Lig TV yayını kesince; Fenerbahçe maçını, Fenerbahçe TV’den dinledim!..

Pazar akşamı uzun bir gün geçiriyorum...

Sporla başlayan gün; çocuklarla kahvaltı, ailecek öğle yemeği; sinema, oyun parkı, roman ve kitap okuma faslı, büyük kızımla uzun sohbetler; akşam hamburger keyfiyle dolu dolu geçiyor...

Akşam 8’e doğru, çocukları annelerinin evine bırakırken; futbol dünyasından sevdiğim bir arkadaşımı arıyorum...

-“Fenerbahçe-Eskişehir maçını izleyemiyorum... Mümkün olursa ikinci yarısına yetiştiğim yerden izlerim... Sonra istersen dışarıda buluşalım... Sohbet eder laflarız...”

***

Maçtan sonra buluşmaya karar veriyoruz...

Ben de çocukları bırakıp; eve geliyorum, maçın son bölümünü izleyip; hazırlanıp çıkacağım...

Evde ve yanda oturan anne babamda bulunan toplam dört adet Digitürk’üm var...

Beşincisi de var da...

O nerede bilmiyorum...

Bunların hiçbiri, birbirine bağlı paket falan değil... Her biri ayrı bir Digitürk...

Her birinde Lig TV var doğal olarak...

Beş ayrı Lig TV yayınım var...

***

Televizyonun kumandasını alıyorum elime hızla;

Fenerbahçe-Eskişehir maçını izlemek için Lig TV’yi açmaya yelteniyorum... 77. kanala basıyorum...

Haberin Devamı

Hayret çıkmıyor 77. kanal...

76 var; 78 var... 77 yok...

Şaka gibi...

***

O dakikada maçı izlemek için, hızla Digitürk yetkililerine ulaşmaya çalışıyorum...

İlk aramamda ulaşamıyorum...

Sonra aklıma geliyor...

-“Bizde bir sürü Digitürk var... Sorun yapma... Git başka odadaki Digitürk’ten seyret...” diyorum...

Geçiyorum başka odaya, salona, evin başka taraflarına...

77’yi çeviriyorum...

Önce 76 çıkıyor...

Bir atlıyorum...

Bu sefer 78’e geçiyor...

***

İki evde bulunan dört Digitürk’ün dördünde de; 77. kanalın uçtuğunu görüyorum...

Şok oluyorum...

Aradığım Digitürk yetkililerinden birisi bana geri dönüyor... Ona durumun felaketini anlatıyorum...

-“Size haber vermeden kesmeleri imkansız... Ne olduğuna hemen bakıp size dönüyorum...” diyor...

***

Uzun bir zaman geçiyor;

Kimse ne olduğunu bana söyleyemiyor...

Dört tane Digitürk ve Lig TV yayını olan bir tüketici olarak Fenerbahçe-Eskişehir maçını seyredemeyeceğimi anlıyorum...

76. kanalı açıyorum...

Fenerbahçe TV’den maçı canlı anlatımla, Fenerbahçe formalı moderatörden dinliyorum...

Haberin Devamı

***

Durum gayet açık...

Aklı evvelin biri, benim adıma Digitürk’te Lig TV paketini kesiyor...

Para ödenmemiş olmasına imkan yok;

Çünkü banka otomatik ödüyor...

Zaten; kesmeleri de mümkün değil... Bildirimde bulunmaları gerekiyor...

-‘Paranız ödenmedi kesiyoruz’ diye...

Hayır bunların hiçbiri geçerli neden değil...

***

Birisi bir çıkıntılık, bir gayretkeşlik yapmış belli ama

kim bu?..

Onu bulmaya çalışıyorum...

-“Niye yapıldı, gerekçesi ne onu söyleyin...” diyorum...

Hayır cevapları yok...

Olayı saptırarak örtmeye çalışıyorlar akıllarınca...

-“Teknik bir arıza vardır evinizde, uydu alıcılarında... Teknik ekibimizi yönlendiriyoruz...” diyorlar...

-“Hayır...” diyorum...

-“Teknik ekip falan yönlendirmeyeceksiniz... Ben başka bir teknik ekip çağırıp tespit yaptıracağım... Alıcıyla vericiyle bir ilgisi yok bu kesintinin... Bütün Digitürk’lerde 77. kanalın uçmasının alıcıyla alakası olamaz...

Merkezden çıkıyor bu kesinti...

Merkezde yapılan kesintiyi; teknik ekip gönderip ‘yaptık’ deyip örtemezsiniz...”

Haberin Devamı

***

Cevap yine yok...

Dün sabah birisi geliyor Digitürk’ten; teknik servisten...

-“Kontrol etmeye geldim...” diyor...

-“Kontrol edecek bir şey yok... Bana doğruyu söyleyin... Aptal yerine koymayın...” diye uyarıyorum... Zaten dışarıdan teknik servisi çağırdığımı görünce, apar topar merkezden 77. kanalı yayına açıyorlar önceki geceden itibaren...

