Gazetevatan.com » Yazarlar » Başkanlık takvimi

Başkanlık takvimi

20 Ekim 2016 Perşembe


Ak Parti sözcüsü planı açıkladı: 2017 ocağında başkanlık sistemiyle ilgili teklif Meclis’e verilecek, nisanda da referandum yapılacak.

Sözcünün açıklamasında vurgu “medeni anayasa” değil başkanlık sistemi üzerine. Buradan anlayacağımız da esas olarak “medeni anayasa” hamlesi yapılmayacak, anayasa değişikliği önerisi başkanlık sistemini içerecek.

Medeni anayasada yer alması gereken birçok maddeye MHP baştan karşıdır. Ve MHP’lilerin Meclis’teki oylarından bir miktarını alabilmek için de medeni anayasa hamlesi rafa kalkmış olmaktadır.

Anayasa değişikliğinin Meclis’teki görüşme süresinin uzamaması için de değişiklik önerisinin sadece başkanlıkla ilgili maddelerde olmasına kesin gözüyle bakabiliriz.

MHP genel başkanı “teklif gelsin bakalım” demiştir ve onun önüne gidecek teklif de destekleyeceği bir teklif olacaktır.

Bugünkü siyasi dengelerde, teklifin başkanlıkla sınırlı kalması durumunda MHP’nin desteğinin sağlanması sürpriz olmaz ve başkanlık sistemi halkın önüne gider.

Yine bugünkü dengeler açısından ve 15 Temmuz etkilerini de göz önüne alarak baktığımız zaman referandumda evet çıkması da sürpriz olmayacaktır.

Aslında başkanlığa evet diyenler de karşı çıkanlar da oy tercihlerini Tayyip Erdoğan ile ilgili kanaatlerine göre yapacaklardır.

Teklifte yer alması zorunlu geçici maddelerde de bugünkü başkanın görevine nasıl devam edeceği de yer alacaktır.

Bahçeli’yi ve MHP’lileri kaçıracak bir gelişme olmazsa bu takvimin işlememesi için bir neden görünmüyor.

Ama yine bir tarihi hatırlatma yapalım. 1968 sarsıntısının ardından devlet başkanı de Gaulle’ün partisi seçimde büyük bir başarı kazanmıştı. Çalkantılardan usanan Fransız halkı de Gaulle’ün temsil ettiği “istikrar”a oy vermişti. Bunun üzerine de Gaulle yetkilerini artıran bir anayasa değişikliği teklifiyle halka gitti ve “hayır” cevabı aldı. Küstü, istifa etti ve köyüne çekildi.

Bu olayı hatırlattık, çünkü sandıkta yüzde yüz garanti hiçbir zaman olmaz.

Bu da halkın doğru şekilde aydınlatılması ve ikna edilmesi mecburiyetinin asla yok olmayacağı anlamına geliyor.

Halk, seçmen kendisine “çantada keklik” muamelesi yapılmasından hoşlanmaz.