Gazetevatan.com » Yazarlar » Oksimoron “Kadınlar ne ister?”sorusunun cevabını arıyor

Oksimoron “Kadınlar ne ister?”sorusunun cevabını arıyor

11 Mart 2018 Pazar


Kadın ve erkek aklı nasıl işler? Kadınlar ne ister? Erkekler ve kadınlar ilişkide neden farklı iletişim yolları dener? Kadının ima yoluyla anlatımını erkekler neden anlamaz? Her şey çok basit görünürken kadın ve erkek neden karmaşık varlıklardır? Bu sorular uzar gider. Zaten yüzyıllardır bilim, edebiyat, sanat bu sorulara cevap aramaya devam etmiyor mu? Hayatım boyunca kadın-erkek farklılığını anlatan kaç kitap, tiyatro oyunu, film, dizi izlediğimi ben bile hatırlamıyorum. Bugüne kadar doğru cevabı bulan yok. Neden mi? Çünkü zaman değiştikçe kadında güncelleniyor. İstekleri her yıl değişiyor. Biz kadınlar ne istediğimizi bulamazken erkeklerin bunu anlamasını bekliyoruz. Ama bir ilişkiden ne istediğimize dair çok net cevaplarımız var. Bunu erkeklerin anlaması ne yazık ki ya çok zaman alıyor, ya da onlar bizi anlamadığı için biten ilişkilerin her zaman kurbanı oluyoruz. Fakat doğru cevaba en çok yaklaşan oyunlardan birini izledim perşembe akşamı Ankara Tatbikat Sahnesi’nde… Robert Dupac’ın Oksimoron-Erkek Aklı oyunundan Zeki Enes Akkan’ın uyarladığı, Erdal Beşikçioğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği ve Emre Karayel’in tek kişilik performansıyla bir erkeğin kadının ne istediğini anlamaya dönüşmesini izledim kahkahalarla… Cümle garip gelmiş olabilir ama bir erkeğin kadını anlaması için öncelikle dönüşmesi gerektiğine inanıyorum.

Karakterden karaktere bürünüyor

Yer Tatbikat Sahnesi. Sahnede bir tahta, tebeşir, koltuk, askılık, kitaplar, pizza kutuları ve içki şişeleri var. Oyun Emre Karayel’in “Kafam olsaydı aşksız kalır mıydım?” sözlerini içeren şarkısıyla başlıyor. Daha sonra sahneye Semih (Emre Karayel) geliyor ve 75 dakikalık bir yolculuğa çıkarıyor sizi. Sevgilisinin 15 gün sonra arayacağım diyerek terk ettiği ve adamı “Kadınlar ne ister?” sorgulamasına ittiği anın son 1 saatine izleyici olarak dahil oluyorsunuz. Bu soruya beraber cevap aramaya başlıyorsunuz. “Ben erkeğim, dolayısıyla kusurluyum” diyerek başlıyor söze Semih ardından kadının erkeği en iyi şekilde tarif ettiğini söylüyor. “Öküzüm” diyerek sorgulamayı sürdürüyor. Semih öküzlükten dürüstlüğe, oradan duyarlılığa, iletişime, mizah duygusuna, tutkuya, en sonunda da güvene uğrayarak kadının erkekten ne istediğine ulaşıyor. Ama bir ilişkinin ancak denge olduğunda sürdürülebileceğini de fark ediyor. Bunu yaparken karakterden karaktere bürünüyor. Bazen bir çocuk, bazen kadın sesi, kimi zaman yaşlı bir amca, bazen odacı, bazen de bitirim delikanlı oluyor. Siz her anda kendinizi kahkahaya bırakıyorsunuz ama içinizden de “Kadınlar ne ister?” diye sorgulamaya devam ediyorsunuz. Emre Karayel’in oyunculuğuna bir kez daha şapka çıkardım. İlk oyunda, seyirciyle etkileşimini koparmadan, hüzünden eğlenceye geçişlerinde bir an zaman hatası yapmadan akıp gitti sahnede… Akışa teslim oldu ve hepimizi kahkahaya boğdu. Farkında değil ama eminim salondan çıkan her kadın ilk kez kendisini yalnız hissetmedi. Çünkü kadının ilişkiden ne istediğini anlayan, öküzlükten anlayışa dönüşen bir adamın dönüşümüne şahit olduk. Umudumuz arttı.

Felaket eğlenceli izleyin

Gelelim oyunun ilginç olan adına. Oyunun adı Oksimoron. Yani birbiriyle çelişen ya da tamamen zıt iki kavramın bir arada kullanılması ve bu şekilde oluşturulmuş yeni ifade. Mesela kadın ve erkek, doğal oksimoron. Korkunç güzel bir oksimoron. Yürüyen ölü, ağır hafiflik, soğuk ateş, orijinal kopya, sessizliğin sesi, gerçek yalanlar, bilim kurgu, köşeli daire oksimoron örnekleri. Oyun kadın ve erkeğin yani doğal oksimoronun üzerine kurulu. Ama benim bir önerim var. Ben kendi oksimoron önerimi ortaya atıyorum. Sizin de ilginç oksimoron örneklerinizi bekliyorum. Oyun “felaket eğlenceli” mutlaka izleyin! Oksimoron-Erkek Aklı yarın ve salı günü Ankara Tatbikat Sahnesi’nde, 4-5 Nisan’da ise İstanbul Baba Sahne’de olacak.