Gazetevatan.com » Yazarlar » Sur’da balık...

Sur’da balık...

17 Şubat 2016 Çarşamba


Cihangir’de balık keyfi yapabileceğiniz bir sürü alternatif vardır. Vardır ama bunu manzara eşliğinde sunabilen, pek adres yok ne yazık ki... Ya da ben Sur Balık’la tanışana kadar öyle zannediyordum. Meşhur bütün mekanların arasında, Zurich Hotel’in içinden ulaştığınız bir teras burası. İki katında da bütün boğaz ve şehir manzarası ayaklarınızın altında. Samimi ve kendinizi rahat hissedeceğiniz bir ortamı var.
 
Hemen hemen her balıkçıda rastlayacağınız meze dolabını öyle geniş tutmuşlar ki, seçim yapmakta zorlanabilirsiniz. Envai çeşit seçeneğin içinde kaybolmaktansa, garsonunuzdan günün tazesini öğrenmenizi tavsiye ederim. Onca mezenin arkasından, hâlâ balığa yer kalmışsa; onun da bin bir türü mevcut elbette... Adını bile daha önce duymadığım otlarla hazırlanmış, bir de kendilerine has salataları var ki ‘kaçırmayın’ derim. Anlayacağınız; lezzet şahane. Sadece sıcak ortamlarına ya da dönemsel popülerliklerine kanıp, tadı tuzu olmayan restoranlara gitmekten vazgeçmek lazım diye düşünüyorum. Zira Cihangir, bu örneklerle dolu. Bir para ödenecekse, bunun karşılığını almak gerek. Sur Balık, karşılığını veren mekanlardan biri olmuş. Balık sevenlere duyurulur!
 
Turizm ölmeye de bilir
 
Malumunuz; memlekette sıkıntılı durumlar yaşanıyor. Bu hallerin en çok zedelediği sektör olarak da, turizm sektörü gösteriliyor. Özellikle yabancı turistin gelmeye çekindiği doğrudur elbette. Fakat durum o kadar da çözümsüz olmayabilir. Herkesin, gerekirse bir takım kazançlardan feragat edip, mücadele etmesi gerekli. Aksi halde, bu kriz durumundan çıkılması, her alan için oldukça zorlayıcı olacaktır.
 
Ibis Styles Taksim, elinden geldiğince proje üretenlerden... Her şey dahil konseptine, değişik bir bakış açısı getirmişler. İstanbul otellerinde denenebilecek bu sistemin, tabii ki yazlık yörelerdeki gibi, (yeiç her şey içinde şeklinde) olmasını bekleyemeyiz. Ama bu yeni kapılarını açan otel, internet, kahvaltı, vesaire gibi saymakla bitmez ekstra harcamaların hepsini oda fiyatına dahil etmiş. Üstelik gecelik ücretleri, ziyadesiyle hesaplı...
 
Bu arada söylemeden geçmeyelim; otel Fransız Accor Group markalar zincirinin bir şubesi. Ve aynı isimle açılan, 293. otelleriymiş... Demek ki; kolay kolay marka olunmuyormuş. Her türlü kriz durumunda, işletmelerin yaşamasına yönelik doğru hareketler yapılabiliyormuş. Zaman zor zaman ama, işlerin altından kalkılacak bir hizmet icat edilirse, ayakta kalmak mümkün olabiliyormuş...
 
HAVADİSLER
 
Kaşıbeyaz girişimi olan, taze bir gazino açıldı Florya’da; Gala... Bugün, Linet, Rober Hatemo ve Asena’nın sahnesi var. (Detaylar haftaya.)
 
Nişantaşı‘nda yıllardır hizmet veren Grissini kapandı. Öyle bir nokta boş kalmayacaktır. Bakalım, yerine hengi marka gelecek
 
Zilly Pera’nın patronları, Karaköy’de ‘Grigio’ isimli bir de kafe açmışlar. Türkiye’ye henüz gelmemiş bir yemeği de tanıtmayı planlıyorlarmış.
 
Uzun süredir dinleme fırsatı bulamadığımız Metin Arolat, ‘Timeless Moments’ mottosuyla, 28 Şubat’ta sahne alacak. Program, Sofa Hotel’in terasındaki Frankie’de...