Gazetevatan.com » Yazarlar » Dizi olmaması gereken kitap

Dizi olmaması gereken kitap

15 Ağustos 2015 Cumartesi


 
Popüler olana önyargılı olmamam gerektiğini bu sene yaşadığım pek çok tecrübeyle öğreniyorum. Son tecrübem Azra Kohen’in kaleme aldığı Fi, Çi ve Pi adını verdiği kitapları... Yıllardır kitabevlerine girdiğimde Fi’yi görüyorum ama içimden gidip kitabın arka kapağını okumak bile gelmiyor. Sonra Çi’yle karşılaştık. Bu defa “Yine saçma sapan isimler bulmuşlar” deyip bir de bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oldum. Üçlemenin son kitabı Pi geçen ay çıktı. Baktım yine herkesin elinde. Arkadaşlarım “Mutlaka okumalısın” diye baskı yapıyor. Son kitabın arka kapağını okuyup “İyi pazarlama yöntemi” dedim ve kitabı yerine bıraktım. Birkaç aydır kendi tekamülümün derdine düşmüş biri olduğumu ve Azra Kohen’le aynı soruları sorduğumu bilmeden huysuzlandım. Bu kitapları okumak için hazır olmak gerekiyormuş. Çünkü tam da “Bu hayatta ben değil, BİZ’iz önemli olan” dediğim gün kendimi Fi, Çi ve Pi’yi almış ve okumaya başlamış buldum. Hem de ne anlattığını bilmeden...
 
 
Hayat kendi seçimlerinizden ibaret
 
Can Manay’ın, Özge Ege’linin, Sadık Murat Kolhan’ın, Deniz’in, Göksel’in, Ada’nın, Bilge’nin, Ali’nin, Duru’nun, Kaya’nın, Doğru’nun, Muammer’in, Eti’nin dünyasına daldım. Kişisel gelişim kitapları arasında satılan Fi, Çi, Pi serisi bunun çok fazlası. Özellikle sistemin nasıl işlediğini, medya ve siyaset arasındaki ilişkilerin arka kapılar ardında yaşanan olayları, sanat dünyasında yere göğe koyamadığımız kişilerin çıplak yüzünü çok sert eleştiriyor. İsimler değişse de bugün kimleri kastettiği ortada... Güzellik, şöhret, para, statü, iktidar ve din için verilen savaşları çok açık anlatıyor. Kısacası size hayatta tesadüf diye bir şey olmadığını, seçimlerimizin bizi iyi ya da kötüye götürdüğünü, anlamın önemini, kendi tekamülünüzün peşinde koşmanızı içinizde bir filiz yeşerterek söylüyor. 
 
Televizyon dergiye benzemez
 
Gelelim, bu kitapların neden bu yazıya konu olduğuna... Tüm alt metinlerine rağmen Fi, Çi ve Pi bize ayak oyunlarının döndüğü, hırs, entrika, para ve statünün başrol oynadığı bir hikâyeyle anlatıyor derdini. O nedenle bu kitapların büyük bir yapım şirketi tarafından dizi olacağına dair bir duyum aldım. Olmaz, olamaz... Bu kitaplardan Türk televizyonlarında yayınlanacak bir dizi çıkmaz. Çünkü o zaman anlamı bozulur. Hangi televizyon kanalı yayınlayacak bu diziyi. Patronunun bulaştığı oyunları, siyasetin kirli sahnesini, sanat dünyasının yalanlarını tam da kitaptaki gibi anlatabilecek mi? Hayır! Sistem buna izin vermeyecek. Televizyon kitaptaki Darbe dergisine benzemez. Patron şöyle istiyor, siyaset bunu, sanatçı şunu derken derdini unutan ve sistemin içinde anlamını ve değerini kaybeden bir isme dönüşecek Fi, Çi ve Pi. O nedenle kitabın yazarı Azra Kohen okuyucuyu Deniz’in ardına takıp BİZ olmayı önerirken, eğer kitabını diziye dönüştürürse Sadık Murat Kolhan’dan farkı kalmayacak.