Gazetevatan.com » Yazarlar » Gülizar Yeşilçam’ın güncellenmiş hali

Gülizar Yeşilçam’ın güncellenmiş hali

22 Ocak 2018 Pazartesi


O3 Medya-Onur Güvenatam’ın yapımcılığını, Çiğdem Erken’in müzik ve şarkılarını, Murat Güney’in sanat yönetmenliğini, Çağan Irmak ve Scripta Yazı Grubu’nun senaryosunu, Çağan Irmak’ın proje tasarımı ve yönetmenliğini üstlendiği Gülizar, cumartesi akşamı Kanal D’de başladı. Farah Zeynep Abdullah, Ömer Berk Cankat, Ebru Cündübeyoğlu, Berkay Ateş, Sevtap Özaltun, Berk Erçer, Mahperi Mertoğlu, Ayşe Tunaboylu, Emre Taşkıran, Feriha Eyüboğlu, Gonca Cilasun, Pelin Abay, Sinem Yener ve Osman Alkaş, Zuhal Gencer Erkaya, Şerif Sezer’in rol aldığı dizi Tüm Kişiler’de 3.06’yla 12’nci, AB’de 3.75’le 5’inci, ABC1’de 3.89’la 4’üncü oldu. Gülizar, “Katil  oldum” diye Fettah’a koşmasıyla başladı. Ardından da bir gün öncesine ışınlandık. “Bir el lazım” şarkısını hazırlayan Gülizar ve Fettah’ın heyecanını izledik. Ve bir günde bir insanın başına gelebilecek her şeyi yaşadı Gülizar. Klip çekti, patlayacağını zannetti, evinde elektrikler kesildi, tacize uğradı, bir adamı öldürdüğünü zannetti, kaçırıldı, pavyona düşmekle tehdit edildi, tam düşüyordu ki bir adam geldi ve onu öldü zannettiği babasına götürdü. İlk kez uçağa bindi, babasıyla tanıştı, kardeşi olduğunu öğrendi ve onun tarafından aşağılandı, sonunda da aşık olacağı Murat’ı gördü. Tam bir Yeşilçam hikayesiyle karşı karşıya kaldık. Ancak güncellenmiş, zamanın ruhunu yakalamış bir Yeşilçam hikayesiydi Gülizar.

 

Kalbi gözünde atıyor

Dizinin ilk yarım saati o kadar hızlı geçti ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Ancak sonraki bir saat malum süre uzatma mevzusuna takıldı ve büyük bir hızla yavaşladı. Gülizar’ın tüm dizilere gösterdiği çok önemli bir gerçek vardı. Her sahnede gerilimli müziğe ihtiyaç olmadığı... Güçlü sahnelerin çoğunu müzik olmadan, sahnenin duygusunu iliklerimize kadar hissederek izledik. Bu konuda hem yönetmen Çağan Irmak’ı, hem de müzisyen Çiğdem Erken’i tebrik ederim. Herkesin bitmek tükenmek bilmeyen müzik kullandığı bir dönemde risk alıp sahnenin saflığını izleyiciye yaşattıkları için... Gelelim oyunculuklara... Farah Zeynep Abdullah yorumlanması zor, gel-gitleri çok fazla olan, kalbi gözünde atan Gülizar karakterini sonuna kadar giyinmiş. Bir an bile şüpheye mahal vermedi. Ebru Cündübeyoğlu’nu oldum olası çok beğenmişimdir. Suzan olarak izlerken de bir kez daha “Helal olsun” dedim. Özellikle Bahri’nin Gülizar’a aşık olduğunu söylediği anda gülerken buz gibi olan suratı ve sonra akıttığı gözyaşlarını izlerken Suzan’a üzüldüğümü fark ettim. Berkay Ateş’i Abluka filminde izlediğimden beri takip ediyorum. Her seferinde “Vay be” dedirtiyor. Yine yapmış yapacağını...

Murat’ı ilerleyen bölümlerde tanıyacağız

Berk Cankat yıllardır tanıdığım, hayallerini, oyunculukla nasıl bir derdi olduğunu çok iyi bildiğim, kalbini sevdiğim bir arkadaşım. İlk bölümde Murat karakterini izlerken yıllardır kat ettiği yolu gördüm. Ancak daha yapacaklarının yüzde 5’ini bile izlemedik. Çünkü Murat ilk bölümde bize Mine’nin histerik bir şekilde aşık olduğu adam olarak tanıtıldı. Veteriner olduğunu, hayvanlara tutkusunu, ailesini sevdiğini ve Mine’ye ilgi gösterdiğini gördük ama Murat’ın istemediği hiçbir şeyi yapmayacağını, dürüst ve güvenilir olduğunu, nasıl bir aşık ya da koca olacağını ondan değil hep diğer karakterlerin ağzından dinledik. Bu da başrol erkek karakterinin ilk bölümde kahramanlaşmamasına neden oldu. O nedenle Gülizar’ın karakterine hakim olduğumuz kadar tanıyamadık Murat’ı... İlerleyen bölümlerde Murat’ın kim olduğunu olaylara gösterdiği tepkilerle anlayacağımıza inanıyorum. Ben Berk Cankat’ı bu diziye yakıştırdım. Gülizar’ın enerjisinin de Murat’ı daha yükselteceğine eminim. Ezcümle; Gülizar çok bildiğimiz bir hikayeyi bize güncellenmiş halde anlatmayı hedefleyen, iyi oyuncularla, rejiyle, müzikle ve iyi bir tasarımla başlayan bir iş oldu. Sonraki bölümde ne olacağını merak ederek kapattım televizyonu... Son zamanlarda hiç böyle bir merakım olmuyor. O nedenle herkesin emeğine sağlık!