Gazetevatan.com » Yazarlar » Ziyaretler sırayla

Ziyaretler sırayla

10 Haziran 2015 Çarşamba


Mykonos’un en bilindik adreslerindendir; Interni... Bizi alakadar eden kısmı ise, Türkiye’de misafir edilmiş olması. ‘Bir mekan, nasıl olur da misafir edilir?’ diye sormayın. Lucca, Yunan adası devi ile çok enteresan bir anlaşma yapıp, birbirlerine günlük konsept taşıma kararı almış. O günün mönüsünden tutun, kokteyllerinden müziklerine kadar, kardeş mekanın tarzını yaşatıyorlar. ‘Dünyayı ayağımıza getirmek’ gibi bir şey yani. Istakozlu risotto ve trüf soslu balık yemeği favorilerimden oldu. ‘Pink Bubble‘ başta olmak üzere, kokteyl seçeneklerini de göz ardı etmemek lazım. Lazım da, işin esas güzel olan kısmı bu da değil! Aynı proje, tersi şekilde de çalışacak tabii ki... 7 Ağustos günü, Lucca da, Interni’nin misafiri olarak, Mykonos’a gidiyormuş. İşte tam burada, dünya mutfağını ağırlamaktan öte bir durum oluşuyor; dünya restoranları tarafından ciddiye alınmak! Sıkça rastladığımız bir durum değil bu. Yeme-içme sektöründe onca ülke önde gelirken, Türkiye’den bir markanın tercih edilmesi ciddi bir mesele. ‘Ben büyük marka oldum’, ‘Artık bir şey yapmama gerek yok’ mantığında değilmiş Lucca ailesi... Yıllarca Bebek’in bir numarası olması boşa değilmiş. Onu da öğrendik...

Anadolu yakasının haylazı

Yemeye, içmeye, sohbete, dans etmeye kadar herşeyi bir arada sunmasıyla iddialı bir mekan var artık suyun öte yanında... ‘Suyun öte yanı‘ dedim diye alınmasın Anadolu yakalılar! Zira, bize biraz uzak geldiği doğrudur.

Fakat her geçen gün, Avrupa yakalı mekanlara taş çıkaran işletmeler açıldığı da doğrudur. Yazımızın sebebi mekanın adı ise ‘Bistro Cabana’... Köprünün diğer tarafındaki en popüler semtlerden biri olan, Ataşehir’de yer alıyor. Bir kafe-restorandan çok, bir dağevi havasında dekore edilmiş. (Elbette ki modern bir dağevi.) Pizza fırını, Napoli’den... Etler, meşe kömürü ızgarasından... Makarnalar, ev yapımı... Pazı sarmadan, Karadeniz usulü kaburgaya kadar, yöresel lezzetlerimiz ise cabası. Haftanın 5 günü canlı müzik programları yapıyorlar. Yok “Ben eğlencenin adamı değilim, kafa dinlemek isterim’’ diyorsanız, 3 bin kitaptan oluşan kütüphaneleri de mevcut. Anlayacağınız, bohem havayı gündüz, eğlence ve lezzeti ise akşam yaşayabiliyorsunuz. Bir mekanda yapılabilecek her şeyi, aynı yerde bulmak isteyenlere duyurulur.