Gazetevatan.com » Yazarlar » Bal Kaymak izlenmeli

Bal Kaymak izlenmeli

16 Mayıs 2018 Çarşamba


Bazen bir film izlersin ve içini bir umut kaplar, hayatta unuttuğun bir duygunu yeniden uyandırır. Çünkü her film bir duyguyu harekete geçirir. Cuma günü vizyona girecek olan Bal Kaymak filmi de hepimizin özlediği bir duyguyla kucaklıyor bizi, “samimiyet”le... Son zamanlarda bu kelimeyi de sevmiyorum artık. Çünkü samimiyet kelimesi de bir modaya dönüştü ve samimiyetsizlerin diline pelesenk oldu. Ama bugün asıl derdim sözlükteki anlamıyla samimiyeti karşılayan Bal Kaymak filmini anlatmak. Yapımcılığını Big Play Entertainment (2D Medya)-Sertaç Demirtaş, Yusuf Karataş’ın üstlendiği, senaryosunu, yönetmenliğini, ortak yapımcılığını Onur Tan’ın yaptığı, Tarık Ünlüoğlu, Sabina Toziya, Beren Gökyıldız, Kenan Çoban, Filiz Ahmet, Yunus Emre Yıldırımer, Melissa Yıldırımer ve Ömer Tan rol aldığı küçücük ama kocaman bir film Bal Kaymak. Makedonya’nın şahane atmosferinde iki inadım inat karakter ve bir umut dolu kız çocuğu arasında koca bir memleket meselesine parmak basması ise takdire şayan!

Yönetmen umudu seçmiş

Bir filme gidersiniz, kalbinizin üstüne bir el bastırmaya başlar ve ağlamaya başlarsınız. Ağlamak bir deşarj olma yöntemidir ve rahatlayarak o filmden çıkarsınız. Ya da tam tersini düşünelim. Kahkahalarınızdan bazen filmin diyaloglarını duyamazsınız ve yine rahatlamış olarak sinema salonundan çıkarsınız. İşte Bal Kaymak size bu ikisini de veriyor. Daha doğrusu kalbinize bir el bastırmaya başlıyor, gözünüz sulanıyor ama tam o anda yüzünüzü güldürmeye başlıyor. Yönetmen istese herkesi ağlatacak malzemeye sahip, ticari düşünse gişede şansını daha da yükselir, fakat o hayat gibi bir film çekmek istemiş. İnsanları ağlatmak değil güldürmenin, umutlandırmanın seçimini yapmış. İyi ki de böyle yapmış.

Bal ve kaymak bir araya gelirse

Gelelim filme... Bade (Beren Gökyıldız) annesi ve babası vefat edince teyzesiyle büyür. Fakat teyzesi birkaç aylığına yurt dışına gitmek zorunda kalınca onu babasına yani Adem’in yanına getirir. Adem (Tarık Ünlüoğlu), dünyanın en iyi balını üreten aksi, huysuz, geçimsiz, sert bir adam. Köpeği ve arılarıyla yaşıyor. Kızına küstüğü için Bade’yi istemiyor. Hal böyle olunca Bade ninesine yani Adem’in düşmanı aslında küskün sevdası Havva’ya gidiyor. Havva (Sabina Toziya), keçileri ve oğlaklarıyla dünyanın en iyi kaymağını yapan inatçı, kızgın, küsmüş bir kadın. İki inatçı, iki küskün, iki sevdalı arasında kalan Bade’yse sanki tüm yaşadıklarına rağmen dünyaya umut dağıtmak için gelmiş 7 yaşında bir kız çocuğu. Bir de Ömer (Ömer Tan) var ki; saflığın tam karşılığı... Bade ve Ömer el ele verip, bal ve kaymağı bir araya getirmenin peşine düşüyor. Çünkü filminde söylediği gibi “Aslında bir araya gelseler ortaya muhteşem bir tat çıkaracaklar.” Ama bunu bilmiyorlar.

Küfürsüz, şiddetsiz, kötü niyetsiz

Dedim ya, küçücük bir film ama kocaman bir kalbi var. Oyunculuklar şahane. Filmde Onur Tan’ın oğlu Ömer Tan Ömer karakterine hayat veriyor. Onur’u baba olmak ve yönetmen olmak durumu eminim çok zorlamıştır. Çünkü filmde oynamaya Ömer talip olmuş. Yapımcılarda fikri desteklemişler: Ömer bu işin altından öyle güzel kalkmış ki, filmde “Zalımın kızı” derken ona sarılıp yanaklarını sıkmak istiyorsunuz. Lafı fazla uzatmayayım. Herkesin bağırdığı, kimsenin kimseyi dinlemediği, herkesin en önemli sadece ve sadece benim dediği, umutsuzluğun, mutsuzluğun, samimiyetsizliğin prim yaptığı, önyargının hep kazanan olduğu dünyada 1.5 saatlik bir ara verip Bal Kaymak filmini izleyin derim. Belki de bugünün moda tabiriyle samimiyet sandığınız şeyin yanlış olduğuyla yüzleşmenize yardımcı olur. Yüzünüz güler. Filmde Dobro’nun (Oktay Kaynarca seslendiriyor) söylediği gibi filmin sesini duyarsınız. Küfürsüz, şiddetsiz, argosuz, kötü niyetsiz bir film olan Bal Kaymak’ın gişesi bol olsun.