Gazetevatan.com » Yazarlar » Kıssaların diliyle değerler, gerçek kahramanlarla insanlara sunulur

Kıssaların diliyle değerler, gerçek kahramanlarla insanlara sunulur


Peygamberler, bilgeler insanların kalplerini duygunun dilinden konuşarak, meseller, masallar, öykülerle fethetmişlerdir. Aynı zamanda onların sundukları öğreti insanın manevi yönünü beslemiş, güçlendirmiştir... 

“İlahi öğretinin içeriğinde duyguların tanınması ve yönetimi konusu büyük yer tutar. Özellikle kıssalar bu konuda önemli görev üstlenmiştir: Bu hikayelerle değerler hayatın içine, ilişkilere, yaşantılara dönüşmüştür.  
 
Duygusal Zekanın işleyişi
 
Daniel Goleman, Duygusal Zeka adlı kitabında, duygusal zihnin işleyişinin çağrışımsal olduğunu, bir gerçekliği simgeleyen ya da onun bir anısını çağrıştıran , o gerçekliğin aynısı olarak kabul ettiğini açıklamaktadır; teşbih, mecaz ve tasvir, aynen roman, sinema, şiir, şarkı, tiyatro, opera sanatları gibi, doğrudan duygusal zihne hitap ederler. Peygamberler, bilgeler   insanların kalplerini duygunun dilinden konuşarak, meseller, masallar, öykülerle fethetmişlerdir. Aynı zamanda onların sundukları öğreti insanın manevi yönünü beslemiş, güçlendirmiştir. Hem dünyayı olabildiğince anlamaya, hem de ona bağlanmayıp, insanın aşkın yanına, sonsuzluğa dikkat çekmişlerdir. Kıssa tarihin derinliklerinde kaybolmuş, unutulmuş veya birtakım izleri insanlığın hafızasında varlığını koruyabilmiş, evrensel gerçeklerin, değerlerin, başka kıssalarda bulunmayan bir şekilde, Allah tarafından muhataplarına anlatılmasıdır. Ancak olaylar anlatılırken Kuran tarih kitabı olmadığından detaylardan çok sadece Kur’anın hidayet rehberi oluşuna uygun bir şekilde, muhataplarını irşad edip, aydınlatacak kısımlarını anlatmıştır. Bu anlatma şekli de Yaradanın her şeyi kuşatan ilmiyle adım adım izlenerek olayın aslında herhangi bir değişiklik yapılmadan muhatapların tefekkürlerine sunulmasıdır.  
 
Önünde olmuş gibi...
 
Kıssalarda olaylar gözlerimizin önünde gerçekleşmişcesine anlatılır. İnsanın özünde, yaradılışında var olan psikolojik ve sosyal nitelikleri göz önünde tutarak anlatım ve ifadede canlı ve etkili bir  takip edildiğini görmekteyiz. Kıssaların diliyle değerler yaşanan olaylarla ve gerçek kahramanlarla insanlara sunulur. Böylece kıssaların verdiği mesajlar zihinlere ve gönüllere yerleşir. Birey kendi yaşantılarıyla bağ kurarak öğrendiklerini içselleştirir ve yaşamında uygulamaya başlar.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki bazı öğretim üyeleri ve yüksek lisans öğrencilerine “kıssaların hayatınızdaki yeri nedir, değerleri öğrenmenizde ve yaşamanızda kıssalardan yararlandınız mı, bu nasıl oldu” sorusu sorulmuştur. Örnek Hayatlar bölümünde bazı cevapları bulabilirsiniz.
 
Sevgi, adalet, güven ve barış

 

Araştırmanın sonucunda, değerlerin, peygamberlerin ve örnek kişilerin şahsında etkileyici ifadelerle sunulmasının, insanın hayatına olumlu yansımaları olduğu görülmüştür. Çalışmaya katılan bireyler özellikle Hz. Yusuf ve sevgi değeri, Hz. Eyüp ve sabır değeri, Hz. Süleyman ve yüksek anlayış-empati değeri, Hz. Zekeriya ve dua değeri, Hz. Yunus ve adalet değeri, Hz. İbrahim ve sözünde durma-doğruluk ve güven değeri, Hz. Muhammed ve barış değerini vurgulamışlardır.
 
