Gazetevatan.com » Yazarlar » Alaçatı ziyareti şart oldu

Alaçatı ziyareti şart oldu

17 Haziran 2015 Çarşamba


Bir uçak dolusu insanı toplayıp, Çeşme’ye götüren bir organizasyona katıldım bu haftasonu... Parti, Bestyle dergisi tarafından ‘Bestylish’ mottosuyla düzenlendi. Sanat ve cemiyet hayatından bir sürü isim dahil olmuştu partiye. Aynı programa geçtiğimiz sene de katılmış, çok memnun kalmıştım. ‘’Herhalde ilk yılın hevesidir’’ diye düşünmüştüm içimden... Fakat tam tersi, her şeyin daha da planlanmış ve düzgün olduğunu gördüm bu sene. Organizatörler, tam da olması gerektiği gibi, yaptıkları işin bir tık üstüne çıkmayı başarmışlar. Sadece parti gecesini değil, komple 2 günün programını mükemmelleştirmişlerdi. Gündüz, Fly-Inn Beach’in içinde yeni açılan ‘Bej’ ziyaretinden, akşam yemeği mekanlarına kadar her şeye hazırlıklılardı. 20-30 yıllık dergilerin karşısında, henüz 2 senelik mazisine rağmen ayakta durması boşa değilmiş. Başarı tesadüfen olmuyor demek ki! Şimdiden, seneye nasıl bir şey yapacaklarını hayal ederek döndüm İstanbul’a. Tebrikler. 

 

Ete de şerefe...

 

Alaçatı‘daki ‘Şerefe Meyhane’yi bilen bilir... Bu sezon mekan, Cansu Canduran’ın ortak olmasıyla birlikte, yeni bir şube açmış. Şerefe Et... Yine Alaçatı‘nın ara sokaklarında, yine geniş bahçeli, son derece keyifli bir mekan... Ayrıca, benim her zaman savunduğum bir fikri de ispatlamışlar; meyhanede balık yenir diye bir kaide yoktur! En âla kebapçılarda yiyebileceğimiz lezzette yemekler bir yanda, eski Türkçe müziklere, ‘Milli içemediğimiz’ eşlik ediyor. 

 

Değmeyin keyfimize... Öyle salaş bir yer zannetmeyin! Ziyadesiyle şık ve özellikli zamanlar geçirebileceğiniz kalifiyede hazırlanmışlar. Balık yemeyi şart görmeyenlere, şiddetle tavsiye ederim. Çeşme’ye gidip de, buraya  uğramamazlık yapmayın.
 
 
Okuman yok mu birader!
 
Tatilin tek sorunu detayı, otel faciası oldu. 5 yıldız sahibi otelin adı; Boyalık Beach... Giriş yaparken, neredeyse azar işiteceğimiz resepsiyon macerasını bir kenara bırakıp, mahremimiz olması gereken oda hikayesini anlatmak istiyorum. Kata ilk çıktığımda, odaların girişindeki, ışıklı ‘rahatsız etmeyin’ tabelaları hoşuma gitmişti. Personelin, bu uyarıyı ciddiye almadığını, nereden bileyim! Uyarıya rağmen, 4 defa kapımı çalmakla kalmadılar. Aldırmadan, en sonunda çat kapı içeri giren biri bile oldu. ‘Birkaç yıldızı logolarından çıkarıp atsınlar‘ derim. Odanızda rahatsız edilmek istiyorsanız, tam yeri!