Gazetevatan.com » Yazarlar » Yüz Yüze hızlanırsa tadından yenmeyecek

Yüz Yüze hızlanırsa tadından yenmeyecek

21 Ekim 2017 Cumartesi


Tim’s&B Yapım-Timur Savcı, Burak Sağyaşar’ın yapımcılığını, Ethem Özışık’ın senaristliğini, Hakan Bonomo, Ercan Uğur, Sedef Bayburtluoğlu ve Eylül İdiman’ın hikayesini, Toygar Işıklı’nın müziklerini, Osman Taşçı’nın yönetmenliğini üstlendiği Yüz Yüze, perşembe akşamı Show TV’de başladı. Birkan Sokullu, Sinem Kobal, Taner Ölmez, Özgür Emre Yıldırım, Muhammet Çakır, Ece Çeşmioğlu, Başak Daşman, Rüzgar Aksoy, Merve Dizdar, Selin Yeninci, Ali Seçkiner Alıcı, Nihan Dinçel, Celal Öztürk, Kağan Uluca, Kirkor Dinçkayıkçı, Fikret Urucu, Dolunay Ünal, Arda Görgen’in rol aldığı Yüz Yüze; Tüm Kişiler’de 3.29 reytingle 13’üncü, AB’de 3.05’le 11’inci, ABC1’de 3.67’yle 11’inci oldu. Aslında Bizim Hikaye, Kanatsız Kuşlar, Siyah İnci ve Ver Elini Aşk’la yarışıyordu. Yani çok daha yüksek bir başlangıç yapmasını bekliyordum. Çünkü daha önce de yazdığım gibi senaryosunu okuma şansım olmuştu. Fakat reytinglerde ilk bölümde beklenen etkiyi sağlayamadı. Bence Poyraz Karayel’de görmeye alışık olduğumuz o duvar yazılarında aramalıyız sebebini... Aynı senaristin kaleme aldığı Yüz Yüze’de ilk bölümünün duvar yazısı “Bizden eliti Şanzelize’de” idi. Anlayan anladı, sonuçta bunu göstermiş. Gelelim, ilk bölümün detaylarına...

Osman Taşçı üstüne çok şey koymuş

Babasını vatan haini zanneden, görünüşte çiçekçi olan ama hırsızlık yapan ve hayatı boyunca babasından nefret eden Cino’nun bir gece tesadüfen babasının masum olduğunu öğrenmesini ve arkadaşlarıyla birlikte çıktığı yolda iki kişinin ölüme gidişini anlatan Yüz Yüze, merkezine imkansız bir aşkı alıyor. Ölen polis arkadaşının katilinin peşine düşen Seliha’yla Cino birbirlerinin kim olduğunu bilerek ama aşktan kaçamayarak bir yola çıkacaklar ve her şey apaçık yaşanacak. İlk bölümde Cino’nun ve Seliha’nın hayatını izledik. Evlerini, ailelerini, işlerini ve arkadaşlarını tanıdık. Daha doğrusu Seliha’nın sürprizinin ne olduğunu göremedik. Birkan Sokullu ve Sinem Kobal’ı 7 yıl sonra bir araya getirdi Yüz Yüze. Sinem Kobal’ı Seliha rolüne inanılmaz yakıştırdım. O sertliği, acıyı, aksiyonu çok iyi yansıtmıştı. Birkan Sokullu Hayat Şarkısı’ndan sonra bambaşka biri olmuştu. Özgür Emre Yıldırım Tatar olarak tartışmasız dizinin en dikkat çeken karakteriydi. İşin rejisini de beğendiğimi itiraf etmeliyim. Osman Taşçı elindeki malzemenin üstüne çok şey katmış.

Şşşt melodisi dikkat çekti

Ancak ilk bölümün en büyük sorunu hikayenin yavaş akmasıydı. Herkesi tanıtmaya o kadar odaklanmıştı ki, olaylara geçişi biraz zaman aldı. Bir de diziyi izlerken sık sık İçerde’yi mi izliyorum diye düşünmeme sebep olan bir şey oldu. Dizinin müzikleri beni sürekli İçerde’ye götürüyordu. Jeneriğini kaçırmıştım ama Toygar Işıklı’nın müzikleri olduğuna yemin edebilirdim. Bittikten sonra baktığımda Işıklı olduğunu görünce şaşırdım. Çünkü ilk defa Ay Yapım dışında bir yapım şirketine müzik yaptığına şahit oluyorum. Jenerikte ve dizinin içinde “Şşşt” melodisinin sık sık kullanılması hem çok dikkat çekiciydi, hem de sanırım herkesin sürekli arkasına dönüp bakmasına neden oldu. Ezcümle; Yüz Yüze hikayesi, rejisi, müzikleri ve oyunculuklarıyla iyi bir iş çıkarmıştı. İlerleyen bölümlerde olaylar biraz hızlanırsa tadını daha fazla alacağımız bir iş izleyeceğiz. Bir de bu elitlik mevzusunu bu sektör artık kapatsa da hep birlikte rahatlasak. Herkesin emeğine sağlık!