 
ÖRNEK HAYATLAR
Kıssaların insan hayatına yansımaları
 
Bir şey tamamen imkansızlaşmadıkça bana göre her zaman bir umut var demektir. O nedenle, yaşama çoğunlukla pozitif gözle bakmayı tercih ederek geçmişten çok geleceği olumlu kurgulamaya gayret ederim...
 
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki bazı öğretim üyeleri ve yüksek lisans öğrencilerinin “kıssaların hayatınızdaki yeri nedir, değerleri öğrenmenizde ve yaşamanızda kıssalardan yararlandınız mı, bu nasıl oldu?”  sorusuna yanıtları:   
 
Güvenen ve güven veren
 
“Hz. İbrahim’in ateşe götürülürken meleğin ona gelip bir isteğinin olup olmadığını sorması ve onun ‘Rabbim benim durumumu biliyor’ diyerek  cevap vermesini ve üstelik bunu ateşe çok yaklaştığında tekrarlamasını duyduğumda bütün hücrelerimde etkilendim. Çocukluğumda evimizin karşısındaki karakolun yandığını hatırlıyorum. Çok korkmuştum alevlerden ürpermiştim. Zannediyorum bu yaşantım Hz. İbrahim’i daha derinden anlamama ve onun böyle bir ortamda Yaradanına böylesine yakın olmasının anlamını kavramama yardımcı oldu. Güven değerinin hayatta en önemli değer olduğunu düşünüyorum. Mümin güvenen ve güven veren insan demek değil mi? 
Bende güven değerinin temellerini bu kıssa attı. Sonra Hz. Musa’nın hikayesi güven değerimi besledi. Annesinin güvenle çocuğunu nehre bırakması, sonra Allah’ın planıyla onun saraya sütanne olarak dönmesi, Kızıldeniz’e halkıyla birlikte giderken hissettiği güven ve denizin ikiye yarılması… Burada da yüzemediğimi ve su korkumu da söylemem önemli zannediyorum. Dikkat ediyorum Yaradanımız son ana kadar somut hiç bir ipucu vermiyor, çözüm son anda geliyor. Yani sonsuz güvenmenin tadını çıkarmak gerekiyor herhalde…”
 
Ümitvar olmak değerli...
 
Musa peygamberin Kızıldeniz’i yararak Firavundan kurtulması, inançla ve iyi niyetle yapılan işlerde samimiyet ve sadakatin başarı şansını artırdığını koşullar ne olursa olsun yaşama olumlu bakarak ümitvar olmanın değerini hatırlatmaktadır.Yine, Allah katında makbul ve ilgiye layık olanın kesinlikle doğruluk olduğu fikrini öne çıkarmaktadır. Yaşam felsefemde de bu yaklaşım esastır. Bir şey (durum) tamamen imkansızlaşmadıkça bana göre her zaman bir çıkış (umut) yolu var demektir. O nedenle, yaşama çoğunlukla pozitif bir gözle bakmayı tercih ederek geçmişten çok geleceği olumlu kurgulamaya gayret ederim.”
 
Hz. Hızır’ın kıssası...
 
Hz. Musa ile  Hz. Hızır’ın Kur’an’da Kehf suresinde anlatılmış olan kıssası idrak yani derin anlayış sahibi kimseler için Allah’ın hikmetinin beşer aklının ne derece ötesine geçebileceğini gösteren ibretlerle dolu bir kıssadır. Bu kıssa Yüce Yaratıcının hikmetini anlamadaki farklılığa göre çeşitli şekillerde yorumlanmıştır. Bizler, neyin rahmet ve hikmet olduğunu bilemeyiz. Yani bizler olaylara üst bir düzeyden bakamadığımız için yanlışlık yapma olasılığımız vardır.