Gazetevatan.com » Yazarlar » Aile ve maneviyat

Aile ve maneviyat


“Kendilerinde huzur bulmanız için, çiftinizi-eşinizi yaratması ve böylece aranızda derin bir sevgi ve şefkat var etmesi de Allah’ın varlığının delillerindendir. Düşünen toplumlar sosyal düzenlerini buna göre kursunlar” ( Rum, 21)

Aile huzur yeridir...

Hz. Muhammed bu ayetin içeriği olan ruh birlikteliğini yaşamıştır ve ailenin bir huzur yeri olduğunu belirterek, “En hayırlınız ailesi için hayırlı olandır, bana gelince ben ailesi için en hayırlı olanınızım” ifadesini dile getirmiştir. Enes b. Malik  “Ailesine Resulullah kadar şefkatli birini görmedim” demiştir.

Hz. Peygamber, hemşehrileri arasında iffetli, şerefli ve namuslu bir şahsiyet olarak tanınmaktadır. 25 yaşında iken, kendisinden yaşça büyük ve iki defa evlilik yaşamış olan Hz. Hatice ile evlenmiş; onunla 25 yıl mutlu bir hayat geçirmiştir. Hz. Muhammed eşinin yeteneklerini yaşamasına ve geliştirmesine katkıda bulunmuş, çalışma hayatında onu desteklemiştir.

Hz. Hatice’nin vefat ettiği yılın, Hz.Peygamber’in en çok üzüldüğü yıl “Hüzün Yılı” olarak anıldığını görmekteyiz. Hz. Muhammed onun sağlığında başka bir evlilik yapmamıştır. Hz. Hatice’nin vefatından sonra ona duyduğu yüksek sevgi ve saygı nedeniyle, yaklaşık 2,5 yıl evlenmemiştir.

Aile fertlerine iyi davranın

Kur’anı-ı Kerim’de Yaradanımız, “Allah’ın Rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı yürekli olsaydın insanlar etrafından dağılıp giderlerdi”  (Ali İmran, 159) diyerek Hz Muhammed’i övmüş ve bizlere örnek göstermiştir. Aile içinde insanlar birbirlerine en yakın iletişimleri yaşarlar ve bu yakın iletişimde yumuşak huylu olmak, barış dolu, huzurlu bir aile hayatı için son derece önemlidir.

Hz. Muhammed; “müminlerin imanca en mükemmel olanı, ahlakça en güzel olanı ve aile fertlerine yumuşak davrananıdır” demektedir. Hz Muhammed’in özelliği söylediklerini yaşayan bir insan olmasıdır; “Faydasız ilimden Sana sığınırım” diyerek uygulamadığı, hayatına yansıtmadığı bilginin eksik olduğunu vurgulamıştır.

Hz. Muhammed (Allah’ın selamı O’nun üstüne olsun) bir insanla tokalaştığında önce karşı tarafın elini çekmesini beklemekte, sonra kendisi elini  çekmekteydi. Burada karşısındakine şöyle muhteşem bir mesaj vermekteydi; sen beni bırakmadığın sürece ben her zaman senin yanındayım. Hayatında nice güzellikler sergileyen Hz. Muhammed’in insan ilişkilerindeki sorumluluk boyutuna verdiği bu önem özel hayatına da yansımıştır. 

İlk vahiy aldığı zaman, içinde bulunduğu durumu eşi ile paylaşmıştır. Hz. Hatice de hem kendisini anlamış, hem de onu konuyla ilgili aydınlatacak en doğru kişiye, Varaka b. Nevfel’e yönlendirmiştir. Bu olay Hz. Hatice’nin dirayetini, soğukkanlılığını ve isabetli karar verme yeteneğini ve eşine olan sonsuz güvenini ortaya koymaktadır. 

Hz. Peygamber evinde, zamanını bir kısmını ibadete, bir kısmını ailesine, diğer kısmını da kendisine olmak üzere üçe ayırırdı; O insanlara, bildiğini anlatacağı ilk kişilerin aile fertleri olduğunu sergilemiştir. Kendisine gelen heyetlere “ailenize dönün ve onlarla paylaşın”, derdi.  Kadınlar hakkında, onlara haksızlık yapılmamasını isteyerek  Veda Hutbesinde şöyle seslenmiştir: “Ey insanlar sizin kadınlar üzerinde  birtakım haklarınız vardır. Onlar sizin haklarınıza özen göstermelidirler. Onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Onlara karşı iyi davranınız. Eşlerinize şefkatle muamele ediniz…”

Aile hayatında huzuru sağlayan diğer bir önemli nokta da, eşlerin birbirlerine karşı gösterecekleri koşulsuz sevgi ve anlayıştır. Hz Muhammed bunu dile getirmektedir:

“Bir kimse eşine kin beslemesin, onun bir huyunu beğenmezse başka huyunu beğenir.”

Aile hayatının mutlu, huzurlu, şefkat ve sevgi dolu olmasının, toplumsal barışı sağlayacağı gerçeği en güzel örnekleriyle Hz.Muhammed’in hayatında görülmektedir.

İmam nikahının kıyılması şart mı?

SORU: Merhaba hocam, size sorum ; İmam nikahının kıyılması şart mı? Teşekkür ederim. VOLKAN BÜLBÜL /Antalya/Manavgat

“Evlilik sadece iki kişi arasındaki sevginin ifadesi değil, aynı zamanda hayatın en önemli mucizelerinden birine yapılan büyük bir çağrıdır; ruhun pek çok değişik ipliğini birlikte dokumaktır.”

Thomas  Moore                                                      

Öncelikle evlilikte eş seçimi için Kur’an-ı Kerim’ in önerisini paylaşmak istiyorum:

1. Huzur

2. Karşılıklı sevgi

3. Şefkat

Nikaha karar verildikten sonra Kur’an-ı Kerim’in ilk önerdiği ilke bekar olarak ve özgür iradeyle o kişiyle evlenmek için beyan, yani evleneceğini ilan etmektir. İkinci ilke en az iki şahidin olması, üçüncü ilke iki şahidin eşliğinde evliliğin topluma açıklanmasıdır. Yani nikah iki kişi arasında gerçekleşmez. Toplumun o kişilerin evli olduğunu bilmesi önemlidir. 

Nikah hukuksal nitelik taşımaktadır. Yukarıda bahsedilen üç ilke bugün ülkemizde resmi nikah işleminde gerçekleşmektedir. Nikahın devlet gözetiminde olması önemlidir. Toplumumuzda imam nikahı olarak bilinen konu dua niteliği taşımaktadır. Resmi nikahımız olduktan sonra, nikah duasını bilen bir insandan, duayı okumasını isteyebiliriz.  Nikah duasında, nikaha Rabbimizin desteğiyle başlarken, evliliğimizin Hz. Adem ve eşinin,  Peygamberimiz ve Hz Hatice’ nin evliliği gibi olmasına niyet ediyor, iki dünya mutluluğunu diliyoruz.