Her nedense “Uçmuş olan Lig TV yayını, eve kimse gelmeden aniden yeniden yayına geçiyor?..”

Sanki Sevimli Hayalet Casper gelip de yayını yeniden bağlamış gibi...

***

Olan Fenerbahçe-Eskişehirspor maçını canlı izleyememe neden oluyor gibi görünüyor...

Oysa bu olay; o kadar basit değil...

Uzun zamandır, Digitürk yayınları, film paketleri, kanal içerikleri standartı düşürüyor...

Hiçbir yenilik yok, varolanlar da doğru düzgün çalışmıyor...

Film paketleri artık çok eski ve hiçbir ihtiyaca cevap vermiyor...

Bir süre önce bana bazı kaynaklar;

-“Digitürk bitti... Sanki onun bittiğini göstermeye, ispat etmeye çalışıyorlar...” diyor...

Haberin Devamı

***

Böyle bir şeyi olabileceğine ihtimal vermiyorum...

Fakat yayın kalitesiyle, filmlerin güzelliğiyle, Avrupa’dan futbol ve tüm branşlardaki canlı yayınlarıyla zaten süper lig maçları hariç uzun zamandır D-Smart izlediğimi fark ediyorum...

Digitürk’te vazgeçmediğim tek kanal “Lig TV’deki süper lig maçlarının canlı yayını...”

O da “yayından uçmaya başlayınca” geriye Digitürk diye bir şey kalmıyor...

Bilinçli mi yapılıyor bilinçsiz mi?..

Taammüden mi, gayretkeşlik mi?..

Bilemiyorum...

Fakat çıplak gerçeğin geldiği noktadan ürküyorum...

Koskoca bir digital platform “elimden uçuyor sanki...”

*****

HAYATIMIN PARÇALARINDAN BİRİSİ..

Geçenlerde Kanyon D&R’ın, kitap, CD ve oyuncaklarla dolu dünyasında bütün aile her birimiz bir tarafta alışveriş yapıyorduk...

Parçayı o anda duydum...

Daha önce defalarca duymuştum...

Fakat bir türlü ismini, kimin söylediğini araştıramamış, üzerinde doğru düzgün bir etüt yapamamıştım...

Parçayı kişisel arşivimin kaydına alamamıştım...

O sihirli sesi ve tınıyı duymamla birlikte, solistini ve ismini öğrenebilmek için, mağazanın içinde görevlilere doğru koşmaya başladım...

***

Görevliler bana, CD’nin çalındığı bölümü işaret ettiler...

Bölüm mağazanın öbür tarafındaydı...

Oraya gidene kadar, parça bitmiş başka bir parçaya geçilmişti...

O parça da beş saniyede atlanmış bir başka parça gelmişti...

Görevli kıza koşa koşa gittim:

-“Biraz önce çaldığınız parçayı yeniden çalar mısınız?.. Ya da solisti kim; parçanın ismi ne söyler misiniz?..”

***

Görevli kız hangi parçadan bahsettiğimi anlamamıştı...

-“Biraz önce şu CD’yi çalıyorduk...” dedi...

Baktım o CD eski parçalardan oluşan bir CD’ydi...

Bu parça ise o parçaların tarihlerine göre çok yeniydi; ve o CD’de bulunmasına imkan yoktu...

-“Ne olur hafızanızı iyice bir yoklayın... Hangi parçaydı iki önce çaldığınız?..” diye üsteledim...

***

Söylediklerim görevli kız için hiçbir şey ifade etmiyordu...

Algısında yoktu, hatırlamıyordu...

Hiçbir cevap emaresi gözükmüyordu görevli kızın gözlerinde...

***

Çaresiz çıktım dükkandan...

Kim bilir ne zaman o parçayı bir daha dinleyip, kişisel arşivime kaydedecektim?..

Hayıflanıyordum...

Üzerinden birkaç gün geçti...

Cumartesi günü okulda veli toplantısı vardı...

Çocukları anneleriyle okula götürüyordum...

Annesi ikizlerin, dinleye dinleye muhteşem bir koreografiyle söylemeye başladığı parçayı cep telefonunda çalmaya başladı...

İki çocuğum da parçayı söylüyorlardı azar azar...

***

Parçaya baktım...

Benim iki hafta önce, D&R’da ismini bulmak için, görevliye; “Ne olur hatırla” diye yalvardığım Fransızca parçaydı...

Kızım ve oğlum; hayatımın bundan böyle klasiklerine girecek parçayı, annelerinde dinlemişler yavaş yavaş ezbere alıp söylemeye başlamışlardı...

Hayatın mucizesiydi bu...

Hafta sonunu üç çocuğumla hayatımın en büyük klasiklerinden biri olacağını bildiğim parçayı dinleyerek geçirdim...

Parçanın kimin olduğu;

Benim için ne anlamlar ifade ettiği...

Ve sözleri...

Hepsi yarına...

Yarın o sihirli parçayı anlatacağım sizlere...

Kısmetse...

DİĞER YENİ YAZILAR