Gazetevatan.com » Yazarlar » Saklı bahçe

Saklı bahçe

13 Ağustos 2016 Cumartesi


 
Bodrum’a, Çeşme’ye, Antalya’ya bunca zaman müdavim olsam da, son zamanlarda birçok fenomenin ‘Bozburun’ paylaşımlarına kayıtsız kalamadım. Üstelik bu haftaki tecrübem, henüz öğrenmeye yeltendiğim bölgenin gizli saklı noktalarıyla başladı. Yörenin ‘Arka bahçesi’ olarak nitelendirdiğim Kumlubük’ü keşfettik. ‘Dionysos’ adındaki konaklama yerimiz, bir otel değil, daha çok 70 dönüme yayılmış bir doğal yaşam alanıydı adeta...
 
 
Dalaman Havalimanı’ndan, ortalama 2 saatlik bir araba yolculuğundan sonra varıyorsunuz adrese... Yol biraz yorsa da, ulaştığınız nokta ‘buna değdi!’ dedirten cinsten... Dağın ortasına konuşlanmış, şahane manzaralı bir bir arazide bulacaksınız kendinizi... Tepenin yamacındaki havuzu (Hani şu herkesin, güneşi arkasına alıp resim çektirdiklerinden) veya 2 dakika mesafedeki plajı gündüz huzur yakalayacağınız seçeneklerden...
 
Bir de yemek molaları için çiftlik bulunuyor devasa alanda... ‘Dionysos’ isminin, zamanının şarap tanrısından geldiğinden mütevellit, organik üretim hat safhada... Sadece üzüm bağları da değil bahsettiğim, aklınıza ne ürün geliyorsa taze taze besleniyorsunuz. Sütlerinden, etlerine, meyvelerinden, sebzelerine her gıda bu çiftlikten çıkma! Şehirden uzaklaşmanın yolunu, eğlence mekanlarıyla dolup taşan tatil beldelerinde aramanın ne büyük hata olduğunu anlıyorsunuz buralarda... Sessiz sakin, tam kafa dinlemelik bir köşe yaratmışlar, duyurulur...
 
Bakarsanız ekonomik!
 
 
Gezmek görmek güzel de, yolculuğumuz sırasında kullandığımız ulaşım araçları da önemli değil mi? Geçtiğimiz haftalarda, bu memlekette tatil yapmanın ne kadar pahalıya patladığını anlatan bir yazı yazmıştım. Fakat, yolda harcanan paraları eklemeyi atlamışım. Yukarıda bahsettiğim Dalaman uçuşunu baz almak istiyorum biraz. Pegasus Havayolları ile seyahatimizi gerçekleştirdik. Bakarsanız her şey yolunda, personel güler yüzlü, çok uzun rötarlar yok. Belki bilirsiniz; bir de güzel uygulamaları var... Biletler daha ekonomik olsun diye, uçaktaki yiyecekleri ekstra satışa koyuyorlar.
 
Bu dünyanın birçok yerinde çalışan başarılı bir sistem. Lakin, ‘Pegasus kafeye hoş geldiniz!’ sloganıyla elden ele dolaşan mönünün fiyat politikası, hiç de halkı düşünür cinsten durmuyor! Bütün listeyi paylaşacak değilim ama ilk bakışta gözüme çarpan çorbayı anmak isterim. Hani şu bir tencere çorba yapabildiğiniz tozu, marketten 1 TL’ye alıyorsunuz ya... İşte onun küçücük karton bardaktaki fiyatı, uçakta 8 lira! Tarifini de verelim isterseniz; paketin beşte birine biraz kaynar su... 50 kuruşun dahi yurdum insanı için son derece önemli olduğu bu dönemde, sizce de biraz samimiyetsiz kaçmamış mı bu politika?