Gazetevatan.com » Yazarlar » Darbe girişiminin mekanlara etkisi

Darbe girişiminin mekanlara etkisi

23 Temmuz 2016 Cumartesi


 
Şükretmek lazım! Zira, içinden çıkılması zor bir durumdan, kıl payı kurtuldu memleket. Sıkıntıları temizlemek zaman alsa da, ‘Darbe girişimi!’ başarısız oldu en nihayetinde... Memleket her ne kadar sakinlemiş olsa da, mevzunun kalıntıları her sektörü zora soktu. Köşemiz itibari ile en çok gözümüze çarpan, haliyle işletmelerin sıkıntısı oluyor. Aman diyeyim! ‘Her konu bitti de, gezilecek yerleri mi koruyor?’ demeyin! Çünkü yeme-içme alanının, ekonomide ne kadar büyük bir yere sahip olunduğunu göz ardı etmiş olursunuz...
 
 
Binlerce vatandaş ekmek yemeye çalışıyor bu sektörden... Patronunu, çalışanını bir saymaya kalksanız, işin içinden çıkamazsınız. Sadece restoran veya barlardan bahsettiğimi sanmayın sakın! Kahvaltıcısı, kafesi, sineması bile sinek avlar oldu bu sıralar. Malum, bir süre korku sardı bütün ahaliyi ama durumu normalleştirmeye çalışmanın zamanı da gelmedi değil.
 
Tek derdim bir sektörü ayakta tutabilmek de değil. Halkımız için de, eve kapanmanın fayda sağlamayacağını düşünüyorum. Bu tarz insanımızı bastırmaya çalışan olayların (Başta terör faaliyetleri), bizleri sindirmesine izin vermemeliyiz. Mesajımız siyasi değil. Başka yerlere çekmeyiniz! Fakat, normal hayatımızı kısıtlamanın, evlere kapanıp iki rahatlatıcı geziye katılmamanın, ne memlekete ne de şahsımıza hiçbir faydası olmayacaktır...
 
 
Ekmek yoksa pasta var!
 
Olaylara gelmeden, bir de fiyatlardan şikayet edenler vardı. Özellikle yazlık bölgelerde, ücretlerin ne derece uçuk olduğu konuşulup duruyor. Bodrum’a, Çeşme’ye gitmek yerine, Yunan adalarını tercih edenler çoğaldı. Tatilciler tabii ki haksız değil. Herhangi bir adada 100 Euro ödedikleri sofranın aynısına, bizim kıyıda bin lira ödeyince, buralarda kalmayı pek tercih etmiyorlar...
 
Pahalılık sadece müşteri için geçerli değil mutlaka... İşletmelerin genel giderleri de dudak uçurur cinsten. Birebir biliyorum ki; kısacık sezonda iş yapmaya çalışan mekanlar, yüz binlerce lira kira ödüyorlar! Taşıdıkları personel, genel giderler vesaire derken, iş içinden çıkılamaz bir hal alıyor. En nihayetinde zararı tüketici görse de, işletmenin kabahatlerini mülk sahipleri ve pahalı ürün tedarik eden toptancılar da paylaşıyor.
 
Bunların hepsi kabul... Fakat turizmcilerin bahane üretelim derken, devirdikleri çam içler acısı! Birçok aklı selim eleştirmenin, tatil yörelerindeki pahalılık yorumlarına, Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Veysi Öncel’den parlak bir yanıt gelmiş; ‘Istakoz yerine kumru yesinler!’ En son Marie Antoinette ‘Ekmek yerine pasta yesinler!’ demişti ya... Onunla bile 300 yıldır dalga geçiliyor. Siz nereye ulaşmayı planlıyorsunuz?