Gazetevatan.com » Yazarlar » Filmi ve diziyi hikaye izletir

Filmi ve diziyi hikaye izletir

21 Şubat 2018 Çarşamba


Türkiye’de hem dizi, hem de film sektörü bir döngünün içinde yaşıyor. Star isimler iş yapar yanılgısı yıllardır sektörü aşağıya çekiyor ve durum hiç değişmiyor. Mesela siz bir film ya da dizi yazdınız ve hikayenin izleyiciyi alacağına çok eminsiniz, randevu alıp yapımcının karşısına oturdunuz. Heyecanla projenizi anlatmaya başladınız. İşte o anda heyecanınıza ilk darbeyi alırsınız.

 

Çünkü yapımcı ilk sorusunu sorar: “Bu filmde ya da dizide kim oynayacak?” Çünkü onun amacı gişe ya da reyting yapmak, kendisini garanti altına almak istiyor. Haklı! Ama bu soruyu düşünmek o ana kadar yazarın aklına gelmemiştir. Çünkü bu yazarın değil cast direktörünün görevidir. O karakter için en doğru oyuncuyu bulmak! İşler böyle yapıldığında başarı oranınız artar. Ancak işin kolayına kaçarsanız, yapımcının o sorusuna hazırlıklı gider ve bir isim söylerseniz siz de sistemin kucağına oturursunuz. “Elimde bir iş var, tam şu isimlik.” İşte bu tuzağa düştüğünüz anda ne yaratıcılığınız kalır, ne de motivasyonunuz! Çünkü kendi çocuğunuzu kiraya verirsiniz. Herkes onu bir köşesinden çekiştirmeye başlar. Kralınız hikayeyken, kaybetmeye başlar. Sonuç herkes için acı veren bir hale dönüşür.

İzleyici kendi PR’ını yapıyor

Neden bu meseleye kafayı taktığıma gelirsek, 2017 sezonu ve 2018’in ilk 2 ayı kendi adıma daha umutlu geçti. Çünkü Daha, Cebimdeki Yabancı, Aile Arasında, Ölümlü Dünya, Ayla gibi güzel filmler izleme fırsatı buldum. Ekranda da beğeniyle takip ettiğim pek çok dizim var. Ancak sonuçlara, yani hem gişeye hem de reytinglere baktığımda izleyicinin oyuncuyla ilgilenmediğini görüyorum. Baksanıza gişe sonuçlarına... Bu sezon Burak Özçivit, Murat Boz, Barış Arduç, Elçin Sangu, Kenan İmirzalığlu, Meryem Uzerli, Halit Ergenç, Tuba Büyüküstün gişede ne yazık ki beklentiyi karşılayamayan sonuçlara imza attılar. Hatta buna Şahan Gökbakar’ı, Kıvanç Tatlıtuğ’u da ekleyebiliriz. Hepsi büyük isimler ve filmlerde sadece o isimler olduğu için gişe yapacağı öngörüldü. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Çünkü bugünün dünyasında her şeyin karşılığı çok çabuk alınıyor. Seyirci kendi tanıtımını kendisi yapıyor. PR şirketleri istedikleri kadar bülten yayınlasınlar o projeyle ilgili seyirci yorumları iyi değilse sonuç ne yazık ki negatife dönüyor. Bu yılın en çok gişe yapan iki filmine bakalım. Ayla ve Aile Arasında... Biri dram, diğeri komedi... Ayla’da kimin star isim olduğunu söyleyebilirsiniz. Tabii ki hikayenin... Peki, Aile Arasında’da da... Herkes şahane oynamış ama orada ben starım diye bağıran sadece senaryo...

Star isim de iyi hikaye arıyor

Aynı durum diziler içinde geçerli değil mi? Bu yılın en büyük sürprizi Sen Anlat Karadeniz’de İrem Helvacıoğlu ve Ulaş Tuna Astepe’nin star isimler arasına adlarını yazar mıydınız? Çukur’da en çok Vartolu’yu konuşmuyor musunuz? Savaşçı’da hangi ismi star olarak tanımlarsınız? Ufak Tefek Cinayetler’e sadece Gökçe Bahadır ve Mert Fırat için mi bakıyorsunuz? Burak Deniz Bizim Hikaye’den önce star isimlerde adı geçen biri miydi? Yeni Gelin’de kim star?  Bu örnekler uzar gider. Sonuç değişmez, değişmeyecek. Eğer anlatacak iyi bir hikayeniz varsa içine bir star isim koyarsanız başarıya ulaşma şansınız hep yüksek olacak. Ancak iyi bir hikayeye kalbini koyan gerçek oyuncular koyduğunuzda da sonuç benzer olacak. Sektör ancak star olanın oyuncu değil, hikaye olduğunu anladığında herkes kazanacak. Bugün herhangi bir star isime gittiğinizde göreceksiniz ki onun da en büyük derdi iyi bir hikaye olacak. Fakat bu zihniyet değişmedikçe bu sektör aynı kısır döngünün içinde debelenip duracak.