Gazetevatan.com » Yazarlar » Dünya geleceğe Türkiye geçmişe gidiyor

Dünya geleceğe Türkiye geçmişe gidiyor

24 Temmuz 2017 Pazartesi


Eskiden pazar akşamları ekranda sinema filmleri kuşağı olurdu. Vizyonda izleyemediğimiz filmleri heyecanla beklerdik. Mutlaka aile ve arkadaşlarla birlikte izlerdik. O geceler bir geleneğe dönüşürdü. Yemekten sonra her hafta mısır patlatma sırası birisindeydi. Film izlenir, birlikte gülünür, ağlanır, korkulurdu. Film bittiğinde herkesin uykusu gelirdi ama mutlaka kritik edilirdi. Sonra uyku vakti gelirdi. Kanal sayısı arttı, seçenekler çoğaldı. Zaman değişti, teknoloji gelişti. Artık bir filmi izlemek için pazar akşamını beklemeye gerek kalmadı. İstediğimiz an, istediğimiz filmi izleyebileceğimiz onlarca seçenek var. İstersek ekran karşısında, istersek tablet ya da telefondan da izleyebiliyoruz. Üstelik istediğin zaman, istediğin yerde izleme özgürlüğünü en çok kullananlar gençler kullanıyor. Fakat onları 50 yaş üstü takip ediyor. Tüm bu teknolojik gelişime karşı Türk dizilerini hala televizyondan takip eden çok ciddi bir kitle var. İşte asıl sorun burada başlıyor. Bugün Amerika’yla aynı anda bir diziyi izleyebilirken yıllar önce izlenmiş ve görevini tamamlamış projelerin Türkiye’de yeniden görücüye çıkması insanı şaşırtıyor.

Satacak iş üretemeyecekler

Çünkü zamanın ruhu diye bir şey var. Sene 2017. Yeşilçam filmleriyle büyümüş bir kuşak var. Ancak onlara yıllarca dizi yüklemesi yaptık. Bugün hepsi birer dizi uzmanı! Çoğunlukla sıkı dizi izleyicileriyle bir araya geliyorum. Öyle eleştiriler yapıyorlar ki, bizim yazdıklarımız yanlarında epey hafif kalıyor. Eski pilavların ısıtılıp ısıtılıp tekrar önlerine koyulmasından da oldukça rahatsızlar. Bir de genç kuşak var. Zaten doğar doğmaz teknolojiye “Merhaba” dediler. Onları ekran karşısına oturtmak çok zor. Dünyayı takip ediyorlar. Hız hayat mottoları... Politik dramadan zombilere öyle işler izliyorlar ki, 10 dakika acılı bir müzikte bakışan insanlara ayıracak vakitleri yok. Tüm bu zorluk yetmiyormuş gibi şimdi ekranda bir geçmişe dönüş yaşanıyor. Önce Türk Malı, şimdi Çocuklar Duymasın geldi. Türk Malı yüksek reytingle başlayıp düşüşe geçti. Çocuklar Duymasın’dan nasıl bir performans geleceği muamma! Ancak uzun vadeli olacağını zannetmiyorum. Ekranda çeşitliliği savunanlardanım. Tabii ki böyle işlerde olabilir. Ancak dünya değişirken Türk televizyonlarının genel olarak geçmişe dönüşüne karşıyım. Türk dizilerini dünyaya satmakla övünen bu sektör, yakında yurt dışına satacak iş üretemeyecek. Umarım herkes tehlikenin farkındadır.