsun...” diyor...

-“O kadar büyük bayrak asmak başka kulüp taraftarlarını rencide etmesin... Yine de sen bilirsin ama...”

***

Her zamanki kılçığını atıyor, etkili olacağını düşünerek geri çekiliyor...

-“Hiç boşuna uğraşma...” diyorum,

-“Çocuklar büyüdü... Bu sene çok büyük bir bayrak asmak, çocukları neşelendirir; onlarda bir kültür yaratır...”

***

O an kulübü arıyorum...

6 metreye 9 metre büyüklükteki bayrağı ısmarlıyorum...

-“O bayraklardan kalmadı... Diktireceğiz...” cevabı veriyorlar...

-“Diktirin, beklerim...” diyorum;

-“Sonra bir zahmet iki kişi gelsin assın...”

***

Beş gün sonra, koskoca bayrak geliyor eve...

Dama çıkıyor görevlilerden biri...

Bir saate yakın uğraşıp bayrağı kalp şeklinde asıyorlar eve...

*****

ŞAMPİYONLAR LİGİNDE BEŞİKTAŞ... 100 MİLYON LİRAYA YAKIN PARA KAZANABİLİR BEŞİKTAŞ...

Bu sene “Şampiyonlar Ligi”nde mücadele edecek yeniden Beşiktaş...

***

İyi yönetilirse 25-30 milyon euroluk ek bir gelir anlamına geliyor Şampiyonlar Ligi Beşiktaş için...

Bunun anlamı; yüz milyon Türk lirasına yakın bir para kazanabilmeyi umuyor; Beşiktaş Şampiyonlar Ligi mecrasından...

*****

ŞENOL HOCA NE İSTİYOR?..

Şampiyonlar Ligi mecrasında; Şenol Hoca’nın takımla ilgili düşünceleri çok önemli...

Şenol Hoca yaptığı görüşmelerde;

“Kaleci ile, savunmaya iki stoper, mevcutlara alternatif iki sağ ve sol bek” transferi istiyor...

-“Orta sahayla, ileri üçlüyü alternatifleriyle muhafaza edelim yeter...” diyor... 

***

-“Orta saha aynı kalsın... İleride Gökhan Töre bu yıl futbolunun üstüne koyar... Quaresma, Kerim Frei, Olcay’la bu yılı götürürüm...” diyor...

***

Buna bir de devre arası transfer edilen genç Aras’ı eklemek lazım...

Şenol Hoca’ya göre; bol alternatifli iyi bir Şampiyonlar Ligi forveti ortaya çıkıyor... Gomez ve Cenk Tosun da olduğunda; durum yeterli görünüyor...

*****

GÖKHAN TÖRE’Yİ SATMAK BİR CİNAYET...

Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nde ve yeni stadında mücadele edeceği bu sezon, iki ezeli rakibi Fenerbahçe ve Galatasaray’la son yıllarda arasında oluşan farkı kapatabileceği bir sezon olabilir...

***

Bunun için, Şenol Güneş’in de tercih ettiği gibi, orta saha, kanatlar ve forvetin bozulmaması, savunmaya ve kaleye de takviye yapılması gerekiyor...

***

Şampiyon olup; Şampiyonlar Ligi grubuna kalan bir takımın, elindeki en önemli asetlerden birini satması; anlaşılabilir bir şey değil...

***

Gökhan Töre 24 yaşında; henüz çok genç...

Şenol Güneş; Töre’nin önümüzdeki yıl futbolunun üzerine koyacağını söylüyor...

***

Orta saha ve ileriden Mustafa Pektemek ve belki Veli’nin dışında futbolcu satmak akla, mantığa, izana uymuyor Beşiktaş’ta...

***

Etkili bir kaynağım;

-“Ne Gökhan Töre, ne Quresma satılmalı... Ama illa satılacak olsa; Quaresma 32 yaşında... Bundan sonra bir daha bir yere satılması mümkün olmaz... Gökhan henüz 24 yaşında... Beş yıllık sözleşme yaparsınız... Futbolunun üstüne koyar... Ne zaman isterseniz o zaman satarsınız... 24 yaşında futbolcu, kolay kolay satılmaz... Hele Şampiyonlar Ligi’nde mücadeleye hazırlandığınız ve iyi yönetilirse 30 milyon euro kazanacağınız bir sezonun arifesinde...”

***

Hak veriyorum;  

Ben de bu düşüncede olanlar gibi;

Şampiyon olmuş kadroda; Şampiyonlar Ligi arifesinde Gökhan Töre gibi bir starın satılmasını “cinayet” olarak niteliyorum...

***

Çok zor günlerden Beşiktaş’ı alıp, buralara getiren Fikret Orman’ın böyle bir hata yapacağını sanmıyorum...

Futbol manipülasyona çok açık bir alan...

Quaresma’nın Beşiktaş’tan gidişini hatırlıyorum...

***

-“Ümraniye’de ortalık yerde çişini yapıyor...” diye gönderiliyor Quaresma...

-“Disiplinli ve ahlaklı değil...” diye tukaka edilerek kulübün kapısı gösteriliyor Quaresma’ya...

***

Aynı Quaresma bugün Beşiktaş’ı kurtarıyor...

Gökhan Töre için; bugünlerde yayılmaya çalışılan söylentilerin hiçbirine itibar etmiyorum...

Quaresma örneği gözümün önünde...

Beşiktaş ve Şenol Hoca isterse Gökhan Töre’ye “muhteşem bir dönüş yaşatırlar” bu kulüpte... 

O da Beşiktaş’a şampiyonluk mücadelesinde ve şampiyonlar liginde...

*****

GÖKHAN TÖRE’NİN YERİNE KENDİMİZİ KOYDUĞUMUZDA...

Olaylara Gökhan Töre’nin penceresinden bakıyorum...

Başkan Fikret Orman’ın Oğuzhan için dediği gibi;

-“Chelsea ister; Barcelona ister... Real Madrid ister; Gökhan gider...”

Beşiktaş’ın vizyonu, şampiyonlar liginde yaşayacakları; Türkiye’de yeni şampiyonluk ihtimalleri; Westham’la kıyas bile kabul etmez...

***

Gökhan Töre; Beşiktaş gibi bir devi bırakıp; Westham’da ne olacak?..

Westham’mıdır Gökhan Töre’nin Avrupa’daki rüyası?..

Geçiniz bir kalem...