Gazetevatan.com » Yazarlar » Köşebaşı‘ndan Başköşe’ye

Köşebaşı‘ndan Başköşe’ye

23 Aralık 2015 Çarşamba


Çok eskiden kalma bir Nişantaşı müdavimi olduğum doğrudur... Mümkün mertebe her işimi, bölgeden uzaklaşmayarak halletmeyi severim. İşlerimi dediysem, yeme-içme de dahil elbette... Semtte her tarzdan restoran bulunsa da, kebap konusunda iyi olan, onlarca adrese rastlayamazsınız. Biz yıllar içinde, Köşebaşı‘nın müptelası olmuştuk. Öyle ki; ‘haftanın 3 akşam yemeğini orada yerdim.’ diyebilirim. Gel gelelim, geçenlerde önünden geçerken, bir de baktım ki tabela değişmiş... Adı ‘Başköşe’ olmuş. Gördüğümde, elinden şekeri alınmış çocuk gibi üzüldüm! Ta ki, meselenin aslını öğrenene kadar...

İçerden biri çıkıp, ‘Abi ne zamandır uğramıyorsun‘ diyince, daldım içeri... Meğer tabelasındaki harflerin yerleri dışında, hiçbirşey değişmemiş. Garsonundan müdürüne, mutfak şefinden valesine kadar herkes yerli yerinde. Lezzet aynı lezzet, servis aynı serilikte... Eksiği bir kenara bırakın, mönüye daha önce olmayan çeşitler bile eklenmiş. Kayıp malımı bulmuş kadar sevindim. Zira, yeni adıyla ‘Başköşe’nin kadrosu, son derece kalifiye ve işinin ehli adamlardan oluşur. Kolay kolay bir araya gelmeyen bir ekibin çalıştırdığı böyle yerleri bulmak, oldukça zor. Adının niye değiştiği, bırakın ticari sırları olarak kalsın. Siz siz olun, tabelaya aldanıp ziyaret etmemezlik yapmayın! Müdavimlerine duyurulur...

‘Efendi’ olmuş

Kebabı yedikten sonra, iki kokteyl atmadan eve döner miyiz hiç? Dedik ya; bölgeden ayrılmayı da pek sevmiyoruz. Yeni trend Topağacı‘nın taze barı, ‘Efendi’yi deneme kararı aldık. Açıkçası; yola standardın üstüne çıkmış bir adresle karşılaşmayı umarak çıkmamıştım. Ama mekana varınca, bütün fikirlerim değişti. Kendine has karışımları, beklenmedik derecede lezzetli. Ufacık alanında, yetenekli barmenleri şaheserler yaratıyor. Semt barı samimiyeti zaten mevcut...

‘Herhalde bu küçüklükte ama çok şirin bir nokta olmuş‘ derken, ikinci süprizi yaptılar... ‘Alt katı da bir görün’ dediler... Görmeyin; nasıl sıradışı bir yere iniyorsunuz anlatamam. O modern barın içinde, birkaç basamak aşağı iniyor ve ‘vintage’ bir salona giriyorsunuz. Tam da hepimizin hatırlayacağı ‘anane’ oturma odasında, ‘Chillout’ müzik dinleyebiliyorsunuz. Benzer dekorun uygulandığı ‘Klein’in mimarı ile çalışmışlar. Pek de güzel yapmışlar. Finans işinden sıkılıp, kendini bu sektöre atan genç enerjik bir adam sahibi... Şu, birikimiyle mekan açıp, 6 ay sonra kapatanlardan olmaz burası. Sanki yıllardır bu işleri yapıyormuş gibi bir edası var.

Özellikle iş çıkış saatlerinde mutlaka uğranır. ‘Efendi olmuş!’ derim ben.